Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?
Mehmet ÖZKURNAZ – Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği ( ASKON) Başkanı
“Çanakkale’nin büyüyüp gelişmesinin özellikle temelinde yatan olay Çanakkale’nin nezih bir kent olmasıdır. Çanakkale boğazıyla, turizmiyle önem arz eden özellikle üretim yapan bir bölgedir. Tüm ürünleri kaliteli ve markalaşma çabası içerisindedir. Çanakkale’nin büyümesindeki asıl neden boğaz köprüsünün temelinin atılması, Çanakkale’ye teveccühün artmasına neden olmuştur. Çanakkale, hemen hemen dört mevsimin yaşandığı, her türlü ürünün üretiminin bulunduğu ve sanayi dalında gerçek anlamda büyük sanayilerin olduğu bir bölgedir. Ancak bunun dört beş tane sanayi ile sınırlandırılması ve gelecekte önünün açık olduğu sanayi bölgelerinin belirlendiği 1/100.000’lik planlamada Çanakkale-Balıkesir bölgesinin turizmiyle ve sanayisiyle gelecek açısından noktaları belirlenmiştir. Bu bölgelerde sanayinin gelişmesi özellikle Biga- Lapseki ve Bandırma hattındaki büyük sanayilerde olacaktır. Lapseki-Çanakkale arasında anıt alanı bölgesi olacağı ve Çanakkale-Ayvalık bölgesine kadar olan sahil şeridinde turizme yönelik yatırımların olacağı bu planlama içerisinde yerini almıştır. Bu anlamda boğaz köprüsüyle Çanakkale’den Balıkesir, Bursa, İzmir, İstanbul’a ve yurtdışına yani gümrüklerde Yunanistan ve Bulgaristan’a ulaşım daha da kolay bir hal alacaktır. Üretimin ve sanayinin güçlenmeye başladığı ilimiz bu fırsatlarla mega kent olmaya hazır bir şehirdir. Yine Çanakkale bölgesindeki çalışmalara baktığımızda özellikle ortak bakış açımızda ortaya çıkan tabloda küçük işletmelerin olduğu bir bölgede bunların daha iyi toparlanabilmesi için hepsinin marka değeri olan ve iş yapan sanayiciler olması anlamında her üründe markalaşma yönünde gitmesini önemsiyoruz. Bunun diğer bir örneğini de ele alacak olursak Çanakkale Ezine Gıda İhtisas Organize Bölgesi’nin de şu anda planlamaları yapılmıştır. Çok yakın gelecekte orada da organize sanayi bittiğinde orası gerçek anlamda Çanakkale bölgesinde yetişen her türlü tarımsal ürün orada üretilir ve tüketiciye hazır halde pazarlanan büyük bir sanayi merkezi olacağına inanıyoruz. Ayrıca Çanakkale’de turizmin gelişmesi yönünde Assos bölgemizde, şehitlik ve tabyalarımızda Çanakkale’nin turizm kenti olması yolunda sanayicilerimizin çalışmaları da devam ediyor. Burada hem sanayicilerimiz hem hükümetimiz bu konuda oldukça hassaslar. Çanakkale’nin gelişmesi yönünde herkesin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını düşünüyorum. Bunun üzerine baktığımızda geçmişte turizm kentimiz, tarım kentimiz ifadeleri ne kadar konuşulsa da Çanakkale’de köprüsü, karayollarıyla, havaalanıyla ve deniz ulaşımıyla Çanakkale’de gerçekten büyük bir gelişme olacak. Mega kent derken bu kastediyorum. Her türlü ulaşımın sağlanabileceği alt yapı çalışmalarının çok iyi bir yere geldiğini düşünüyorum. Lojistik merkez ve limanıyla burada turizmin gelişmesi yönünde son dönemde özellikle Babakale ve Küçükkuyu’da çalışmalar yapılıyor. Midilli Adası’na turlar yapılması planlanıyor. Yakın zamanda hayata geçecek.
