Çanakkale Merkez Okçuluk Kulübü Başkanı Tandoğu Yazıcı; “Çanakkale Merkez'de 16 nisan 2014 yılında kulübümüzü kurduk. Kulüpler, dernekler yasasıyla yönetiliyor, önce derneklere üye olduk. Derneğimizi kurduktan sonra Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nden tescil aldık. Daha sonra resmi yarışmalara katılabilmek için federasyona belli bir ücret ödeyerek, kulübümüzü federasyona tescilledik. Kurulduğumuz yıldan bugüne kadar kulübümüz, çeşitli dallarda, çeşitli branşlarda Türkiye Şampiyonalarına katılıyor.
“firmalar belediyeye destek veriyor ama gerçek anlamda ihtiyacı olan, amatör spor, olimpiyat sporu olan bu gibi kurumlara destek vermiyor”
2014 yılında kurulduktan sonra Çanakkale'nin en büyük otellerinden biriyle anlaşma yaptık, belli bir ücret ödedik. Normalde büyük oteller böyle aktivasyonlar için spor kulüplerine,antrenörlerine ücret öderler ama biz tersini yaptık.Otelinde bize katkı sağlayacağını düşünerek 1 yıl boyunca okçuluğu tanıtmaya, anlatmaya çalıştık.Maalesef oradan katkı gelmeyince bir yıl sonunda orayla yaptığımız sözleşmeyi sonlandırdık. Gençlik Spor İl Müdürlüğü'ne müracaat ettiğimizde, Anafartalar Spor Salonu'nda bir koridor vardı, orayı kullanmamıza izin verdiler. Tabi belli bir zaman sonra Gençlik Spor İl Müdürlüğü bizden ücret talep etmeye başladı. Bizim Çanakkale'de 20 tane öğrencimiz var. Geniş alanlar olduğu zaman 1 saatte bitirebildiğimiz antrenmanları dar alanda çalıştığımız için5-6 saate yaymak zorunda kaldık. Bu 5-6 saatte ekonomik olarak bize ağır geliyordu. Ondan sonra açık alan ihtiyacı duyduk. Açık alan için Gençlik Spor Müdürlüğü'ne yeniden müracaat ettik. Bunun sonrasında malzeme koymamız için bize bir depo verildi. Bu depoda inanın çok nem ve rutubet vardı. Ahşap yayların bir çoğu nem ve rutubetten etkilenerek kırıldılar. Açık alanda bize bir yer verildi.Önce tenis kortlarının bulunduğu yerde problem yaşamıyorduk ama bir şekilde oradan uzaklaştırdılar. Daha sonra bizi 18 Mart Spor Salonu'nun arka tarafında bir yer tahsis ettiler. ''Tamam olur '' dedik ama oraya gittiğimizde ne görelim. Bira şişeleri, bali kutuları, tiner kutuları. Yani her gün orayı temizlemekten gına geldi. 1 yıl boyunca orada antrenman yapmak zorunda kaldık. Bütün sporcu velileri bizden şikayetçi oldu. ''Biz çocuklarımızı size spor yapsın diye gönderiyoruz, bize gösterdiğiniz yer burası mı ?'' dediler. Temizliyoruz , ertesi gün akşamı yine aynı şekilde buluyoruz. Baktık burada da olmuyor 2016 yılında salon tutmak zorunda kaldık. Yani düşünün biz amatör spor kulübüyüz ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü bize yer ve imkan sunmadığı için biz para karşılığında salon tuttuk. Çanakkale'nin üst zümresine gidiyoruz yine sahip çıkan, sponsor olan çıkmıyor. Bakıyoruz gittiğimiz firmalar belediyeye destek veriyor ama gerçek anlamda ihtiyacı olan, amatör spor, olimpiyat sporu olan bu gibi kurumlara destek vermiyor. Yani rant kavgası mı desem bilemiyorum.”
“Gençlik Spor İl Müdürlüğü hiç bir zaman bir tek sporcumuza yardımda bulunmadı. Ne garip ki gittiğimiz yarışmalardaki sporcuların %80 i bulunduğu yerin Gençlik Spor İl Müdürlüğü bütçesiyle geliyorlar”
“Çanakkale'nin bize sahip çıkmasını istiyoruz çünkü gittiğimiz yarışmalarda ''Çanakkale'den geliyorlar, Çanakkale Okçuluk Spor Kulübü'' diyorlar. Bizim ismimiz Gelibolu değil, Çan değil , Biga değil Çanakkale. Biz yarışmalara bütün şehri temsilen gidiyoruz. Başka isimlerde kullanabilirdik ama olması gereken bu çünkü Çanakkale ismi bizim için çok özel. Biz Çanakkale ismine layık olmak için bu sporu, elimizden geldiği kadar, en iyi şekilde yapmak istiyoruz ama dediğim gibi imkanlarımız kısıtlı. Biz bu imkanlara rağmen geçen sene Türkiye Şampiyonu çıkardık. Yine aynı şekilde 2015 yılında Çan'da yetiştirdiğimiz sporcular içinden Türkiye Şampiyonu çıktı.Yani bakıldığı zaman dernek olarak biz bu işi yapabilecek yetenek ve bilgi donanımına sahibiz.Okçuluk sporu öyle bir şey ki; alan olması, malzeme olması, sporcunun ekonomik durumu olması lazım. Yarışmalara gidiyoruz. Bu zamana kadar Gençlik Spor İl Müdürlüğü hiç bir zaman bir tek sporcumuza yardımda bulunmadı. Ne garip ki gittiğimiz yarışmalardaki sporcuların %80 i bulunduğu yerin Gençlik Spor İl Müdürlüğü bütçesiyle geliyorlar. Bir sporcunun maliyeti en az 500 lira. Gençlik Spor İl Müdürlüğü 200, 300 lira katkı sağlasa geri kalanı da veli katkı sağlayacak ve sporcu yarışmaya gidebilecek ama 500 lira ödeme imkanı çok zor. Veliler ödeyemiyor. Yarışmalara sporcu götüremiyoruz. Yetiştirdiğimiz çok kaliteli sporcular var ama ekonomik nedenlerden dolayı yarışmalara götüremiyoruz.”
