Kaos ortamına sürükleyecek bir takım tutum ve davranışlardan kaçınmak lazım. Başbakan da açıkladı ve hayat akışı devam ediyor. Panikleyecek bir durum yok. Ama bu demek değil ki, sırtımızı dönüp yatalım.
Dün Çanakkale’de iki ayrı yerde orman yangını çıktı. Art niyet aramak için söylemiyorum . Herkes görevini layıkıyla yapmalı. Uyanık olmalı. Dikkatli ve temkinli olmalı. Özellikle de ormanlık alandan geçerken, en uzak bölge de olsa piknik ateşi, anız yakma gibi sakıncalı durumlardan vatandaş olarak özenle kaçınmamız lazım.
Kalan bir avuç ağaç..Bari onları koruma ve kollamak için hassas olalım..
KENDİMİZİ ANLATMAK
Bu yıl gençlik değişimi yapılamayacakmış. Bunu da Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, bir gazeteye yaptığı açıklamada söylemiş. Yabancıların gerekçesi terörmüş. Çanakkale güvenlik bir şehir dese de ikna edememiş v.s..Eğer bugüne kadar Türkiye’yi, Çanakkale’yi onlara anlatamamışsak ve ikna olmamışlarsa bırakın kendi hallerine.
Hani bir halk değimi vardır. Tam da sırası ama neyse…
Onların ne düşündüğü açıkçası beni ilgilendirmiyor. Hatır denen, güven denen, iletişim denen bir takım kavramlar kullanırız hep. Eğer bunların hiçbirini Çanakkale olarak yapamamışsak bu saatten sonra onlar için bizim de yapacağımız fazla bir şey yok.
Avrupa’nın en güvenli denilen şehirlerde bombalar patlamıyor mu? Daha geçen hafta Fransa’da yaşanan neydi? ABD destekli FTÖ/PYD darbe girişimini aklama anlamı dışında bir amaç olduğuna ihtimal vermiyorum gençlik değişiminden vazgeçme gerekçesini…
Kendimizi anlatamamışsak kabahat bizim ama anlamak istemiyorsa adam, ne yapacağız?
Sepeti koluna herkes yoluna.
YENİ MAĞDURİYET YARATMAMAK
FETÖ/PYD destekli cuntacıların darbe girişimi sonrası gözaltılar malum. Şimdi de gözaltılarına bağlı olarak yürütülen soruşturmalarla he geçen saat yeni tutuklama haberleri geliyor. Çanakkale’de de tutuklamalar gazetelerin haber merkezlerine düşmeye başladı.
İhlas Haber Ajansı önce Boğaz Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Serdar Gündoğdu ile ilgili tutuklama haberini flaş olarak geçerken ardından, bir gün önce gözaltına alınıp adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Tuğgeneral İsmail Gürgen’in savcılık itirazı nedeniyle tutuklandığı haberini duyurdu.
Aynı saatlerde, darbe girişimi gecesi boğazdaki gemilerin açığa çekilmesine neden olan askeri öğrencilerin başındaki 10 subayın tutuklandığı ve dün de gözaltındaki 16 hakim ve savcının tutuklama haberleri ardı ardına geçilmeye başlandı.
YÖK, önceki gün dekanların istifalarını istemişti. Dolayısıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde ne olup bitiyor bilmiyoruz. Rektör Prof. Dr. Yücel Acer, ÇOMÜ’de paralelin kökünü kazıyacağını düzenlediği hemen, hemen tüm basın toplantılarında ifade ediyor, açılan soruşturmalardan bahsediyordu. YÖK başkanı ve rektörün çıkışları genel olarak değerlendirilirse ÇOMÜ’den de doğrusu el çektirmeler, görevden almalar ve buna bağlı olarak yeni soruşturmalar kaçınılmaz gibi görünüyor.
Bu satırları yazarken eski rektörün gözaltı haberi düştü ajanslardan.
Çanakkale Devlet Hastanesi’nde de Başhekim Dr. Hakan Çetin ve bir diayaliz doktorunun açığa alındığı haberleri yansıdı. Açığa alındığı açıklanan 36 polis ve diğer kurumlarda el çektirmelerin akıbetleri neler bunlar hakkında da aydınlatıcı bilgi yok henüz.
Bu arada şunu da belirteyim el çektirmelerde bizi şaşırtacak “aaa o da mı’ diye şaşıracağımız isimler yok. Çoğu kamuoyunun yakından tanıdığı isimler. Kahvede, orada, şurada isimleri hep konuşuluyordu. El çektirmeleri, uzaklaştırmaların çoğu normal beklenti diye bakıyorum. Enformasyon yani bilgi kirliliği ile ilgili genel basında bir takım yakınmalar olsa da Çanakkale olarak resmi sonuçlar teyit edildiğinden herhangi olumsuz bir durum yaşamıyor haberciler.
Dün sağlık camiasından bir ismin yurtdışına göndereceği kızının yeşil pasaportu ile ilgili sorun çıkmış. Tüm kurumlara gönderilen Başbakanlık genelgesine bağlı olarak ‘kurum izni’ şartı arandığından çıkış izninde bir sorun yaşandığı ifade ediliyor. Ne nedir bilmiyoruz. Kurum doğal olarak “Personel yakını evet ama bizim o konuda görüş bildirmemiz yasal açıdan mümkün değil” diyerek beklenen belgeyi veremiyor.
Bir diğer iddia ise; Çanakkale Emniyet Müdürlüğünde sivil bir memurun eşi ortopedik operasyon geçirmiş ve bakacak kimseleri bulunmadığı için kurum izni almak istiyor. Genelge açık; ya, yatan hasta olacak veya bir heyet raporuyla birlikte kurum ‘olabilir’ diyecek. Yani sağlık kurumunun belge verme yetkisi yok.
Henüz açığa alınmış değil ama bürokraside bazı isimlerin imza yetkileri alınmış. Piyasa ödemelerinde bir takım sorunlar yaşanıyor diye iddialar dolaşıyor ortalarda.
Bu örnekleri vermemin nedeni şu; haklı nedene dayanıyor veya başka bir amaç taşıyor olabilir, orasını bilemem ancak bir sıkıntı, yetki kullanımından kaynaklı sıkıntıdan bahsediyor insanlar. Mağduriyete bağlı yeni mağduriyetler yaşanmaması adına daha açıklayıcı bir formül geliştirilmeli diye düşünüyorum.
Çünkü mevzuat yorumlamada öteden beri benzer durumlar yaşanıyor.
Olağan bir durum içinde değiliz, kabul, ama halkın sesine de kulak vermek gerek diye düşünüyorum.
Yorumlar
Yorum Yaz