Kadın ve sanat arasında da farklı bir bağ bulunuyor. Geçmişten günümüze gelen tasvir sanatlarında da doğa ve bereketin simgesi olarak kadın figürlerini görüyoruz. Kadın, sanat ve kültür ilişkisine dair Maydos Kilise Tepesi Höyüğü Kazı Başkanı Prof. Dr. Göksel Sazcı, Kaleninsesi Gazetesi’ne değerlendirmede bulundu. Sanat, kültür ve kadın ilişkisini dair röportajı siz değerli okuyucularımızın beğenisine sunuyoruz.
Öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz?
İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi İstanbul ve Almanya’da tamamladım. İstanbul Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü mezunuyum. Çanakkale’ye ilk kez öğrencilik yıllarımda 1989’da geldim. Uzun yıllar Troia kazılarında çalıştım. İstanbul Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Almanya Tübingen Üniversitesi’nde eğitimime devam ettim. Orada tekrar Arkeoloji Bölümü’nde lisans okudum. Yükseklisans ve doktoramı da Tübingen Üniversitesi’nde bitirdikten sonra2004 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak göreve başladım. Halen bu göreve devam etmekteyim. 2010 Yılından itibaren de Eceabat İlçesi’nde bulunan Maydos yerleşmesinde kazılarabaşkanlık yapıyorum.
Kadın ve sanat ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında genel olarak bakıldığında sanat bir yetenek işidir. Kadını ve erkeği yoktur. Yetenekli kadınlar sahip oldukları becerilerini yeteri kadar topluma yansıtabiliyorlar mı? Burası sorunludur. Çünkü her ne kadar demokratik ve özgür bir dünyada yaşadığımızı düşünsek de kadınların konumları maalesef günümüzde erkekler tarafından belirlenmektedir. Özgürlüklerin daha fazla olduğu topluluklarda kadınlar, yeteneklerini daha fazla gösterebilmektedir. Özgürlük kısıtlamaları arttıkça kadının da yeteneğini yansıtması maalesef o oranda bastırılır. Dünyada bu yüzden kadın sanatçıların daha az değil, yeteneğini topluma yansıtabilen kadın sayısının daha az olduğunu söylemek mümkündür. Ben şahsen kadınların sanatsal zekâ olarak erkeklerden dahagelişkin olduklarını düşünenlerdenim.
Arkeoloji ve sanat tarihi açısından değerlendirdiğimizde kadınlar tarihte ne kadar yer bulabilmiş? İzleri nasıl nerede görebiliriz?
İnsanoğlunun yaşam biçimine baktığımızda, avcı ve toplayıcı yaşam tarzının hakim olduğu başlangıç dönemlerinde daha çok güce bağlı bir tinsel anlayışın olduğunu görürüz. İnsanlar mağara duvarlarına daha çok avla ilgili sahneler resmetmişler ya da Göbeklitepe’de de olduğu gibi av hayvanlarını ve erkekliğin ön planda olduğu tasvirler tercih etmişlerdir. Üretime bağlı yerleşik hayata geçildiğinde ise kadın heykelcik ve tasvirlerinin arttığını, doğa, bereket ve kadın arasında bir ilişki kurulduğunu görürüz. Ancak arkeolojik olarak sanat eserlerinin örneğin seramiklerin üzerindeki parmak izlerinden bunların çoğunlukla kadınlar tarafından üretildiğini söyleyebilsek de diğer sanat ürünlerinin kadın mı yoksa erkek tarafından mı üretildiğini söylememiz zordur. Yazılı belgeler de bazen bize bazı dönemlerde örneğin MÖ 3.- 2. Binde Mezopotamya’da kadınlar tarafından yapılan meslekler arasında hekimlik ve müzisyenlik gibi yetenek gerektiren mesleklerden bahsetse de bunu genele yaymamız zordur.
Arkeoloji ve Sanat Tarihi bilimleri açısından yani akademide kadın değerlendirmeleriniz nedir?
Akademik açıdan bakıldığında erkek akademisyen ile kadın akademisyen arasında ben herhangi bir fark görmüyorum. İyi akademisyen ya da daha az iyi akademisyen olduğunu düşünüyorum. Üniversitemde, en azından görevli olduğum fakültede bir akademisyenin cinsiyeti yüzünden mağdur olduğuna şahit olmadım. Ancak tabi bu her yerde gözlenen bir durum değil. Hem ülkemizde hem de yurt dışında bazı üniversitelerde cinsiyeti yüzünden mağdur olan, tacize uğrayan akademisyenler var maalesef. Günümüzde kadın akademisyen sayısında artış olsa da diğer alanlarda olduğu gibi maalesef henüz yeterli seviyede değil. Çok başarılı kız öğrencilerimiz var, onları akademik hayatlarını devam ettirme konusunda belki pozitif ayrımcılık uygulayarak maddi anlamda daha da fazla teşvik etmemiz gerekir diye düşünüyorum.
“UMARIM ÇOCUKLARIMIZ GÖRÜR”
8 Mart, Kültür ve Kadın temasında görüşleriniz nelerdir?
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, dünyada kadın haklarının hatırlatıldığı uluslararası bir gündür. Bu gün olaya biraz daha ideolojik bakanlar tarafından ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak ta isimlendirilir ama ben yarım asır yaşadım ve etrafımda emekçi olmayan bir tek kadın bile tanımadım. Aslında böyle bir günün olması insanoğlu için gerçekten çok büyük bir ayıp. Böyle bir günün olmadığı, kadın ve erkeğin yalnızca sözde eşit olmadığı bir dünyayı umarım çocuklarımız görür.
Arkeolojide biz kültür kavramını antropolojik açıdan değerlendirdiğimiz için, bizdeki kültür kavramı farklı. Burada kastettiğiniz kültür kavramı herhalde bireysel anlamda gelişim ve birikim. Kişinin kendi gelişimini ve birikimini arttırması büyük oranda kişiliği ile doğru orantılı olsa da kadınların normal hayatta çalıştıkları işin dışında ev işi ve çocuk bakımı gibi üzerlerine binen ekstra yükler sebebiyle dezavantajlı olduklarını düşünüyorum. Kadın konusunda ise söylenecek çok söz var ama Neşet Ertaş’ın da dediği ‘Kadın insandır, biz erkeklerinsanoğluyuz’ cümlesi her şeyi özetliyor.
“HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMALI”
Açmak istediğiniz ya da eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?
Ülkemizin kanayan yarası taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri. Kadın cinayetleri istatistiklerinde ülkemiz dünyada en üst sıralarda. Taciz ve tecavüzde keza yine benzer tablo. Emine Bulut’un çocuğunun önünde ‘Ölmek İstemiyorum’ diye haykırışı hala kulaklarımda. İnsan haklarının en önemli maddesi olan ‘Yaşama Hakkı’nı biz kadınlarımıza ülkemizde tanımakta zorluk yaşıyoruz. Maalesef çocuklarımızı yetiştirirken sanırım bir şeyleri yanlış yapıyoruz. Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı. Ayrıca kanunlarımızla da yeteri kadar etkili değil. Bu konu üzerine de ülkemizi yönetenler gerekli tedbirleri ve yasaları çıkartmalı.
8 Mart mesajınız nedir?
8 Mart gibi bir güne ihtiyaç duyulmadığı, kadına her türlü ayrım ve şiddetin son bulduğu, kadınların da en az erkekler kadar özgürce yaşayabilecekleri bir dünya temenni ediyorum.
Yorumlar
Yorum Yaz