“Geçen sene Çanakkale 18 Mart Şehitleri Şampiyonası için Antalya'ya gittik. Böyle bir şey olabilir mi?”
Biz burayı işletirken kendimiz maaş almıyoruz. Üç antrenörüz hepimizde gönülden çalışıyoruz ama Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün antrenörü gönüle dayalı mı çalışıyor? Böyle bir şey yok . Aylık maaş alıyor onun karşılığında 8 saat hizmet veriyor.İyi veya kötü orası ayrı bir olay. Biz para da almıyoruz, destekte alamıyoruz. Ne yapalım şimdi ? Nasıl ayakta duralım? Yani bizim anladığımız şu: '' Siz bu kulübü kapatın'' Biz bu kulübü kurarken amacımız şuydu: Olimpiyatlara sporcu yetiştireceğiz. İnanıyoruz ki bu hedefimizi başaracağız. Herkes çocuklarıyla zaman geçirirken biz burada gençlerle, yeni nesille okçuluk sporunu tanıtıyoruz. Gidip kahvelerde, kafelerde, kordon da oturmayı bizde biliriz. Bu sadece bizim sorunumuzda değil. İnanın çoğu amatör kulüp antrenörleri cebinden para harcıyor. Belediyeyle de konuştuk. Çanakkale turizm şehri, bu şehre güzel bir spor tesisi yakışır dedik. Geçen sene Çanakkale 18 Mart Şehitleri Şampiyonası için Antalya'ya gittik. Böyle bir şey olabilir mi? Çanakkale adına yarışma Antalya'da oluyor ve biz gidiyoruz. Niye burada olmasın? Düşünün 1000 tane sporcu geliyor. Bu 1000 sporcunun Çanakkale'deki esnafa katkısını düşünün. En az 4-5 gün burada kalacak, para harcayacaklar. Biz nasıl gidip para harcıyorsak onlarda gelip burada ekonomiye katkı sağlayacaklar. Baktığımız zaman bacasız bir fabrika bu. Bunun getirisi kime olacak? Çanakkale esnafına olacak, belediyeye olacak.
“Gençleri sokak köşelerinden alıyoruz, spor yaptırıyoruz”
Biz yaptığımız işin doğru olduğunu biliyoruz.2015 yılından beri en azından 15-20 okula gittik. Aslında Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nün yapması gereken görevi biz hiç bir ücret almadan, malzemeleri sırtımıza alarak okçuluğu, sporu tanıtmak amaçlı okullara gidiyoruz. Hala daha gitmeye devam ediyoruz. Gençleri sokak köşelerinden alıyoruz, spor yaptırıyoruz. Herkes futbol veya basketbol oynayacak diye bir kaide yok. Değişik branşlarda yetenekli insanları keşfetmemiz lazım.
17-20 Ağustos 2017 tarihleri arasında 13-14 yaş grubu Minikler Türkiye Şampiyonası'na, İstanbul'a sporcu götürdük. Bizim sporcularımızın açık havada bir tane ok atmadı.Bu şampiyonaya iki tane sporcuyla gittik. Bunlardan bir tanesi Makaralı Yay'da 44. oldu. Diğeri 41 .oldu ve eleme turlarını geçerek Türkiye'de ilk 30 sporcu arasına girdi. Olimpik yayda Oruç Buğra Karagöz 120. oldu ilk yarışmasıydı ama yinede büyük başarı. Neden büyük başarı ? Çünkü hiç açık havada ok atmadılar. Bundan üç gün sonra 9-11 Yaş arası Minikler Türkiye Şampiyona yine üç tane sporcuyla katıldık. Makaralı yayda Arda Deniz Turan ilk 25’e girdi. Olimpik yayda, Elif Su Girgin'de 31 .oldu. Çağatay Adıyaman'da 115. oldu. Bizim sporumuzda yaş sınırı olmadığı için her gelen bireyi sporcu olarak düşünüyoruz. 70 yaşındaki bir kadının kemiklerinde kireçlenme vardır, bunu önlemek için, omur ilikte problem vardır, bunu düzeltmek için okçuluğu öneriyoruz. Bireysel olarak bedensel, zihinsel, psikolojik gelişim sağlıyor. Başarıların alışkanlığa dönüştürülmesi için okçuluğu öneriyoruz. Öz güvenli nesiller kazandırmak için okçuluk diyoruz. Hedefe odaklanmak için okçuluk diyoruz. Bedensel gelişim , özgüven, dikkat dağınıklığı,sabretmeyi öğrenmek için okçuluk diyoruz.TEOG süresinde okçuluğa devam eden gençlerimizin %80'i başarılı oldu. Sporcularımız bir tanesi tüm soruları yaptı, diğeri bir yanlışla bitirdi. İnanın buna okçuluğun çok katkısı var. Yani her yaş grubu için okçuluk diyoruz. Hedef belirlemek için okçulukla tanışmalarını istiyoruz. Bir puanın ne kadar önemli olduğunu öğrenmeleri için ''Ok atmayan kalmasın'' diyoruz.” DOĞANCAN USTABAŞ
Yorumlar
Yorum Yaz