Gündem

“Kent olarak eksiklerimiz var” - Müşerref PEHLİVAN

ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR Müşerref PEHLİVAN ( Çanakkale Kültür ve Sanat Derneği Başkanı)

“Kent olarak eksiklerimiz var” - Müşerref PEHLİVAN

1-Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin Çanakkale’ye katkıları sizce nelerdir? Bu anlamda neler yapılıyor?

Doğma, büyüme Çanakkale’liyim. Çanakkale'li, çiftçi bir ailenin kızıyım.Çanakkale gerçekten nüfus olarak büyüyor ama diğer alanlardabüyüme katediliyor mu ? Örneğin; sanayi olarak gelişti mi ?hayır .Çanakkale'deki bir çok sanayi tesisi kapandı.Aslına bakıldığında Çanakkaleöğrenci ve emekli şehrine dönüştü. Üniversite'nin Çanakkale ekonomisine , esnafına katkısı oldu. Öğrenci sayısı arttığından dolayıyerel esnaf ekonomik yönde fayda sağlamıştır. Ayrıca öğrencinin fazla gelmesiyle ev kiraları yükseldi. Yani sanayi bakımından gelişti diyemem. Turizme baktığımız zaman, Çanakkale'ye gelen turist 3 gün kalmıyor.1 gece kalıyor ve güneye gidiyor. Yani turizm alanında da gelişme olduğu

söylenemez.Geçtiğimiz yıllarda Çanakkale'nin 3 büyük oteli kapandı. Dışardan terör ülkesi olarak lanse edildik. Bununda etkisi olduğunudüşünüyorum. Çanakkale'ye hangi turistler geliyor ? Diğer belediyelerin, şehitlikleri gezdirmeye getirdiği günü birlik turistler geliyor.Bunun Çanakkale'ye ne getirisi olabilir ? Pek bir getirisi olacağını düşünmüyorum. Belki su alıyorlardır. Bide Aynalı Çarşı'dan hediyelik eşyaalıyorlardır.Buda turizm anlamında bir gelişme değildir. Ayrıca tekel-şarap fabrikası kapatıldı ve yerine alışveriş merkezi yapıldı. Bu alışveriş merkezinin kime faydası var?

Esnafa bakıyoruz, benim çocukluğumda Musevi esnafta , Türk esnafta vardı ama mutlulardı.Alışveriş yapanda mutluydu çünkü henüz uluslararası kapitalistkuruluşlar şehrimize gelmemişti.Yerel marketlerimiz vardı. Sonra yavaştan büyük marketler giriş yaptı.Sonuç ? Yerel marketler birer birer kapandı.Şuanda yerel marketlerimiz var ama büyük sermayelere mücadele etmekte zorlanıyorlar.

2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?

Öncelikle bir şehrin ilerleyebilmesi için o ülkenin refah içinde olması lazım. İnsanları mutlu etmek lazım.Sanatın olması lazım. Sevginin olması lazım. Kindar bir neslin yetişmemesi lazım. Kısacası hoşgörünün olması lazım.Hoşgörünün olmadığı yerde , insanların birbirini sevmediği yerde huzur , gelişme olmaz.Nüfus olarak gelişebilirsin ama bunun içini doldurmak gerekiyor.

3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?

Yaşanabilir kentler arasında Çanakkale zaten ilk 10'da olmalı çünkü Çanakkale özgürlüklerin ve barışın kentidir. Bir çok şehri gezdim , yurt dışında bulundumama sonunda dedim ki ''Allah’ım iyi ki Çanakkale'de yaşıyorum''. Gerçekten farklı bir kent. İşsiz gençlerimizede iş imkanı bulabilirsek üst sıralara daha rahat çıkabiliriz. Belediye hizmetleri belki biraz daha arttırılabilir.Belediye başkanı iktidar partisinden olmadığı için oradan ne kadar ödenek alabiliyor,o konuları çokta iyi bilmiyorum.Ayrıca 2003 yılından beri bu derneğin başkanıyım. Sanatsal olarak bir çok etkinlik yaptık. Örneğin İstanbul Devlet Operası’nı getirttik.Süleyman Demirel konferans salonunda yapıldı ve tüm biletler satıldı. Aralara sandalye koyuldu onlarda doldu. İnsanlardışarıdan sesini duymaya çalıştı. Bunlar büyük eksiklikler. Çanakkale'de doğru dürüst tiyatro salonu yok, konferans salonu yok. İÇDAŞ kongre merkezi isteği biraz karşılıyor.Yani güzel bir sanat merkezi lazım. Malatya'ya gittim.Burası sanata olan duyarlılıkta Çanakkale'nin belki %10'udur ama öyle bir sanat kompleksi yapılmışki hayran oldum. Böyle bir merkezi Çanakkale'de görmek isteriz. Herkes, şehri benimseyip üzerine düşen görevi yaparsa bu kentte gayet mutlu yaşarız ve üst sıralarada çıkarız.

