Siyaset

Kazdağları’nda susuzluk ve kuraklık kapıda

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve enerji ile madencilik faaliyetlerini hızlandırmayı amaçlayan yeni yasa, çevre örgütleri ve vatandaşlar arasında tepkiye yol açtı.

Kazdağları’nda susuzluk ve kuraklık kapıda

Kanun teklifinin yasalaşmasının hemen ardından, başta Muğla Halilağa Bakır Madeni Projesi olmak üzere, Kırşehir ve Çanakkale’de birçok noktada maden çalışmaları sessizce başlatıldı.

Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği temsilcisi Süheyla Doğan, Kaleninsesi gazetesine yaptığı açıklamada, yeni düzenlemelerin Kaz Dağları’ndaki doğal yaşamı tehdit ettiğini vurguladı.

Zeytinlikler ve su kaynakları tehlikede

Yasayla birlikte özellikle 4. ve 11. maddelerde yapılan değişiklikler dikkat çekiyor. Zeytinlik alanlarda elektrik üretimine yönelik maden faaliyetlerinin önü açılırken, bu alanların taşınması ve kamulaştırılması kolaylaştırılıyor. Uzman katkısıyla "doğayla barışık" madencilik hedeflense de, çevre örgütleri bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.

Kazdağları’nda 423 projeye başvuru, %79’u ruhsatlı alan

Süheyla Doğan, Kazdağları’nda son 10 yılda 423 maden ve enerji projesi için başvuru yapıldığını, bu projelerin üçte ikisinin onaylandığını ve bölgenin yüzde 79’unun maden şirketlerine ruhsatlı hale geldiğini belirtti. Balıkesir’in Burhaniye, Edremit, Havran, Balya ve İvrindi; Çanakkale’nin Ayvacık, Bayramiç, Çan ve Yenice ilçelerini kapsayan bölge, Türkiye’nin oksijen deposu olarak biliniyor. Bu nedenle Kaz Dağları’nın suyu’da oksijeni de tehlikede olduğunu belirtti.

Barajlar kuruyor, su krizi derinleşiyor

Doğan, özellikle Atikhisar Barajı çevresindeki Alamos Gold ve Koza Madencilik çalışmalarının, barajın tamamen kurumasına yol açabileceğini ifade etti. ÇED raporlarında madenler tarafından kullanılacak suyun yer altı sularından mı yoksa barajlardan mı temin edileceğinin netlik kazanmadığını vurgulayan Doğan, yaşanacak su krizinin boyutlarının henüz öngörülemediğini söyledi.

Uluslararası anlaşmalar ve tazminat süreci

Kazdağları’nda uzun süredir gündemde olan Kirazlı Altın Madeni davasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Doğan, Alamos Gold’un Türkiye’ye karşı açtığı davada 1 milyar dolarlık tazminat talebinin görüşüldüğünü ve taraflar arasında müzakere sürecinin başladığını aktardı. Yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle bu müzakerelerin eş zamanlı başlamasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.

Ocak 2015’ten bu yana 314 maden, petrol ve doğalgaz projesi başvurdu

Çevrecilerin ve bir çok STK’nın belirttiğine göre; yeni yasa ile birlikte kamu kurumlarının Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine görüş verme süresi 3 ayla sınırlandırılıyor. Tüm izin ve ruhsat süreçleri Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) çatısı altında toplanıyor. Bu durumda da çevreciler, köylüler ve STK’lar, çevresel denetimlerin ve kamu katılımının bertaraf edileceğini aktarıyorlar.

Doğan yaptığı açıklama ile madencilik faaliyetlerinin etkisini gözler önüne serdi.

Balıkesir’in Burhaniye, İvrindi, Balya, Havran ve Edremit ilçeleri ile Çanakkale’nin Ayvacık, Çan, Yenice ve Bayramiç ilçelerini kapsayan Kazdağları’nda 1 Ocak 2015’ten bu yana toplam 314 maden, petrol ve doğalgaz projesi için başvuru yapıldı:

209’una ÇED gerekli değildir, 27’sine ÇED olumlu ve yalnızca 8’ine iptal kararı verildi.

Sadece Çanakkale’de Çan: 32 maden, petrol, doğalgaz ve 10 enerji olmak üzere toplam 42 proje, Yenice: 43 maden, petrol, doğalgaz ve 5 enerji olmak üzere toplam 48 proje.

Ayvacık: 34 maden, petrol, doğalgaz ve 34 enerji olmak üzere toplam 68 proje.

Bayramiç: 46 maden, petrol, doğalgaz ve 16 enerji olmak üzere toplam 62 proje olduğunu paylaşan Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Platformu mahkeme ve itiraz süreçlerine devam edeceklerini aktardı.

“Kazdağları alarm veriyor”

Doğan, maden şirketlerinin ruhsat aldığı projelerin %75’inin detaylı ÇED incelemesine gerek duyulmadan ilerlediğini, yalnızca 8 projeye iptal kararı verildiğini belirtti.

Doğan son olarak kuraklığın önemli bir faktör olduğunu belirterek; “Kazdağları alarm veriyor,” dedi. “Yeni yasa, yalnızca doğayı değil, su kaynaklarını, zeytinlikleri, yerel halkın geleceğini de tehdit ediyor” açıklamasında bulundu.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -