Yapılan açıklamada, söz konusu sorunların birbirinden bağımsız değil, aynı toplumsal zeminden beslenen yapısal meseleler olduğuna vurgu yapıldı.
Açıklamada, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin hâlâ çoğu zaman “aile içi sorun” ya da “münferit olay” olarak ele alınmasının sorunun gerçek boyutunu görünmez kıldığı belirtildi. Kadınlara yönelik şiddetin yalnızca fiziksel değil; psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital boyutları olduğuna dikkat çekilerek, bunun açık bir insan hakları ihlali olduğu ifade edildi.
Kadınların korunma taleplerine rağmen yeterli destek alamadığına işaret edilen açıklamada, ekonomik bağımsızlık eksikliğinin şiddet döngüsünü derinleştirdiği kaydedildi. Kadın haklarının bir lütuf değil, eşit yurttaşlığın temel koşulu olduğu vurgulandı.
Çocukların maruz kaldığı şiddet ve ihmalin de aynı yapısal sorunların sonucu olduğu belirtilen metinde, şiddetin yaşandığı aile ortamlarında büyüyen çocukların bunu normal bir iletişim biçimi olarak öğrenebildiği ve bunun ilerleyen yaşlarda zorbalık ve suça yönelim riskini artırdığı ifade edildi.
Açıklamada akran zorbalığının da önemli bir şiddet alanı olduğu belirtilerek, bunun basit çocuk çatışmaları olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Zorbalığa maruz kalan çocuklarda özgüven kaybı, içe kapanma ve okuldan kopma gibi sonuçların ortaya çıktığı, uzun vadede ise suça sürüklenme riskinin arttığı dile getirildi.
“Suça sürüklenen çocuk” kavramına da değinilen açıklamada, bu çocukların fail olarak değil, korunamamış bireyler olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Çocuk adalet sisteminde cezalandırma yerine rehabilitasyon ve topluma kazandırma yaklaşımının esas olması gerektiği belirtildi.
Mevcut politikaların çoğunlukla sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girdiğine dikkat çekilen açıklamada, önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
İYİ Parti’nin çözüm önerileri arasında ise kadınların güvenliğini önceleyen koruma mekanizmalarının etkin uygulanması, kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen politikaların geliştirilmesi, okullarda akran zorbalığına karşı denetlenebilir uygulamaların oluşturulması, psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi ve suça sürüklenen çocuklar için onarıcı yaklaşımların benimsenmesi yer aldı.
Açıklamanın sonunda, kadına yönelik şiddet ile çocuklara yönelik ihmal ve suça sürüklenme olgusunun birlikte ele alınması gereken bir toplumsal sorun olduğu belirtilerek, “Kadınların ve çocukların şiddete karşı korunması temel bir insan hakkıdır” denildi. İYİ Parti’nin bu mücadeleyi siyasi bir tartışmanın ötesinde, toplumsal bir sorumluluk olarak gördüğü ifade edildi.
Yorumlar
Yorum Yaz