Enerjinin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu doğaya zarar vermeyen üretim şekilleri bularak kullanılması gerektiğini ifade eden Balıkadamlar Derneği Başkanı Ercan Zeybek şunları kaydetti; “Ben aslında maden teknikeriyim. Turizm ve dalış sektörüne girmeden önce 15 sene madencilik yaptım. Kazdağları’nda mermer ocakları işlettik ve oldukça ciddi çalışmalar yaptık. Termik santraller konusunda doğayı kirletme açısından belli bir sıkıntımız var. Bunlar çok daha yeni teknolojilerle doğayı kirletmeden yapılabilir. Enerjiye genel olarak bir ihtiyaç var. Madenciliğe ihtiyaç var. Fakat bunların kontrollü ve planlı bir şekilde yapılması gerekiyor. Bildiğim kadarıyla maden ocakları işletmeden önce, alakalı maden sahasıyla ilgili bir araştırma raporu almanız gerekiyor ve daha sonra işletme ruhsatına geçiyorsunuz. İşletme ruhsatına geçildiği noktada, devlete toprak, ağaç, ağaçlandırma ve topraklandırma bedeli şeklinde, o bölgeye vereceğiniz zarar karşılık devlete para ödüyorsunuz.
Ayrıca ürettiğiniz her madenden de bir katkı payı olarak ödeme yapıyorsunuz. Dolayısıyla, devletin bu fon üzerinden aldığı parayı, aynı yer için kullanması ve zararı sıfırlaması gerekiyor ama bu fonu alıp başka yerlerde kullanırsa, Kazdağları’nda olduğu aşınmış, katledilmiş bir halde kalıyor. Termik santraller dediğim gibi iyi bir filtre sistemiyle kullanıldığında faydalı olabilir. Bunların dışında farklı sistemlerde var ifade enerji üretmek için. Hidrolik santrallere tamamen karşıyım. Çünkü hayat karada başlar, denizde devam eder. Dolayısıyla ilk canlı karada yaşamına başlar. Tam karayla suyun birleştiği yerde. Biz bunlara fitoplankton diyoruz. Fitoplanktonlar sadece ve sadece yem, besindir.
Bunların üretimi karada yapıldıktan sonra su yoluyla denizlere taşınır. Denizlere giden fitoplanktonları birincil tüketici dediğimiz zooplanktonlar yer. Zooplanktonlarıda balıklar yer. Hamsi yer, sardalye yer. Bu beslenme zincirinin devamı şeklindedir. Dolayısıyla, biz beslenme zincirinin ilk ayağı olan fitoplanktonları ortadan kaldırırsak yaşamı bitirmiş oluruz. Bunu da hidroelektrik santralleriyle önlerine perde çekerek bir şekilde yok etmeye çalışıyoruz. Bu sebepten dolayı hidroelektrik santrallerine bakış açım olumsuz. Denizde akıntı var, dalga var bunlardan enerji üretelim. Enerji kaçınılmaz bir ihtiyaçtır, şuan ki kayıt cihazında bile bir enerji kullanılıyor. Bu enerjiyi üretilebilecek doğaya zarar vermeyen üretim şekilleri bulmamız ve onları kullanmamız gerekiyor diye düşünüyorum.” HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Yaz