Siyaset

İHD, çocuk hakları ihlallerine tepki gösterdi “Sözleşmeye sahip çıkacağız”

İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi, 1990 yılında yürürlüğe giren Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde Türkiye’nin de imzası olmasına rağmen çocuk hakları ihlallerinin devam ettiği ifadesiyle oturma eylemi gerçekleştirdi. Eylemde sözleşmenin uygulanması ve ihlallerin önüne geçilmesi talep edilerek “Umudumuzu koruyan bu sözleşmeye sahip çıkacağız” dendi

İHD, çocuk hakları ihlallerine tepki gösterdi “Sözleşmeye sahip çıkacağız”

Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi 2 Eylül 1990 yılında yürürlüğe girmiş, Türkiye 14 Ekim 1990 tarihinde 196 ülkeyle birlikte sözleşmeye imza atmıştı. 1995’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren sözleşmede anadilde eğitim alma hakkı, etnik kültürel siyasi ifade özgürlüğü konularını içeren 17, 29 ve 30’uncu maddeler çekinceli ibaresiyle onaylanmıştı. Çocuk hakları aktivisti Esin Koman’ın öncülüğünde gerçekleşen basın açıklamasında bu politikanın hala devam etmesine tepki gösterdi.

Sözleşmenin uygulanmadığının belirtildiği açıklamada ekonomik kriz, ataerki, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve aile kurumunun devamlılığı odaklı politikalar sebep gösterilerek sözleşmenin uygulanması talep edildi.

“Bu politikalar derhal terk edilmeli”

Çekinceli onaylanan maddelerin hak ihlallerinin önünü açtığının ifade edildiği açıklamada “Türkiye sözleşmeyi imzalamıştır. Ancak anadilde eğitim alma hakkı, etnik kültürel siyasi ifade özgürlüğü konularını içeren 17, 29, ve 30’ncu maddeleri ne yazık ki çekinceli ibaresiyle onaylanmıştır. Çocuk Hakları Sözleşme’nin onaylanmasının üzerinden geçen bunca yıla rağmen 35 senedir, Türkiye’deki çocuk hakları ihlallerinin önünü açan; derinleşmesine ve karmaşıklaşmasına, cezasızlıkla karşı karşıya bırakan, hatta şiddeti yeniden üreten, çarpık, ezberci, şiddete dayalı, çocuğu yok sayan, nesneleştiren, zayıf ve korumasız bırakan, yanlış politikalar devam etmektedir, bu politikalar derhal terkedilmelidir. Sonuçlarını olumsuz şekillerde yaşadığımız ataerkil yapıdan beslenen, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini arttıran, aile kurumunun devamlılığını sağlamaya odaklı, politikalar ve korumacı yaklaşımlar ve tutumlar çocukların hak ve özgürlüklerinin önünde engeller yaratmaya devam etmektedir” ifadeleri yer aldı.

“Sözleşme uygulansaydı ölüm ve çocuk kavramlarını yan yana konuşuyor olmazdık”

Çocuk işçi ve çocuk istismarı konularına değinilerek “Eğer sözleşme uygulansaydı; bugünü, burada onlarla birlikte, coşkuyla kutlayabilirdik. Yaşamını kaybeden çocukları anmak için toplanmazdık, ölüm ve çocuk kavramlarını yan yana konuşuyor olmazdık. Ekonomik krizin sonucu olarak yoksulluğun ateşi içinde yaşamını kaybetmelerini, ekonomik sömürünün devam ettiği üretim bantlarında en ucuz iş gücü olurken, eğitim hakları ellerinden alınarak işçi olarak tercih edildiklerini söylemek çok ağır gelmiyor mu? Çocuk yaşta doğum yapan, MESEM’lerde yaşamını kaybeden, kutsal olarak atfettiğimiz aile ilişkilerinde gözden çıkarılan, kız çocuklarının isim listeleri yeni doğan bebeklerin ölüme terk edilişi, dinselleştirilmiş eğitim sisteminin sapkın uygulamaları her yaşta çocuğa dayatılırken, devletin engelli bakım evlerinde her türlü kötü muamele ve işkenceye uğrayan çocukla bizleri utandırmıyor mu?” açıklamasında bulunuldu.

“Buna sessiz kalmak insanlık suçu”

Koman sözleşmenin uygulanması için harcanan çabayı sürdüreceklerini ifade ederek “Daha iyi bir dünya ve eşitlik çabası vermeyi sürdüreceğiz, umudumuzu koruyan bu sözleşmeye sahip çıkacak, ondan da güç alacağız. Haklarımızı bir araya gelerek talep etmeye devam edeceğiz. Yaşamını kaybeden tüm çocuklara sonsuz saygı ve üzüntü duymayı sürdürürken, üstelik buna sessiz kalmanın da insanlık suçu olduğunu da hiç unutmayarak, diyeceğiz ki çocuklar vardır, var olmalıdır onurlu, saygın ve mutlu yaşamalıdır” dedi.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Metin Koç
Editör
M

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -