Gündem

KİMSENİN GÖRMEDİĞİNİ CELEN GÖRDÜ

KİMSENİN GÖRMEDİĞİNİ CELEN GÖRDÜ

KİMSENİN GÖRMEDİĞİNİ CELEN GÖRDÜ

Yeni düzenleme ve emekliler zamlı maaşlarına iki, üç gün içersinde kavuşmuş olacak. Kimin ne kadar alacağı gibi bir takım hesaplamalar ulusal gazetelerde bilgilendirilmeye başlandı. Kimin ne alacağı maaş günü belli olacak. En iyi hesap eldeki..

Kim verdi o aklı?

Yürürlükte birçok yasanın etrafından dolanıp nasıl delindiğine binlerce kez şahit olduk. Yasama, bir takım gerekçeler oluşturuyor kanun çıkartıyor, altı yönetmeliklerle dolduruluyor ama sonuç…

Eğer yasa ve yönetmelikleri delen yarı kamu niteliğindeki kurum ise durum daha da vahim. Maalesef garip karşılasak da bir yöntem geliştiriliyor.

Çanakkale Belediyesi, Kordon Boyunda ve de yönetmelikte bulunmadığı iddia edilen bir nedene dayandırarak, itirazı dahi yanıtlamadan yıkıma kalkışıyor ama 40 yıldır kullanılan bahçenin önüne UCUBE biçimde dikilen duvarı görmüyor.

Mehmetçik Bulvarı üzerindeki Şoför ve Otomobilciler Odasının işlettiği lokalin içki ruhsatı, hemen karşısında yeralan Nedime Hanım Lisesinden dolayı riskte. Yetkililer oturup uzun uzadıya düşündü mü, birileri yol mu gösterip yardımcı mı oldu çok da bilmiyorum ama ölçüm sırasında metreyi 100 ve üzerine çıkarmak için lokalin kapı önüne bir sürme çekilmiş, kapı da bahçeden açılmış. Yürüme mesafesi üzerinden mecbur Halk Bahçesinden okula geçilecek.

Ama örülen duvar. Bacağını kaldıran geçebiliyor. Yani kulağı değişik elle tutma gibi. Tam bir kurnazlık ve yasayı delme altyapısı.

Ortada Halk Bahçesi duvarı ile estetik uyumu olmayan bir durum.

Şimdiden hatırlatalım.

Ola ki, ruhsat verildi.

Esas gürültü işte o zaman kopar.

Hem de ulusal yayınlarda…

Vazgeçin bu kurnazlıktan diyorum.

İkinci adres

Çanakkale’nin iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçiler dahil, herkes Ankara’ya akın ediyor. TBMM ve bakanlıklardan paylaşımlar.Hiç bugüne kadar karşılaşmadığımız bir durum. Sosyal medya hesapları belki de yoğun kullanılmıyor veya duyulsun istenmiyor olabilir. İyimser düşününce böyle bir sonuç çıkıyor ortaya. Ancak yine de emin değilim.

Açıkçası ‘Ne var bu Ankara’da?’ diye merak ediyorum.

Şöyle bir soru da geliyor aklıma “artık hiçbir şey eskisi gibi değil. STK, siyasetçi olarak vekiller üzerinde denetim kültürü mü yerleşiyor biz fark etmeden.” Eğer gerçekten vekillere karne verme adına ise hiç sorun yok, kocaman bir aferin…

Sosyal medya üzerinden yayılan fotoğraflara bakıyorum, kareler bize ne anlatıyor gibi merakla bütünü parçalara ayırıyorum, yüz ifadeleri, götürülen hediyeler, plaketler, sonra parçaları tekrar birleştirip bir güzel inceliyorum, bambaşka bir resim çıkıyor ortaya…

Bağışlayın beni, çıkan resmin anlamını paylaşmayacağım. Arşive atıyorum, birer satır notlar ekleyerek. Hiç belli olmaz, bakarsınız bir gün geniş değerlendirme için lazım olur.

Çanakkale’deki iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçilerin ikinci adres olarak Ankara’ya tercih etmelerinin bir sebebi olmalı. İktidar partisinin bakanlık ve parti kurumsallığında, Çanakkale kökenli isimlerin yoğunluklu olarak yer almasına bağlı ‘hayırlı olsun’ ziyaretleri olabilir mi?

Pek ihtimal dahilinde görmüyorum. Bazıları var ki, 1 Kasım’dan bu yana tekrarlanan ziyaretler.

Çanakkale’den sonra ‘ikinci adres Ankara.’ dememin temeli buna dayanıyor.

Şimdilik sakınca yok.

Çözümsel (!) yani…

Güncelleme !

Su operasyonun dün duruşması vardı. Dava süreci devam ediyor. Mahkemenin istediği belgeler v.s daha devam edecek gibi. Davaya giren avukatlarla görüştüm; kararın bugünden yarına çıkacağına pek ihtimal vermiyor. Yani 2016 yılından da pek umutları yok.

Çanakkale’deki su operasyonunu yazarken evden telefon geldi, “su bitti, ek kontur da yok.” Su bu, en önemli ihtiyaç. Atlayıp en yakındaki dolum yerine gittik. Memur sordu “güncelleme yaptınız mı?”. Ne güncellemesi yahu, kaç yıldır kullanıyorum kontur kartını. Dediler ‘2016 yılı itibarıyla yeniden güncel hale getirmek gerekiyor.’

Su tahsilatı ve abonelik işlemlerinin yapıldığı balıkhane üzerindeki ek binaya gittik. Bayan görevli, kimlik istedi. Kayıtlı adresi sordu. Sanırım kapı numarası yanlış girilmiş, tanımadığım bir site çıkıyor. İtirazımızı yaptık, düzeldi. Bir de sözleşme çıktısı alınıp imzalamamız istendi. Yakınlar olmadığı için hadi gel de oku 10 punto yazıları.

Bayan görevliye takıldım “Benim bunları okumam için yarım saat en zaman ayırmam lazım. 12 punto olması gerekmiyor mu bu tip sözleşmelerin ? Kabahati yok görevlinin, sistem öyle kurulmuş. Neyse tek kelimeyi dahi okumadan mecbur attık imzayı, doldurduk kartı.

Neyi güncellediler vallahi anlamadım. Eğer sözleşme ise sorun, abone olurken zaten yapmışım. Bu da tekrardan ne? Acaba eski kayıt mı yok ortada? Bir soru ve tedirginlik. Parayı peşin bastırıp aldığın bir su kartı için bir sürü eziyet. Hem de sözleşmeyi okuma fırsatı bırakmadan.

Operasyon davası ve güncelleme.

Nasıl?

İkisi bir arada kahve gibi.

İnşallah acımsı çıkmaz sonu. MEHMET CELEN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -