
Kazdağları’nın zengin biyoçeşitliliği ve doğal yapısı, hem doğaseverlerin hem de gastronomi meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Ülgen, yaptığı açıklamada, “Kazdağları onu seveni ve koruyanı kollar, asla boş göndermez” ifadelerini kullanarak, bölgenin doğal zenginliğine dikkat çekti.

Mustafa Alper Ülgen özellikle doğadan toplayıcılığı teşvik eden ve yerel gıdanın korunmasına öncelik veren Slow Food hareketi hakkında da bilgi vererek, yenilebilir yabani otların ve mantarların, yerel gastronomi açısından büyük bir değer taşıdığına dikkat çekerek, mevsimsel döngüleri takip eden toplayıcıların bu doğal ürünleri sofralara taşıdığını söyledi. Ülgen, “Kazdağları’ndan toplanan bu lezzetli Porçini mantarları da Slow Food İda üyesi olan şeflere ulaştırılacak.Şefler, bu nefis mantarları menülerine ekleyerek Kazdağları’nın eşsiz lezzetini tabaklara taşıyacak” dedi.

Slow Food, şeflerin menülerini oluştururken doğaya saygılı, yerel ve sürdürülebilir malzemeleri tercih etmeleri konusunda çeşitli çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen "Slow Food Aşçı Dayanışması" programı, yerel ürünlerin mutfaklara kazandırılmasını amaçlıyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
Yorum Yaz