CHP Çanakkale İl Başkan Yardımcısı Av. Güneş Pehlivan yaptığı açıklamada; “21.11.2016 tarihinde, başta kadın ve çocuk hakları temelli olmak üzere, Çanakkaleli sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve kentliler ile Çanakkale İskele Meydanı’nda, halk arasında “istismar yasası” olarak bilinen, adıyla kaim önergeye ilişkin ortak basın açıklaması yapılması ve AKP İl Binası önünde ortak manifestonun okunması kararı alınmıştır. İskele Meydanı’nda yapılan basın açıklaması esnasında, siyasi çıkarlar öncül olduğunda ne halkın dirliği ve bütünlüğüne, ne vatandaşların huzuruna sadakati bulunmayanlar tarafından kasıtlı olarak meydana gönderilmiş 3-4 kişilik bir grup vatandaşımız provakatif olarak siyaseten kullanılmak istenmişlerdir. Bizler, kendi kendini “davanın savcısı” ilan eden siyasi kadrolarla, sahte delillerle, muhaliflerin Engizisyona yaraşan yöntemlerle toplatılması ile aydınlarımızın, yazarlarımızın, gazetecilerimizin yıllarca ailelerinden ve çocuklarından koparılarak haksız olarak tutuklanmalarının acısını, kahrından vefat edenlerin yasını onlarla birlikte yaşamış olanlar; Biliriz ki, tutukluluğun ve mahkûmiyetin haksızlığı kadar, haklılığı da mahkûm yakınlarının yaşadığı acıyı serinletmeyecektir. Biz hukuka uygun olarak tutuklananların suçsuz yakınlarının da yaşadığı acıyı bilir ve yüreğimizde duyumsarız.
Bu nedenlerle meydana gönderilen vatandaşlarımızı en derin saygılarımızla karşılamak ile birlikte, onların acısını kullanarak her zaman olduğu gibi en kutsal değerden, en temiz vicdandan bile siyasi istismar vesilesi çıkaranlar adına bir kez daha utandık. Onlardır ki, bugün mağdur aileleri bahane ederek tutuklamalara karşı gösterdiklerini iddia ettikleri hassasiyeti, taraflı yargılamalar ve sahte deliller ile senelerce tutuklu kalan aydınlara göstermedikleri gibi, adli hata karşısında hiçbir dönüşü olmayan, ilkel bir ceza metodu olan idam cezasının bugün kara propagandasını yapmakla samimiyetlerini ispatlamışlardır. En temel ceza yargılaması anlayışıdır ki; ceza yasalarını bilmemek mazeret sayılmamaktadır. Bununla birlikte, topluma yasayı ve yasayla korunan değer ve yararı öğretmek, çarpık gelenekler yerine bu yarara kültürel ve sosyolojik bir sadakat bağı geliştirerek, bilinci yükselterek temel hakları koruyan yasaları muhafaza etmek ve vatandaşların buna uymasını sağlamak yükümlülüğü altına uluslararası sözleşmelerle girmiş onurlu bir Cumhuriyette, bu onur borcunu yerine getirmek yerine, haksız eylemi kolaylaştırmak ve affetmek çabasına girişen; halkına yasaya uymayı öğretmek yerine yasayı çiğneyeni ödüllendirmek isteyen; bunu yaparken “kültür” ve “mağduriyet” kelimelerini kullanacak kadar kararmış bir akıl ve vicdandan bu toplumu korumak, onları hak ettikleri bilişsel değerlerle ve bu değerleri koruyan yasalarla korumak, asli görevimizdir.
Önergeye dayanak hiçbir bahaneyi kabul etmiyoruz. Aynı bahaneler bir başka suç için kullanılabilecek midir? Örneğin uyuşturucuya dair suçlarda, “anne ve baba razıdır”, “geleneğinde vardır”, “çocuğun rızası vardır”, “mahkumiyet mağduriyettir” diyebilir miyiz? O halde erken evliliğe ve çocuk istismarına, kamu yararını, kamu sağlığını tehdit eden diğer suçlardan daha bağışlayıcı olmayı kendi vicdanlarımıza nasıl açıklayabiliriz? Barışçıl protesto amacıyla Akp İl Binasına yürüyen kitlenin önü polis tarafından kesilmiştir. Eylemi düzenleyen bileşenlerin temsilcileri, polise direnmeme kararı almıştır. Zira haksız bir talimatı uygulamak göreviyle dahi olsa karşımıza getirilmiş ve fakat halkımızın diğer yarısı olan, devletin üniformasını ve onurunu taşıyan kolluk güçlerimiz ile kadınlarımız karşı karşıya getirilerek, birbirine kırdırılmaktansa AKP İl Binası önünde okunmak istenen Manifesto, polisin yolu kestiği noktada okunmuştur. Bu ayıp milli iradeyi kutsadığını iddia eden sahte demokrasiye yetecektir.” İfadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum Yaz