4 yıl önce; 5 Aralık 1934’te Anayasamızda ve Seçim Kanununda yapılan değişikliklerle Türk kadınları milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olmuşlardır. Cumhuriyetin ilanından sonra kadınlarımız siyasi, hukuki ve sosyal haklar elde etmişlerdir. Eğitimde, sosyal hayatında, çalışma hayatında yer almaya başlayan Türk Kadınları, önce belediye ve muhtarlık seçimlerine katılmışlar daha sonrasında da Meclise girmişlerdir. Bu kapsamda kadınlar seçme ve seçilme hakkını elde ederek, birçok alanda kadın gücünü göstermişlerdir.
Aydın; “Biz de insanız, biz de milletiz”
Çanakkale esnaflarından Hürriyet Aydın; “Seçme ve seçilme hakkının kadınlara verilmesi çok önemli bir şey. Biz de insanız, biz de milletiz, biz de bu toplumda yer alıyoruz. O yüzden bizim de düşüncelerimizin alınması çok önemli. Bugünün değeri çok önemli.
Ben kadınların her zaman daha iyi yönetici olduklarını düşünüyorum. Ben sapmadan, düşüncelerim doğrultusunda devam edip, gidebileceğim son noktaya kadar giderdim. Eğer bir yere adaylık koyacak olsaydım bu Cumhurbaşkanlığı olurdu. Düşüncelerim doğrultusunda iyi olacağıma inandığım şey her neyse onu sonuna kadar savunurdum” dedi.
Karabuya; “Biz Türk kadınları olarak bunun değerini bilemiyoruz”
5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı vermesinin 86. yıldönümü ve 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’ne dair düşüncelerini aktaran Pınar Varol Karabuya ise; “Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi Türkiye tarihi için çok önemlidir evet ama şuan baktığımız zaman o kadar gerilerde kaldık ki diyecek bir şey bulamıyorum. Genel olarak bakarsak çokta bir şey fark etmiş gibi görünmüyor bence. Biz Türk kadınları olarak bunun değerini bilemiyoruz. Eğer bu bir ihtimal olsaydı Cumhurbaşkanı olmak isterdim. Ülkenin durumu ne yazık ki güzel değil. Ülkemizde o kadar çok kadına şiddet olayları meydana geliyor ki hiçbir şey yapılmıyor” diye konuştu.
Funda Figen
Yorumlar
Yorum Yaz