Gündem

KİTAPLARIYLA GÜLDÜRÜRKEN DÜŞÜNDÜRÜYOR (05.10.2021)

Çanakkaleli sevilen yazar Şuayip Odabaşı 7’den 70’e okuyucularına hitap ediyor. Yazar Odabaşı, Çocuk, Gençlik, Deneme üzerine y...

KİTAPLARIYLA GÜLDÜRÜRKEN DÜŞÜNDÜRÜYOR (05.10.2021)

Çanakkaleli Şuayip Odabaşı ilk kitabı ‘Cepteki Parmaklar’ ile yayın hayatına adımını attı. Yazar Odabaşı, 7’den 70’e okuyuculara ulaştığı kitaplarla büyük beğeni topluyor. Kitaplarından bazıları ise ‘Nefret Nasıl Düşer Gönlümüze?’, ‘Şakşakçılar Derneği’.

2020 Ağustos tarihinde yayınlanan ‘Nefret Nasıl Düşer Gönlümüze?’ kitabı karina yayınevinde basıldı. Yazar Odabaşı, nefret duygusunu işlediği kitabında ‘Nefret tohumlarının ekildiği bahçelerde sevgi çiçekleri yeşermez’ sözcükleriyle nefretin nasıl yok edileceğine işaret ediyor. Mizah dolu ‘Şakşakçılar Derneği’ isimli eseri ise LORA yayınevinden çıktı. Yazar, şair Odabaşı’nın tüm kitapları; raflarda okurken eğlendirmek, gülerken düşündürmek için sizleri bekliyor.

TANIRIM BÜLTENİNDEN;

NEFRET NASIL DÜŞER GÖNLÜMÜZE?

Nefret; kimi ısıracağını bilecek kadar akıllıdır. Ancak, katliam yapacak kadar da paranoyaktır. Nefreti gönüllere düşürecek hareketlerden kaçınmak gerekir. Yoksa sinsi sinsi oluşturduğumuz nefret canavarının altında ezilirken, düşünmeye vaktimiz olmayabilir. Olmaz da! İş işten geçtikten sonra; “Ben, biz nerede hata yaptım, yaptık?” diye sorgulamak, bizi, bizleri, hiçbir insanı asla olumlu bir sonuca götürmez. Ölen ölmüş, giden gitmiştir. Önemli olan, ilk baştan doğru plan yapmak ve doğru uygulamaktır. Adalet! Her şeyde adalet! Bilinmelidir ki; “Yüze gülenlerin, nefret ateşi daha yakıcı olur.” “Nefret, nefreti doğuran insanın yakasındadır hep. Uyandığında, ilk olarak yakasında barındığı insanı yok eder.”

Ve de;

“Yüreğinde nefreti emzirenler, adaleti sağlayamazlar.” Türk filmlerinde çok duyduğumuz sözlerden birisi. “Nefret ediyorum senden!” Bu sözün muhatabı düşünmeden sorar. “Neden?” “Neden?” sorusunu sormak yerine, geçmişe dönüp düşünmek gerekir. “Ben nerede yanlış yaptım? Neden benden nefret ediyor, ediyorlar?” diye. Hepimiz, gönül tarlalarına, tarlalarımıza bir şekilde nefret tohumları ekiyoruz. Elbet günü gelince hasadını da yapacağız. O zaman, “Neden?” sorusunun cevabı kendiliğinden verilecek. Bilmeliyiz ki; “Nefret tohumlarının ekildiği bahçelerde sevgi çiçekleri yeşermez.”

ŞAKŞAKÇILAR DERNEĞİ

Evde bir tartışma bir tartışma, sormayın. Konu şu; “Yemekler tuzlu mu olsun tuzsuz mu?”Evde sekiz kişiyiz. Bendeniz hane reisi. Benim hanım. Çocuklarımın dedesi, ninesi, yani benim babam annem. Bir oğlum, iki kızım. Birde oğlumun ayrıldığı eşinden, bizim baktığımız ilkokula giden torunum,

Hanım;“Yemekler tuzsuz olursa damak tadı olmaz. Tuzlu olmalı”diye gürlüyor.

Ben hane reisi olarak; “tuz tansiyonu tetikliyor. Diğer hastalıklara zemin hazırlıyor. Yemekler tuzsuz pişsin diyorum.” Babamla annemde benim yanımda bu konuda. Oğlumla, iki kızımın da bizi desteklediğini anlıyordum konuşmalarından. Torunun ise konuşulanlara sadece gülüyordu.

Evde başlayan bu tartışma bitmek bilmiyordu. “Yemekler tuzlu mu pişsin tuzsuz mu?”

Tam on gündür sürekli, yemeklerin tuzunu tartışır olduk. Herkes bu tartışmadan bıkar hale geldi. Hanım en sonunda; “demokratik olsun alacağımız karar. Herkes alınan karara saygılı olsun”diye halkoylaması yani referandum teklifinde bulundu. Akşam yemeğinde, mutfakta yapılan açık oylamada, 8 “evet” 0 “hayır” oyuyla, ezici bir çoğunlukla referandum kararı alındı.

Beş gün herkesin fikirlerini kabul ettirebilmesi için konuşma, siyaset yapma hakkı vardı. Herkes gizli gizli çalışmalara başladı.

Referandum ilk cumartesi günü yapılacak.“Sayısal çoğunluk, her zaman doğruyu göstermez,”derler.

Bakalım bu referandum nasıl sonuçlanacak?

Hep birlikte göreceğiz.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -