Yaşam

“İnsanlar yaş alabilir, ama ruhlar çocuk kalıyor”

Gelibolu’da yaşayan ve lise mezunu olan 67 yaşındaki Fevziye Oğuz üniversiteye gitme hayalini içinde hep diri tuttu. Okuyamamanın bıraktığı ukdeyle geçen yıl sınava yaklaşık 3 ay kala girmeye karar verdi. Çevresinde de çokça destek gören Oğuz, ÇOMÜ Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı’nı kazandı. Seneye mezun olacak olan Fevziye Oğuz şimdi ise dikey geçiş yapmanın hayali ile çalışmalarına devam ediyor.

“İnsanlar yaş alabilir, ama ruhlar çocuk kalıyor”

Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Fevziye Oğuz lise öğrenimi bittikten sonra 17 yaşındayken evlendi. Eşinin askeri personel olması dolayısıyla da sık sık tayinleri çıktı. Erken yaşta evlendikten sonra da anne olan Fevziye Oğuz üniversite okuma hayalini içinde hep taşıdı. Bu hayalini gerçekleştirmek için uygun zamanı 67 yaşında bulabilen Oğuz, ‘Hiçbir şey için geç değil’ diyerek çok istediği üniversite okuma hayalini gerçekleştirmek için adım attı. Yüksek Öğretim Kurumu’nun (YÖK) ’34 yaş üstü kadın’ kontenjanından girdiği sınavda başarılı olan Oğuz, ÇOMÜ Gelibolu Piri Reis Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı’nı kazandı, bölümü gereği şu anda bir otelin spa bölümünde staja başladı. Fevziye Oğuz şimdi ise dikey geçiş yapma hayali ile okulunu 4 yıla tamamlamak istiyor.

Üniversite okumaya ne zaman karar verdiniz? O süreci bizimle paylaşır mısınız?

Gelibolu’da doğdum büyüdüm. Sonra evlendim. Asker benim eşim, emekli albay. Onunla birlikte ben de görev yaptım. Ben ev hanımıyım. Okulum biter bitmez eşimle evlendim. Eşim çok istedi evlenmeyi. Babam aslında eğitim sürecimin devam etmesini istiyordu. O zamanlar 1976 senesiydi. Sonrasında ilk şark görevine gittik ve kızım dünyaya geldi. Sonrasında da oğlum oldu. Onların eğitim süreçleri ile yakından ilgilendim. Üniversite okumak benim için hep yapmak istediğim bir şeydi ama gerçekleşmedi. O dönemde ayrıca lise mezunlarının iş bulabilme imkanı vardı. Ben çocuklarıma daha çok yoğunlaştım. Yıllar geçti, çocuklarım meslek sahibi oldu. Torun sahibi olduk derken zaman tabii ki geçiyor. Torunumun geçen yıl liseye geçiş sınavları vardı. Ben de 3 ay kala eşime, ‘Ben de sınava girmek istiyorum’ dedim. Sonra araştırmaya başladık ve zamanı geçirdiğimi fark ettik. Başvuru süreleri dolmuş. Ardından tekrar bir zaman tanındı. Ben çok sevindim duyunca bunu. Hemen başvuru yaptım. Oradaki öğretmenlerimiz bana yol gösterdiler.

Sınavlara hazırlanabilme, konulara göz atma imkanı bulabildiniz mi?

Sınava bomboş girmek istemedim. Ben edebiyat öğrencisiydim. Coğrafya bilgim çok iyi. Ben çocuklarımla çok ilgilendiğim için o tür derslerde iyiydim. Sınavda bir tane biyoloji sorusu bile yaptım! Çocuklarımla çalışırken vs. kalıyor bilgiler akılda.

Sınav günü neler yaşadınız?

Soruları tek tek okuyarak çözdüm. Sınav başladı ve ben kafamı sınav kağıdından hiç kaldırmadım. Zaman nasıl geçti hiç anlamadım. En son 15 dakika vardı sınavın bitmesine.

Stres yaptınız mı? Bir gün öncesinde heyecan var mıydı?

Stres yapmadım desem yalan olur. Ben orada başarmak için girdim sınava. Sınava girmeden önce de dua ettim. ‘Allah’ım bana nasip et. Çok istiyorum’ dedim. Aslında açık öğretim düşünüyordum ama ben bilgilerimle başardım.

İNSANLAR YAŞ ALABİLİR, AMA RUHLAR ÇOCUK KALIYOR

Belli bir bölüm hedefiniz var mıydı?

Bir hedefim yoktu. Sadece yüksek eğitim almak istiyordum. Hayatımdaki o eksik kalan eğitim dönemini tamamlamak istiyordum. Sınava Keşan’da girdim. İkametim orasıydı. Dönüş yolundayken, ‘Bu yaşlarımda girmemeliydim sınava. Olması gereken yaşlarımda girmeliydim’ dedim. Çok duygulandım ve ağladım. ‘Şimdi değildi zamanı’ dedim ama olsun yine de Rabbim kısmet ettiyse olacaksa da olacaktır. Sonrasında sınav sonuçlarını beklemeye başladık. Öğretmen bir komşumuz var Aydın Hocam. O bana bu süreçte destek oldu. Sınav sonuçları açıklandığında o bana müjdeledi. Duyunca çok mutlu oldum, çok duygulandım. Çocuklar gibi zıpladım, ağladım. Hani çocuk sevinç yaşar ya bir şeyi başarınca. İnsanlar yaş alabilirler ama ruhlar çocuk kalıyor. Herkes kutladı tebrik etti. Eşim böyle bir şey benden beklemiyordu en önce o gurur duydu. Sonrasında öğrenci işlerine gitmem gerekti. O gün ben okula giriş yaptım ve okulumun ön giriş kapısında durarak, ‘Allah’ım bu gerçek mi? Bana kısmet ettin. Nasıl teşekkür edebilirim? Nasıl şükredebilirim?’ dedim. Babam da bunu çok isterdi. ‘Bunu babam göremedi ama babamın ruhu mutlaka görmüştür’ dedim. Bu şekilde güzel düşüncelerle okuluma girdim. Orada da çok güzel karşılandım.