Çanakkale ilimizin hızlı şekilde büyüyeceğine inanıyorum. Zaten inşaat sektörüne bakıldığında da açıkça görülüyor. Müthiş bir şekilde gayrimenkul ve emlak yatırımları büyümekte. O anlamda bununla birlikte sanayicilerimizde şöyle bir zenginlik var. Kültür zenginliği de çok önemli burada. Sanayicimiz bilinçli. Birçok STK toplantılarında da gördüğümüz gibi Çanakkale’de Anadolu İşadamları Derneği, MÜSİAD, ÇASİAD, Müteahhitler Birliği gibi sivil toplum örgütlerinin, iş adamlarının olduğu 500’e yakın derneklerle Çanakkale’nin her alanda gelişmesi yönünde Çanakkale halkının ne kadar istekli olduğunun göstergesidir. Çanakkale’nin gelişmesi yönünde burada tüm sivil toplum örgütleri tüm siyasi çalışmalarda bizde ASKON olarak sanayicinin daha iyi şartlarda çalışması yönünde üzerimize düşeni yapıyoruz. Burada sanayicimizin gelişmesi ve kendini ifade edilmesi için gerek Ticaret Borsası gerekse Ticaret Sanayi Odası bu konularda çalışmalarını zaten yapıyor. Birçok projeli hibeli krediler, gerek Güney Marmara Kalkınma Ajansı olsun gerek TKDK olsun bunlarda üzerine düşeni yapmakta. Eğer ki hedefimiz Çanakkale’nin büyümesiyse istihdam arttırmak hedefimizse bu konularda her zaman tüm kuruluşlar bir araya gelerek, çalışmalarını birbirinden güç alarak, güç birliğiyle Çanakkale’de yaşayan ve yaşatan bir toplum olduğumuzu düşünüyoruz.”
Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
“Çanakkale’nin yüzölçümüne baktığımızda 260 bin hektar bölgeye sahibiz. Çanakkale’mizin çevresinin %53’ü ormandır. Kaz dağlarındaki turizm ve tarım ön plana çıkmaktadır. Çanakkale nüfusumuzun %65’i kırsalda yaşayan ve kırsaldaki tarımla geçinen bir nüfus var. Çanakkale merkez ve ilçelerde yaşayan herkesin köylerle bir bağı mutlaka vardır. Geçimlik ve yarı geçimlik ürünlerini çiftçimiz kendisi tedarik ederek ilçedeki yakınlarına eşine dostuuna ille bir bağlantısı olduğu için her ne kadar başka işlerde yapılsa da şu bir gerçektir; Çanakkale’nin %65i tarım kesimidir. Çanakkale’nin 565 tane köyü mevcuttur. Bu köylerde yaşayan her insan çiftçi değildir. Böyle bakmak gerekir. Çanakkale’nin hızla tarımda yatırımlarının arttığı ve bakanlıktan proje kapsamı içerisinde %50 hibe ağırlıklı olarak %70 hibe ile tarım ve hayvancılıkta desteklenmektedir. Tarımın yenilenmesi, üretilen ürünlerin kalitesinin arttırılması konusunda çiftçimiz çok hassastır. Gerek kooperatiflerimiz gerekse köylerimizdeki kanaat önderleri bir araya gelip ürün kalitesinin nasıl arttırabiliriz konusunda çalışmaların alt yapıları hemen hemen tamamlanmış durumdadır. Sanayicimiz zaten bu konuda boş durmuyor. Herkesin üzerine düşeni fazlasıyla yaptığına inanıyoruz. Üretimin amacı yine markalaşmadan geçeceği gibi ürünü hak ettiği fiyattan pazara sürebilmektir. Çiftçimizin refah düzeyini yükseltmektir. Sanayicimizin istihdamı arttırmak konusunda neler yapılabileceğini irdelenmesi gerekir. Bu çalışmalar sonucunda bölgede sanayinin ve istihdamın arttırılması konusunu da değerlendirmek gerekir. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde yine boğaz köprüsünün biteceğini değerlendiriyoruz. Boğaz köprüsünün açılışından sonra tabii ki Çanakkale’nin çehresi değişecektir. Ormanı, suyu, turizmi, tarihi yerlerimizin talebi artacaktır. Yine ulaşım açısından baktığımızda İstanbul 2.5 saatlik bir süreye düşecek, Yunanistan ve Bulgaristan sınırları her gün daha yoğun şekilde çalışacaktır. Güzergâha baktığımızda herkes Çanakkale boğaz köprüsünü tercih edecektir. Bu da turizmin artması anlamına gelir. Burada turizm ve üretimin artması demek Çanakkale’nin refah düzeyinin artması demektir. Çanakkale’nin kalkınmadaki en büyük vizyonu tarım, turizm, üniversite ve bacasız sanayidir. İlimizin almış olduğu iç ve dış göçlerin belirtisi şudur; kalifiye insanların, eğitimli insanların özellikle 50 bin nüfuslu bir üniversitenin Çanakkale’de olması şehrimizin kendini tanıtması açısından ayrı bir değer taşımaktadır. Kalkınmanın temelinde üretim var ise üretimin temelinde de bilim olması gerekir. Bilim varsa yükseliş vardır, bilim yoksa gerileme olacaktır.” Mehmet Celen
Yorumlar
Yorum Yaz