Kuraklığın bir anda ortaya çıkan bir doğa olayının olmadığını belirten Prof.Dr. Hasan Tatlı gözlemlenen gelişmeleri “Kuraklık bir doğa olayı değil, doğal bir afettir" dedi. Tatlı, kuraklığın yaşamsal bir çok olumsuzluğa neden olacağını belirterek “Türkiye'de su kaynakları hızla tükeniyor. Sorunlar ile bilinçli mücadele etmek gerekir" şeklinde konuştu.
Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile birlikte baş gösteren barajlardaki su seviyesinin kritik noktalara düşmesi ve oluşan su krizinin bir doğal afet olduğu belirtildi. Bu yorumu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tatlı yaptı ve Kaleninsesi Gazetesi’ne çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Hasan Tatlı giderek artan kuraklığın bir doğal afet olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve kuraklık ile her alanda mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Tarih boyunca insanların kuraklık ile mücadele ettiğini belirten Tatlı, kuraklığın hiçbir zaman azalmayacağını ancak bilinçli top yekûn mücadele ile etkilerinin azaltılabileceğinin altını çizdi. Tatlı, kuraklığın, su talebinin giderek karşılanamayacağı gibi sorunların insan, hayvan ve doğa yaşamı ile birlikte çevresel etkilerin de pek çok sektörü ciddi anlamda vuracağına ve çözümü zor süreçlere taşıyacağını hatırlattı.
Süt ve Hayvancılık üretimi azalır
Kuraklığın etkileyeceği alanlardan birisi de süt üretimi hayvancılık olacak. Prof. Dr. Hasan Tatlı, kuraklığın devam etmesi ile birlikte kamu arazilerinin otlatmaya kapatılmasının ya da sınırlandırılmasının gündeme gelebileceğini belirterek, bunun hayvancılık ve buna bağlı süt üretimini olumsuz etkileyeceğine dikkat çekerek, sektörde ciddi ekonomik kayıplara yol açabileceğini vurguladı. Tatlı, menzil arazilerinin üretkenliğini kaybedeceğini, hayvancılık için yüksek maliyetlerin söz konusu olabileceğini de hatırlattı.
Çok yıllık mahsullere zarar verecek
Yaşanan kuraklığın etkilerinin tarım ve tarımsal sanayi sektörünü de ciddi oranda etkileyebileceğine dikkat çekti. Tatlı, tarlada düşük verimliliğin görülebileceğini, rüzgar erozyonlarının yaşanabileceğini de hatırlatarak çok yıllık mahsullerde önemli ölçüde kayıpların ve zararların etkili olacağını kaydetti.
Böcek istilaları görülecek
Küresel ısınma, iklim değişikliği ve yağışların giderek azalması ile birlikte dünyanın bir çok bölgesinde böcek istilalarının görülebileceğinin altını çizdi. Bunun bitkilerde farklı hastalıklara da yol açacağına dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Tatlı, yaban hayatının da etkileyeceğini vurguladı. Ormanların da kuraklıktan payını alabileceğine işaret eden Tatlı, kereste üretiminden kaynaklanan kayıpların da etkili olacağını kaydetti. Tatlı, yine bir çok ağaç hastalığının görülebileceğini de belirterek, orman arazilerinin bozularak verimliliğinin de azalacağını söyledi. Tatlı, kuraklığın orman yangınlarını arttıracağına da dikkatleri çekti.
Balık habitatı etkilenecek
İklim Bilimi ve Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tatlı kuraklığın yer yüzünde olduğu gibi denizlerde ve balık habitatında da ciddi olumsuz etkilerinin yaşanacağını ifade etti. Azalan akış nedeni ile genç balıklarda önemli ölçüde kayıplar meydana geleceğini, bunun da balıkçılığı ve su ürünleri üretimini ciddi oranda olumsuz etkileneceğine dikkat çekti.
İşsizlik artacak
Kuraklığın olumsuz etkilerinden birinin de işsizlik olduğunu belirten Tatlı, eğlence işletmelerinden, rekreasyon ekipmanlarına, enerji üretiminden elektrik kesintilerine, doğrudan tarımsal üretimden bağlı endüstrilerde gübre üreticilerinden gıda işleyicilerine kadar geniş bir yelpazede olumsuzluklar yaşanacağını vurguladı. Tüm bunların iş alanlarında ciddi bir daralma ve bunun da işsizliğin artması ile sonuçlanacağını kaydeden Hasan Tatlı iş yaşamının kuraklıktan direk olarak etkileneceğini hatırlattı.
Finans sektörü ciddi etkilenecek
Prof. Dr. Hasan Tatlı tüm bu çevresel etkenlerin gündelik yaşam içerisinde insan sağlığından doğal dengelerin bozulmasına kadar çok farklı olumsuzlukları önümüze getireceğini belirterek, finans sektörünün de kuraklıktan payını olumsuz yönde alacağını söyledi. Tatlı, eyaletlerden yerel yönetimlere kadar gelir kayıpları yaşanacağına, vergi tahsilat sorunları ile birlikte hacizler, daha büyük kredi riskleri, sermaye açıkları gibi sıkıntıların finans sektörünü etkileyeceğinin altını çizdi.
Gürhan Kökçak
Yorumlar
Yorum Yaz