Sınıf arkadaşlarınız nasıl karşıladı bu durumu? Sizi görünce ne dediler?

Ben ön yargılıydım. ‘Acaba nasıl izlenim olacağım ben onlarda?’ endişesini taşıdım. ‘Bu zamana kadar neden durmuş?’ derler mi? diye düşündüm. Çok çekimserdim. Sınıfımıza girdim en önde oturdum. Derse giren hocalarımızın kısa süreli şaşkınlığını anlayabildim. Belki de ilk kez benim yaşımda bir öğrencileri oldu gayet doğal. Sonrasında tanıştık, birbirimizle kaynaştık. Sınıf arkadaşlarım her zaman saygı sevgi çerçevesinde bana yaklaştılar. Bir şey istediklerinde ben onlara hep yardımcı oldum. O ortamda hiç yaş düşünmüyorsunuz. Sanki aynı yaştaymışsınız gibi hissediyorsunuz.

Sınav dönemlerine nasıl hazırlandınız?

Ben uzun bir süreçten sonra sınava girecektim. Bu sınav nasıl olacak? Nasıl sorular sorulacak? Cevap kağıtlarımız nasıl olacak? Hep bunların endişesi içindeydim ama hep notlarımı tuttum, hocalarımdan notlar aldım, arkadaşlarımla paylaştım.

Sizden sınıfın en disiplinlisi, elinde tüm ders notlarının bulunduğu öğrenci enerjisi alıyorum.

Evet aynen öyle! Bir kaynak gibi düşünün. Hocalarım da sağ olsunlar anlayamadığım noktaları sordum hep. Vizelerime, finallerime çok sorumluluk duyarak çalıştım. Güz döneminde 12 ders, bahar döneminde 12 ders gördük ve ben hepsinden başarılı oldum.

Bundan sonrası için hedefiniz var mı?

4 yıllığa devam etmek istiyorum. Ağustos ayında dikey geçiş sınavlarının olduğunu öğrendim. Ona da hazırlanmam gerekecek.

Çevreniz, eş dost neler söyledi bu süreçte?

Çevremden çok takdir aldım ama istisnalar da var tabii. Ben söylemlere çok kulak asmam. Kimseye göre değil hep kendime göre yapmışımdır işimi. ‘Kime neyi ispat edecekmişim vs.’ gibi diyenler oldu tabii.

Şu anda da staj yapıyorsunuz. O nasıl gidiyor?

Şu anda staj yaptığım otelimin genel müdürü ve insan kaynakları okulumuza teknik bilgi vermek üzere gelmişlerdi. Konuşmaları bittikten sonra ‘İstediğiniz, sormak istediğiniz bir şey var mı?’ diye sordular. Genç arkadaşlarımdan ses çıkmayınca ben müsaade istedim. Kendimi tanıttım. ‘Eğitim sürecimi tamamlamam için benim staj yaparak bu sürecimi tamamlamam gerekiyor. Benim yaş grubumda nasıl oluyor? Ben katılabilecek miyim?’ diye merak ettim. Müdürümüzün zarif daveti üzerine hem çok şaşırdım hem çok sevindim. Teşekkürlerimi ilettim kendisine. Onun üzerine ben şu an stajı yapıyorum. 6 Ağustos’ta bitecek. Bahar döneminde de uygulamalı stajlarımız olacak. Sahada olacağız. Şu an spadayım ama mutfak da benim çok merak ettiğim ve başarılı olduğum bir alan. Rektörümüz de geçtiğimiz hafta geldi. Kendisine de teşekkür ediyorum.

KENDİME ÇOK TEŞEKKÜR ETTİĞİM ANLARIM OLDU

Tüm bu süreci ve size yaşattığı hissi nasıl açıklarsınız?

Ben başardım! Gerçekten kendime çok teşekkür ettiğim anlarım oldu. ‘Çok teşekkür ederim, başardın sen Fevziye’ dedim. Çok mutluyum şu an çok mutluyum! Hocamız Doç. Dr. Mesut Bozkurt, ‘Fevziye Hanım siz 4 yıllığı da bitireceksiniz inşallah. Ben sizin yüksek lisans ve doktora hocanız olacağım’ dedi. Ben de hatta, ‘Hocam ben geri gitmiyorum ileri gidiyorum’ diye espri yaptım o da bunun üzerine, ‘Hiç öyle düşünmeyin. Mimar Sinan da 59 yaşında mimar eğitimi almaya başlamış. 90 yaşına kadar çalışma hayatı olmuş ve çok güzel eserler bırakmış. Neden olmasın? Neden yapamayasınız?’ dedi.

Bu süreçte sizi destekleyen insanlarla da karşılaşmak büyük şans bence

Tabi kesinlikle… Bu yıl derslerimize giren 3 hocamın 3’ü de birbirinden değerli benim için önemli.

Yaşıtlarınıza, bir şekilde eğitim hayatına devam edememiş, özellikle hemcinslerinize bir mesajınız var mı?

Hiçbir zaman hiçbir şeye geç kalınmış değildir. Yeter ki insan, ‘Ben bunu yapacağım’ desin. Okuluma girdiğimde bunu görebildim. Genç arkadaşlarımla yarış halinde olabileceğimi gördüm. Eğer eğitim süreçlerini hayatlarında eksik bıraktılarsa hiçbir şey için geç değil. Ertelemesinler hayat devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -