Süt fiyatları marketlerde artmaya devam ediyor. Bir litre tam yağlı sütün fiyatı, market raflarında 18 liraya kadar yükselirken süt üreticileri de girdi maliyetleri ile mücadele ediyor. Çanakkale Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaya konuya ilişkin Kaleninsesi Gazetesi’ne özel değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kaya; “Süt fiyatında bir düzenleme talebimiz olduğu anda bizim süt fiyatındaki talebimiz kadar artış tüketiciye yansısın. Fırsatçılara yol açılacaksa zam talebimiz yok. Bizim zam talebimiz, fiyatlarda iyileştirme talebimiz; talep ettiğimiz kadar tüketiciye yansıyacaksa başımızın tacı. Üretici ile tüketici karşı karşıya getirilmek isteniyor. Üreticinin cebine giren para ile son tüketicinin cebinden çıkan paranın ne kadar olduğu kontrol altına alınmalı. Bunun önüne geçtiğimizde üreticimizde tüketicimizde memnun olacaktır. Memnun olmayan bunu fırsata çeviren kişilerdir” ifadelerini kullandı.
“Burada ciddi bir sıkıntı var” diyerek sözlerine devam eden Başkan Kaya, “Çiğ süt 2 lira 90 kuruş ile 3 lira 20 kuruşa satılırken, market ve bakkallarda sütü 4 lira ile 7 lira arasında süte ulaşabiliyorduk. Şu duruma iyi bakmak lazım, konunun muhatapları toplandılar, süt fiyatları 3 lira 20 kuruştan 4 lira 70 kuruşa çıkardılar. Üreticinin cebine fazladan 1 lira 50 kuruş girdi. Tüketicinin cebinden ne çıktı? Tüketicinin cebinden de önceden 4 lira ile 7 lira arasında para şimdi 12 TL ile 18 TL arasında rakamlar çıkıyor” şeklinde konuştu.
“DÜZENLEMELER YAPILMALI”
Başkan Kaya, açıklamasına şu cümlelerle devam etti: “Üreticinin cebine 1 lira 50 kuruş ekstra giriyor, tüketicinin cebinden yaklaşık 7 lira çıkıyor. Bunun önüne geçilmeli. Biz, bu olaylara bu şekilde bakmaya devam edersek, dışarıdaki gıda enflasyonunun ateşini söndüremeyeceğimiz gibi daha da alevlendiririz. Eğer bunun önüne geçilmek isteniyorsa mutlaka, serbest piyasa ekonomilerinde asla kabul görmeyen taban ve tavan fiyat uygulamasına herkesten önce geçmemiz gerekiyor. Üreticimizi de tüketicimizi de ezdirmemek adına hatta ve hatta esnafımızı da bunu üreten fabrikacımızı da ezdirmemek adına, birlikte yol yürümemiz gerekli ve kıymetli. Ucu açık bırakıldığı takdirde üreticiden 4 lira 70 kuruşa çıkan sütün 20 liraya kadar satılabiliyor olması sıkıntılı bir durum. İlgili kurumların bu konuda mutlaka düzenlemeler yapması, çalışma yapması gerektiğini düşünmekteyiz.”
“FIRSATÇILARIN RAHAT YÜRÜMESİNİ SAĞLIYORUZ”
“Çiğ süt fiyatında verilen tavsiye fiyatın altında almak için de ciddi bir mücadele veriliyor” ifadelerini kullanan Başkan Kaya, “Rekabet kurulunun bazen tespit ettiği anlaşmalar oluyor. Mutlaka bu yönde çalışmaların olması bu yönde adımların atılması, üretici açısından da tüketici açısından da çok önemli. Dünyada bir gıda enflasyonu var deniliyor. Bunu fırsata çeviren fırsatçılara da aslında yol açıyoruz. Fırsatçıların rahat yürümesini sağlıyoruz. 4 lira 70 kuruşa alınan çiğ sütün marketlerde 18 liraya 20 liraya sattıran sistem, nasıl bir sistemdir? Bunun önüne geçilmeli. Buna müsaade edilmemeli. Konunun yetkilileri bu konuda adım ya da adımlar atmalı” dedi.
“BİZ ÜRETİCİ OLARAK ÜZÜLÜYORUZ”
Üzülen kesimin üreticiler olduğunun altını çizen Başkan Kaya, “Biz üretici olarak üzülüyoruz. Bizim üretici olarak cebimize 1 lira 50 kuruş girmiş. Bu 1 lira 50 kuruş tüketicinin cebinden 10 lira olarak çıkıyor. Bu kabul edilebilir, uygulanabilir bir şey değil. Şuanda birçok gıda ürünü reklamlar sayesinde satıldığını hepimiz görmekteyiz. İhtiyacı olan kişiler mecburen almak zorunda kalıyor. Tüketici kızıyor, üzülüyor ama alıyor” ifadelerini kullandı.
“MEMNUN OLMAYAN BUNU FIRSATA ÇEVİREN KİŞİLERDİR”
Başkan Kaya, açıklamasının son bölümünde şunları kaydetti; “Girdi maliyetlerindeki yükseliş devam edecek olursa bizim süt fiyatlarındaki artış talebimiz tabi ki devam edecek. Üretim noktasında ciddi sıkıntılarımız var. Üretimde kullandığımız enerjiden, akaryakıta mazottan yeme kadar girdi maliyetleri her geçen gün yükselmekte. Bizim girdi ürünlerimiz yükselirken süt fiyatlarının önümüzdeki günlerde aynı kalması beklenemez. Süt fiyatında bir düzenleme talebimiz olduğu anda bizim süt fiyatındaki talebimiz kadar artış tüketiciye yansısın. Fırsatçılara yol açılacaksa zam talebimiz yok. Bizim zam talebimiz, fiyatlarda iyileştirme talebimiz; talep ettiğimiz kadar tüketiciye yansıyacaksa başımızın tacı. Üretici ile tüketici karşı karşıya getirilmek isteniyor. Üreticinin cebine giren para ile son tüketicinin cebinden çıkan paranın ne kadar olduğu kontrol altına alınmalı. Bunun önüne geçtiğimizde üreticimizde tüketicimizde memnun olacaktır. Memnun olmayan bunu fırsata çeviren kişilerdir.”
Damla YELTEKİN
Yorumlar
Yorum Yaz