4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Başta da söylediğim gibi ben çiftçi bir ailenin kızıyım. Ama bu konuda çok yaralıyım. Pazarda domates iki Türk lirası iken çiftçinin satışı otuz kuruş bu beni çok üzüyor. Mazot fiyatı, çalışan masrafları derken çiftçiye ailesini geçindirecek kadar para kalmıyor. Durum böyle olunca da üretim düşüyor. Çiftçi hep bekliyor, bir ata sözü vardır, ‘’Çiftçinin karnını yarmışlar, hep gelecek sene çıkmış.’’ Diye çiftçi hep kendini avutarak ezilmiştir. Ben Batak ovalıyım, bizim topraklarımız çok verimli insanlarımız da çok çalışkandır. Köyde kimseyi göremezsiniz, çünkü hepsi ovalardadır. Ama çalıştıklarının karşılığını alamazlar. Hepsinin bankalara borcu vardır. Sürekli yapılandırma yaptırıyorlar, tarlalarını satsalar borçlarını ödeyemeyecek durumdalar. Birkaç aile dışında bütün çiftçilerin tarlaları ipotekli. Bence ileriye dönük yatırımlar tarım alanında yapılmalıdır. Madenlere ve termik santrallere karşıyım. Şöyle karşıyım; rüzgar santrali olabilir. Çanakkale rüzgarlı bir şehir. Truva’nın adı da ‘’ Rüzgarlı Truva’’. Termik santrallerin insanları zehirlediğini düşünüyorum. Çan’ın köylerine giderseniz görürsünüz, termik santraller yüzünden sekiz yaşındaki bir çocuğun akciğeri altmış yaşındaki bir insanla aynı seviyeye gelmiş. Madenciliğe de karşıyım, çünkü doğayı talan ediyorlar. Kaz Dağlarının ne hale geldiğini görüyoruz. Ben Kaz Dağlarını cennet olarak görüyorum ama çocuklarımın, torunlarımın da görmesini isterim. Madencilik faaliyetleri devam ederse göremeyecekler. Doğa ile oynarsanız o size karşılığını verir. İstanbul’daki dolu yağışında bunu gördük. Ama biz güçlü bir ülkeyiz bunları da en iyi yoldan aşacağımızı düşünüyorum.

5-Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?

Köprünün Çanakkale’ye katkısı olacağını düşünmüyorum. Vatandaşın cebine zarar olarak görüyorum. Lapseki’den geçeceği için trafiği de rahatlatacağını sanmıyorum. Şehre gelen insanlar zaten Truva veya adalara gidiyorlar onun için de yolu uzatmayacaklardır. Bence Kepez’e ek feribot seferleri koyulsa, Çanakkale’nin trafiği azalmaz mı ? Neden koyulmuyor ? Masraftan kaçıyorlar. Ekolojik olarak baktığımız da ise ayakları tarım arazilerinden geçecek. Lapseki’nin elması, Umurbey’in şeftalisi, kirazı bunlar hep Çanakkale ovasının değerleri. Karacaören imara açıldığında kuru fasulyesinin tadı gitti, köprüyle beraber diğerleri de öyle olacaktır. Köprü yapıldıktan sonra asfaltı etkisiyle havalarda dört derecelik bir ısınma söz konusu. O zaman da kirazı, şeftaliyi çok ararız.

6-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz?

Açıkçası ben bir hazırlık göremedim. Truva da bir müze vardı hala yarım duruyor. Ulaşım açısından bazı iyileştirmeler yapıldı. Köyler deki çöpler toplanıyor. Duyduğum kadarıyla Truva genişletilerek bir merkez haline getirilecekmiş. Truva konusun da güzel şeyler diliyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı iyi çalışırsa, Kültür Turizm Müdürlüğü iyi çalışırsa, Turizm Dernekleri iyi çalışırsa, ülke de barış olursa güzel şeyler olacağını düşünüyorum. Turist çekmek için üstümüzdeki damgayı atmamız gerekir. Karamsar bir tablo çizmiş olabilirim ama gördüklerim bunlar.




7-Muhtemelen büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Büyükşehir ve bütün şehir kavramları konuşuluyor bu konu da pek bilgi sahibi değilim. Siyasi bir hareket olduğunu düşünüyorum. Çünkü yeterli nüfusa sahip değiliz, yeterli alt yapımız yok. Çanakkale halkına da bir faydasını olacağını düşünmüyorum. Çanakkale insanı özgürlüğüne düşkündür, aydındır, siyasi hareketleri fark edecektir.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -