Gündem

İdlib'de ateşkes (06.03.2020)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüş...

İdlib'de ateşkes  (06.03.2020)

Özellikle Suriye'deki durumu ve İdlib'deki son gelişmeleri ele aldıkları görüşmelerde, yaklaşık altı saat süren bir çalışma yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tesis ettikleri samimi diyalog kapsamında benzer veya farklı görüşte oldukları tüm konuları ayrıntılarıyla görüştüklerini, müzakere ettiklerini söyledi. Türk-Rus ilişkilerinin derin tarihî köklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, beş asrı aşan bu tarihin, güçlü geleneğe sahip iki devletin ve halkın karşılıklı etkileşiminin de tarihi olduğunu belirtti. “Bu köklü ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde ilerletmek en büyük arzumuzdur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılının idrak edildiği bu sene Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı için Rusya Devlet Başkanı Putin'i Türkiye'ye beklediklerini ifade etti.

“İdlib'de yeni bir statünün oluşturulması kaçınılmaz hâle gelmiştir”

2018 Eylül ayında Soçi'de varılan mutabakat ile İdlib'de nispi istikrarın sağlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Soçi Mutabakatı’na göre İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi muhafaza edilecek, bölgeye yönelik saldırıların önlenmesi dâhil olmak üzere, statükonun korunması için gerekli tüm tedbirleri alacaktık. Rejimin geçen mayıs ayından itibaren yoğunlaşan ve doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları İdlib'de tesis ettiğimiz sükûneti bozmuştur. İdlib Mutabakatı’nın bozulmasına yol açan gelişmelerin birinci derecede sorumlusu saldırganlığıyla bölgenin istikrarını da hedef alan rejimdir. Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın tamamının terörist olarak ilan edilip havadan ve karadan ağır bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”

“Amacımız bölgedeki insani krizin daha da kötüye gitmesini önlemektir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya ile aramızdaki iş birliği ruhu bugüne kadar Suriye'deki ihtilafa son verilmesine yönelik uluslararası çabalara emsalsiz bir katkı sağlamıştır. Siyasi süreç ve Fırat'ın doğusu gibi boyutları da bulunan çalışma ilişkimizi derinleştirerek sürdürmeyi arzu ediyoruz. Bu hususta bizimle hemfikir olduğuna inandığımız Rusya'nın, rejimin iş birliğimizi zedeleyecek eylemlere göz yummayacağına inanıyorum. Bugünkü görüşmelerimiz İdlib sahasında attığımız adımları masadaki çabalarımızla pekiştirerek bölgedeki soruna kalıcı çözüm bulma irademizin bir tezahürüdür. Öncelikle en kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek, ardından birlikte kararlaştıracağımız diğer adımları süratle atacağız. Bu gece saat 00.01, yani tam gece yarısı itibariyle ateşkes yürürlüğe girecektir. Ateşkesin kalıcı hâle getirilmesi için gereken çalışmalar hızla ve etkin şekilde yürütülecektir. Amacımız bölgedeki insani krizin daha da kötüye gitmesini önlemektir. İhtiyaç sahibi tüm Suriyelilere ön şartsız ve ayrım gözetilmeksizin yardım sağlanması için birlikte çalışacağız. Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü olarak ikamet yerlerine geri dönüşlerinin kolaylaştırılmasını temin edeceğiz” diye ekledi.

“Türkiye, rejimin saldırılarına cevap verme hakkını saklı tutacaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üzerinde mutabık kalınan ortak metnin Dışişleri Bakanları tarafından açıklanacağını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye bu süreçte rejimin yapabileceği her türlü saldırıya tüm gücüyle ve tüm sahada cevap verme hakkını saklı tutacaktır. Ve bu süreç içerisinde karşılıklı olarak değerli mevkidaşımla irtibat hâlinde olacağız. İlgili bakanlarımız birbirleriyle irtibat hâlinde olacaklar. Suriye krizine bu ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde bir çözüm bulunana kadar Türkiye, Soçi Mutabakatı dâhil bölgedeki inisiyatiflerini sürdürmekte kararlıdır. Bir kez daha Cenevre'de kurulan müzakere masasının kalıcı barış ve istikrarın yegâne anahtarı olduğunu belirtmek istiyorum. Bugünkü toplantımızın Suriye'deki ihtilafa kalıcı çözüm bulunması çabalarına katkı vermesini temenni ediyorum.”

Gökhan; “Şehitler Tepesi, garibanlar tepesi demek lazım”

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Meclisi’nin Mart ayı olağan toplantısında İdlib operasyonunu gündeme getirdi. Başkan Gökhan; “Şehit cenazelerimiz geliyor. Evlerinin önüne geliyor. Bir bakıyorum, boyasız, badanasız, çatısız, yolları yamuk yamuk evlerden çıkıyor şehit cenazeleri. İşsizlikten dolayı profesyonel askerliği tercih etmiş gariban ailelerin çocukları. Bedelli askerlik var, adam parayı veriyor yırtıyor. Şu yöneticilerin çocuklar ne zaman askerlik yapmış merak ediyorum. Ben şahsen 18 ay askerlik yaptım. Ben varlıklı bir ailenin çocuğuydum, rapor alıp askerliğe gitmeme şansım çok yüksekti, ama vatan borcu diye askerliğimizi yaptık. Herkes askerliğini yapmak noktasındaydı ama bir şey oldu garibanlara kaldı bu iş. Şehitler Tepesi, garibanlar tepesi demek lazım. Daha doğrusu gariban şehitler demek lazım. Onun için başkasının cebinden harcamayın. Başka ailelerin cebinden harcamayın” dedi.

