Halk TV ekranlarında Gözde Şeker’in sunduğu Yeni Bir Sabah programına katılan Doğan Atikhisar çevresinde yapılmak istenen madencilik faaliyetlerine karşı açıklamalarda bulunarak eylem planlarından bahsetti. Doğan, Atikhisar hakkında önceki süreçlerden bahsederek Kazdağlarının %79’unun metalik madencilik ruhsatıyla kaplı olduğunu ve uzun zamandır çevre halkı, STK’lerle direndiklerini belirtti. Alamas ve Cengiz Holdinge karşı olan direnişlerini ve 2017'de ilk ÇED sürecini başlatan Koza Altın AŞ’nin o zamanki ÇED olumlu kararının iptaline rağmen, dava kararlarına rağmen 2022'de yeniden ÇED sürecini başlattığını şimdi Koza altına karşı aktif mücadele içerisinde olduklarını ekledi.
Bu proje yüzde 10 ile kalmayacak
Doğan, Halk TV’ye yaptığı konuşmaya “Biraz önce Kırşehirlileri izledim. Aynen. Biz de Nisan ayında Ankara'daydık. Böyle yine kalabalık bir ekip. Milletvekillerimizle, belediye başkanımızla, sivil toplum örgütleriyle. Ne yazık ki, orada bakanlıkta sunduğumuz hem bizlerin hem belediyemizin sunduğu hiçbir itiraz dikkati alınmadı ve ÇED süreci 30 Ekim'de nihai hale geldi ve 10 günlük bir süre tanındı. Varsa bir itirazınız diye. Sanki itirazları gözetiyor gibi Çevre Şehircilik Bakanlığı, bizler de şimdi ona hazırlanıyoruz, proje sizin de söylediğiniz gibi Atikhisar Barajına çok yakın. 1400 metre mesafede açık ocak orta koruma mesafe içerisine denk geliyor. Yine diğer tesisler de uzak mesafeye denk geliyor. Çanakkale'de geçtiğimiz günlerde bir su zirvesi yapılmıştı. Tam da su kaynaklarını metalik madenciliğe karşı korunması gerekmesinin konuşulması gereken bir zirvede. Belki kameralardan hatırlarsınız beni de yaka paça dışarı atmışlardı. Evet. O su zirvesinde aslında su zirvesinde diyecektik ki işte tam da bu projeler Atikhisar Barajına yapılmasın. Belki oradan böyle bir karar çıkar diye olmuştuk ama ne yazık ki o zirvenin de hala raporu da yayınlanmadı. Proje alanı 1880 hektar kadar oldukça büyük bir alan. Bunun yaklaşık 116 hektarı için şu anda şirket ÇET başvurusu yaptı. Yani yaklaşık %10'u gibi bir rakam. Biz bunun daha da ileride büyüyeceğini biliyoruz. Yani %10'uyla kalmayacaktır şirket mutlaka, proje Atikhisar Barajına çok yakın olduğu gibi bir yandan yerleşim yerlerine de çok yakın, köylere, çok yakın. Yani 1500 metre mesafede köylere. Hatta son eve 800 metre mesafede. Yani yerleşim yerlerinin bu kadar içerisinde bir patlatmalı, açık ocak metalik madenciliğinin yapılamayacağı çok aşikâr. Yani insanlar orada barınamayacağı yaşayamayacağı çok aşikâr” şeklinde devam etti.
Madencilik faaliyeti istihdam sağlamayacak
Bölgede yapılan madencilik faaliyetlerinin çevredeki halk içinde bir istihdam kaynağı olduğunu bildiğini söyleyen Doğan, Atikhisar çevresinde yapılacak projede çalışacak kişi sayısının da yüksek olmadığını söyledi. Ayrıca çıkacak atıkların zararlarından da “Şimdilik verilen rakamlar 3,2 milyon ton cevher çıkartacağız diyorlar. Fakat bu o kadar kötü bir cevher ki anladığımız kadarıyla maden mühendisi olmasam da anlıyoruz artık okuya okuya ÇET raporlarında 10,2 milyon ton atık çıkacak. Yani 3 milyon cevhere karşılık 10 milyon atık meydana gelecek alanda. Bu pasa dediğimiz kısım kıymetsiz kısım zaten. O arada kalacak. Atikhisar'ın dibinde 10 milyon ton atık pasa kalacak. Geri kalan 3 milyon ton taşınacak. Bunun da 2,5 milyonu Eskişehir’i, 2,7 milyonu Eskişehir'i, 500.000’i de Bergama'ya taşınacak. Bütün tabii bu yollar boyunca Eskişehir'e gidene kadar, Bergama'ya gidene kadar bütün bu yerleşim yerleri de bu taşıma şeyinden etkilenecek. 30 34 ay gibi kısacık bir proje öngörülüyor. Yani yıl yıllar değil yalnızca işte 34 ay gibi bir proje süresi var. Yani istihdamda toplasak 65 kişi çalışacak. Hani işte bu madenler bölgeye şu kadar ekonomik yarar sağlıyor, bu kadar istihdam sağlıyor diyorlar ya. Şu anda konuştuğumuz projenin hiçbir şekilde ne bölgenin istihdamına yararı var ne de ekonomik gelirine yararı var diyebiliriz”. Şeklinde bahsederek atıkların çevreye vereceği zararına dikkat çekti.
Toplu dilekçe eylemi yapılacak
Doğan, madencilik faaliyetlerine karşı STK’ler ve çevreci bölge sakinleriyle yapılacak olan eylem hakkında 7 Ağustos Perşembe günü Çanakkale Belediyesi önünde toplanılacağını açıklayarak “Çanakkale merkezde belediyenin önünde toplanıp oradan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün önüne giderek toplu dilekçe verme eylemi var. Oldukça kalabalık olacağımızı düşünüyoruz. Çanakkale halkı oldukça duyarlı zaten projeye karşı tek içme suyu kaynağı Atikhisar sanki Çanakkale halkının adeta sabrını sınıyor diyebiliriz. Bu kaçıncı proje çok önemli Atikhisar barajının dibinde yine Çanakkale'nin içerisinden geçen Sarıçay hem işte balıkçılık hem sulama hem rekreasyon anlamında Çanakkale için çok yine önemli bir can suyu ve o da hemen denize bağlanıyor. Sarıçay da bu projenin hemen yakında zaten atik sarı besleyen bir çay. Hem en önemli içme suyu kaynağı hem can damarı sarı çay ciddi anlamda bu projeden etkilenecek. Evet. Dilekçe eyleminden sonra bir yandan da Türkiye kamuoyunu da dilekçe vermeye gelemeyecek olanları da, CİMER üzerinden dilekçe vermeye davet ediyoruz” ifadelerine yer vererek eylemlerinde madencilik faaliyetlerine karşı durmayı, çevre ve suyu korumak için herkesin desteğini beklediklerini vurgulayıp sözlerini noktaladı.
Yorumlar
Yorum Yaz