Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Dünya Kadınlar Günü programına katıldı. Programda yaptığı konuşmada Erdoğan, “Ailede kadın iyi bir öğretmense babanın, okulun, toplumun eksiğini de o giderir. Her bir kanalı ayrı sorun, adeta kanalizasyon haline dönüşmüş olan medyanın şerrinden evlatlarımızı, ailelerimizi, milletimizi koruyacak olan ilk ve güçlü kalkan yine kadınlar, yine annelerdir. Siz varsanız yavrularımız kurtulur. Yoksa Allah muhafaza. Annenin bıraktığı boşluğu dolduracak pek az alternatif vardır, hatta yoktur. Bunun için öksüz, annesiz büyüyen çocukların durumu, yetim yani babasız büyüyen çocuklardan çok daha vahimdir. Anne şartlar ne olursa olsun evlatlarına sahip çıkar. Çok anneler tanıdım. Anne başka, annesiz yaşamak kolay değil. Baba ölür gider, 1-2 gün ağlarız. Ama anne ölüp gittiği zaman 1-2 günde bitmiyor. O çok daha farklı. Babanın hayatın çetin şartları içinde bu konuda anne kadar başarılı olması daha zordur. Kadının anne ve öğretmen olarak aile ve toplum hayatımızdaki yerini çok önemli görüyoruz. Zaman zaman kadın meselesi konuşulurken anne vurgusu yapmamızdan rahatsız olanlar bulunduğunu biliyorum. Halbuki Allah’ın kadınlara verdiği en büyük ayrıcalık bu annelik vasfıdır” ifadelerini kullandı.
"Birileri ısrarla bizim validelerimizi, kadınlarımızı yanlış anlatmaya, yanlış göstermeye çalışıyor"
“Çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya”
“Varoluş gayesi sadece istismar olan milletimizin ve bütün dinimizin değerleriyle hesaplaşmaktan başka hiçbir hedefi olmayan marjinalleri asla dikkate almayız” diyen Erdoğan, “Son günlerde bakıyorsunuz din adamı olarak ortaya çıkıp da ne yazık ki kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup, dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya. Anlamak mümkün değil. Bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar çok farklı bir zamanda yaşıyorlar. Çünkü islam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi vardır. Siz İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle bugün uygulayamazsınız. Böyle bir şey yok. Onun içinde bugün İslam’ın uygulanması yer, zaman koşullar her şeyiyle değişiyor. İslam’ın güzelliği burada zaten. Şimdi birçok hoca efendi beni tefe koyup çalacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın mesele orada. İstisnaları genelleştirmek, tarihin belirli bir döneminde toplumların özel şartlarına uygulamaları, geleneksel davranışları günümüze taşımaya çalışmak sadece meseleyi sulandırmaya yarar. Halbuki biz ortada sorun olduğunu görüyoruz ve çözmeye çalışıyoruz. Eksikler olabilir, yanlış da yapılmış olabilir. Bunların iyi niyetle ve yapıcı tutumla ortaya konması halinde derhal düzeltilmesi mümkündür. Fakat sırf, var ya ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ bu mantıklı popüler olmak için söylenen sözleri biz asla kabul edemeyiz. Hele hele bu tartışmayı dinimizin kavramlarıyla yürütmek sadece kadınlara değil, inanın inancımıza da dinimize de haksızlıktır. Tıpkı diğer alanlarda olduğu gibi dini hususların tartışılmasında da seviyeler vardır. Kuran’a sünnete kıyasa vakıf olmayan insanlara istisnai bir takım uygulamaları anlatmaya kalktığımızda züccaciyeci dükkanına giren fil misali bir sürü başka şeyi kırıp dökmek kaçınılmaz hale geliyor. Birisi sünneti tartışıyor, öbürü icma tartışıyor. Ya bırak bu işleri. Aslolan nedir? Bizim mukaddes kitabımız Kur’andır. Kur'an’a ters değilse mesele bitmiştir” değerlendirmesinde bulundu.
“Hocalarımız ne iş yapıyorlar? Niye sessiz kalıyorlar”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Farazi tartışmaları günümüz hayatının bir parçası gibi anlatmak hiç kimseye fayda sağlamak. Bu konuda görüş beyan eden herkesi dikkatle olmaya, değerlerimize zarar vermemeye kadınlarımızı da rencide etmeye davet ediyorum. Geçenlerde Diyanetten sorumlu olan başbakan yardımcıma da söyledim. Bizim Diyanet Teşkilatımızın Din İşleri Yüksek Kurulu var. Çok çok vasıflı bütün ilim dallarında yetki sahibi olan hocalarımız var. Tefsirde hadiste fıkıhta birçok. Hocalarımız ne iş yapıyorlar? Niye sessiz kalıyorlar? Sessiz kalıp bu alanı niçin bu adamlara kaptırıyorlar? FETÖ olayı da böyle oldu. FETÖ konusu da böyle oldu. Söyledik söyledik, sonunda bir şura yaptırdık. Şimdi tabi asıl konuşması gereken konuşmayınca meydan kime kaldı? FETÖ’ye kaldı. FETÖ’nün arkasından gelen maalesef tiplere kaldı. Onların da zaten vasıfları ortada. FETÖ’nün kalitesi ortada. Arkasından gidenler ona tabii olduklarına göre onlar onlardan daha da geri.” İHA
Yorumlar
Yorum Yaz