“Biz güvenliğimizi sağlamalıydık”

“Suriye toprağından biz toprak mı alacağız?” diyen Başkan Gökhan; “Biz güvenliğimizi sağlamalıydık. Karşıdan gelecek tehlikelere karşı kapımızı kapatmalıydık. Bunu beceremedik. Niye beceremedik? Çünkü Suriye’de laik bir rejime karşı savaşan diğer unsurlara dinci unsurlara destek olduk. İŞİD’in hortlamasına da biz sebep olduk. Rusya’nın Esad’ın yanında olduğunu bilmiyor muyduk? Biliyorduk. Bizim görüşümüz yanlış yola girdik. Yanlış düğmeyi ilikledik. O gömleği ilikleyemiyoruz şimdi. Umarız düğmeyi yeniden sökeriz ve ilikleriz. Oradan kazasız belasız buraya çıkarız. Atatürkçüler ve Cumhuriyetçiler, bu vatanın bölünmez bütünlüğü için saçma sapan ideolojilere karşı direneceğiz” şeklinde konuştu.

“Ordu maalesef komuta kademesi anlamında zafiyete uğradı”

Başkan Gökhan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Ordumuza laf eden yok, kesinlikle öyle bir şey yok. Şu an Kara Kuvvetleri Komutanı’nın adını kaç kişi biliyor burada? Genel Kurmay Başkanının adını kaç kişi biliyor? Bazı şeyleri televizyondan izleyip, liderlerin söylediği şekliyle algılayıp fikir üretmeyelim. Ne olur biraz inceleyelim. Ordu maalesef komuta kademesi anlamında zafiyete uğradı bence. İdlib'deki komutanlar kim? Biliyor musunuz? Bilmiyoruz. Rütbeliler kimler? Yetkin bir biçimde komutanın dediği gibi planlanan bir şey değil. Birden ve aniden verilen kararlarla yalan yanlış işler yapılıyor. Veya açıklanmıyor. Kamuoyuna açıklasınlar. Kamuoyuna açıklamak zorundalar. Biz bilgi sahibi olmak zorundayız. Bizim evlatlarımız ölüyor. Bizim vatandaşlarımız ölüyor. Kaç tane şehit bilmiyoruz hiçbir şeyi. Kişi biliyoruz. Kişi değil onlar insan. Bütün Türkiye'deki yurttaşların evlatları.”

Ölçek’ten Başkan Gökhan’a tepki

AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yıldıray Ölçek, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın meclis toplantısında yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Ölçek yaptığı açıklamada; “Mart ayı Belediye Meclis toplantısında yine Merkez Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın gündem dışı açılış konuşmasında bir tane Çanakkale sorunlarına değinmeyerek ülke gündemine ve özellikle devletimize ayar vermeye yönelik söylemlerde bulunmasına şahit olduk. Konuşmasında İdlib’de başarılı bir şekilde sürdürülen Barış Pınarı Harekatına yönelik atıflarda bulunan Sayın Gökhan anlaşılıyor ki ülke gündemini takipten uzak bir hayat sürdürüyor. Öyle ki operasyonun plansız olduğunu, kimin yönettiğinin bilinmediğini, aniden alınan kararlar ile yanlış işler yapıldığını ifade ediyor. Sayın Gökhan devletimizin yaptığı her yaptığı operasyonun başarılı ve planlı şekilde yürütüldüğünden, Barış Pınarı Harekatının başta Milli Savunma Bakanımız Hulisi Akar olmak üzere tüm Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi tarafından sevk idare edilmesinden bir haber olduğunu anlayabiliyoruz. Tüm Türkiye tek vücut olmuş harekata destek verirken Gökhan’ın ısrarla operasyon planına ve yöneten komutanlara takılması da ayrıca manidardır. Operasyonlar gizlilik esasıyla yürütülür ve ne plan ne yöneten kişiler deşifre edilir” dedi.

“Gökhan konuşmasında şehit verdiğimiz evlatlarımıza da atıfta bulunarak hepsinin gariban aileler olduğuna dikkat çekmiştir” diyen Başkan Ölçek; “Şehitlik mertebesi garibanı zengini birbirinden ayırt etmeyen en büyük mertebedir. Bu mertebede her vatandaşa nasip olmaz. Bunu Gökhan böyle bilmelidir. Televizyonda bir iki şehit evinden gördüğü görüntüler ile bu kanıya varması ise ayrı bir utanç teşkil etmektedir. Tabi kendisi yerel seçimlerde partisi ise genel seçimlerde terör örgütü yandaşlığı yapan siyasi parti ile kol kola hareket ederse şehitlik mertebesi ile ilgili böyle sığ yaklaşımlarda bulunması da Çanakkale kamuoyunu hiç yanıltmamıştır” şeklinde konuştu.

“Gökhan, Çanakkale’de kendi iş ve işlemleri ile uğraşmalıdır”

Başkan Ölçek sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Artık Gökhan ülke gündemine yön vermeyi bırakmalı Çanakkale’de kendi iş ve işlemleri ile uğraşmalıdır. Çanakkale halkı ondan ülke gündemi değerlendirmesi değil başlayıp bitirilemeyen sözde projelerinin neden bitirilmediğinin kendilerine anlatılmasını beklemektedir. DİSK ile bile masaya oturup anlaşma sağlanmadığı bir ortamda Gökhan bence barış pınarı harekatını bir kenara bırakıp sözde işçilerin yanında olduğu söylemlerini göz önüne alarak emekçinin sorunlarını çözmelidir. Gökhan’ın bu açıklamalarını bizler kamuoyunun takdirine bırakıyor, artık hizmet için biraz kafa yormasını beklediğimizi buradan kendisine bildiriyoruz.”

Gürhan Kökçak

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -