Koronavirüsün bulaştığı her ülkede bazı malzemelerde stok ve tedarik sıkıntısının yanında fiyatlarında aşırı pahalanması dikkat çekiyor. İş güvenliği malzemeleri satan Güngör Yılmaz piyasada bulunan malzemelerin fiyatlarında olan artışı ve sahte maskelerin neden kullanılmaması gerektiğini Kaleninsesi Gazetesi’ne anlattı. Ares Trafik İşçi Sağlığı Teçhizatı ve Yangın Önleme ve Söndürme Sistemleri sahibi Güngör Yılmaz koronavirüs sonrasında maske ve eldivende yaşananları anlattı. Piyasanın stoksuz yakalandığını belirten Güngör Yılmaz; “Genelde bunlar İSG, İş güvenliği malzemesi olarak adlandırılıyor. Bu tür malzemelerde daha önce böyle olaylar olmadığı için sektör çok stoksuz yakalandı. Stoksuz yakalandığı için bunun önemini kimse bilmiyordu. Bu koronavirüs çıktıktan sonra millet bir anda kendini koruma altına almaya başladı. Neyle maskeyle, neyle tulumla, gözlükle, baret ile yani genelde bunlarla kendini koruma altına almaya başladı. Bu arada Devletinde ihtiyaçları oldu, herkesin ihtiyaçları da olunca bu ürünler karaborsaya düştü” dedi.
Maske fiyatlarında 10 kat artış yaşandı
“İlk önce yurt dışından talep gelmeye başladı” diyen Yılmaz; “koronavirüs bize geç geldiği için önce yurtdışından ülkeler yüksek fiyat ile almaya başladı bu sefer iç piyasa kesildi. İç piyasa da kesilince otomatikman fiyatlar yükseldi. Krizin başladığı ilk gün burada 2,36 TL sattığım maskeyi şuanda ben satmak için 23,60 kuruşa alamıyorum. Bu arada da karaborsa ve sahtekarlar türedi. Bunun yanında dezenfektan ürünleri tulumdur, maskedir, kolonya özellikle kolonya herkesin evinde vardı şuanda yok satıyor” şeklinde konuştu.
Sahte maskelerin faydası yok zararı var
Sahte maskelerin yararının olmadığını aksine zararının olduğunu dile getiren Yılmaz; “Genelde biz sahte ürünlere ulaşmak istemiyoruz, biz bildiğimiz fabrikalardan ve yetkili bayilerden alıyoruz fakat bu sahta maskeler genelde sosyal medya aracılığıyla herkese ulaştı. Genelde tekstil atölyelerinde yapılıyor. Sosyal medya aracılığı ile her yere ulaşıldı, herkes oradan ucuz olarak alıyor. Oysaki bunlar artık çok ucuz olan malzemeler değil, kullanılan ürünlerin sağlıklı olması gerekiyor. Maskeleri biz gruplandırırsak dışarıdaki toz moleküllerine göre gruplandırılıyor. Genelde bunlar maskelerin içerisindeki o filtreleri koymuyorlar sadece şekil olarak var. Dolayısıyla oradaki yaptığın teneffüs, o filtreden süzülmediği için direk solunuyor.” ifadelerini kullandı.
Eldivenlerde stok sıkıntısı yaşanabilir
Eldivenlerde de stok sıkıntısı yaşanabileceğini dile getiren Yılmaz; “Genelde lateks eldivenlerde şuanda sıkıntı yok piyasada ama önümüzdeki haftadan itibaren olacaktır. Koruyucu tulumların belgeli olması lazım, bunlar gramajlı ve lamineli olması lazım, fakat piyasaya şuanda o kadar çok düşük gramajlı kullan-at tulumlar sürüldü ki boyacıların, inşaat sektörünün üstüm toz olmasın diye kullandığı tulumlar şuanda itibar görmeye başladı. Nedeni ise ucuz olması esas orijinal ve belgeli ürünler şuanda pahalı piyasada 70 lira 80 lira. Krizden önce 7 ile 10 TL arasında olan ürünler şuan da 70 lira 80 lira fakat belgeli ve denetimden geçmiş ürünler bunlar” dedi.
“Kapanan işyerleri direk olarak bizi etkiledi”
Koronavirüsün yarattığı krizin kendilerine de vurduğunu kaydeden Yılmaz; “Biz genelde yangın söndürme cihazları, trafik ve iş güvenliği malzemeleri satıyoruz. Genelde fabrikalar ile işyerlerine çalıştığımız için bütün siparişler otomatikman kesildi. Neden? Çünkü, fabrikalar ve işyerleri kapandığı için. Dükkan, bakkal, küçük esnaf dükkanlarını kapattı koronavirüs sebebiyle. Dolayısıyla da bana yangın söndürme cihazı ve diğer iş güvenliği malzemelerinden siparişi olanlarda iptal etti. Benim burada 5 personelim çalışırken şuanda biz personellerimize mecburen ücretsiz izin vermek zorunda kaldık. Kapanan işyerleri direk olarak bizi etkiledi” diye konuştu.
Enishan Keskin
Yorumlar
Yorum Yaz