Meşher, güncel sergisi "Hikâye İstanbul’da Geçiyor" kapsamında, İstanbul’un sanat, edebiyat ve kişisel bellekteki derin izlerini sürmeyi sürdürüyor. "Çağrışımlar" paneli, yedi konuşmacıyla İstanbul’un sanat, edebiyat ve bellek katmanlarını aynı masada buluşturuyor.

Geçen yıl 5 Ocak 2024’te "Göz Alabildiğine İstanbul: Beş Asırdan Manzaralar" sergisiyle başlatılan "Çağrışımlar” dizisinin ikincisi 9 Ekim 2025 Perşembe günü Divan İstanbul’da hayata geçiyor.
Tüm güne yayılan iki oturumluk program, akademisyenlerden yazarlara, tasarımcılardan sanatçı ve oyunculara uzanan geniş bir seçkiyle İstanbul’un zihinlerde bıraktığı izlerin peşine düşecek.

Meşher Direktörü Nilüfer H. Konuk'un yapacağı açılış konuşmasından sonra ilk oturumun yönderliğini, "Hikâye İstanbul’da Geçiyor" sergisinin küratörlerinden Ebru Esra Satıcı üstleniyor. Zeynep Çelik, “Bir Serginin Öne Çıkardığı Sorular” başlıklı sunumunda serginin topladığı sorulara odaklanacak; oryantalizm (doğuculuk) ve ötekileştirme kavramları ışığında metin ve sanat yapıtlarının farklı okuma yollarını tartışacak. Leman Yılmaz, “İstanbul: Gizemin Odağında Bir Labirent Kent” ile kentin polisiye ve sahne sanatlarındaki konumunu; kimi zaman “karakter”, kimi zaman “sahne” olarak nasıl temsil edildiğini inceleyecek. Jale Parla ise “Bir Sergiden Anılara Yolculuk”ta sergi deneyiminden hareketle kişisel bir hatırlama güzergâhı kuracak; akademik geçmişi ve kütüphane anılarını İstanbul’un kültürel belleğiyle ilişkilendirecek.

Öğle arasının ardından ikinci oturumu, serginin ortak küratörü Şeyda Çetin yönetiyor. Nisan Ak, “Bir Nota Kapağından Başlayan Macera” ile “Pera” başlıklı bir nota kapağından yola çıkarak unutulmuş bir müzik mirasını gündeme getirecek; bestecinin kimliğini ve eserlerini yeniden keşfe çağıracak. Sadık Karamustafa, “Ben İstanbul’a Denizden Düştüm” konuşmasında grafik tasarımın şehirle kurduğu bağı ve kendi deneyimlerinden beslenen gözlemlerini aktaracak. Elçin Poyrazlar, “Romancı Biraz da Casustur”da casusluk ve suç romanlarında İstanbul’un, Batı’nın Doğu'yu hayal edişinde nasıl bir başkahramana dönüştüğünü irdeleyecek. Program Tilbe Saran’ın “Bir Çocuk Yüzü, Bir Sokak Adı, Bir Kitap Sayfası…” başlıklı anlatısıyla kapanacak; Saran, 1960’lardan 80’lere uzanan kişisel İstanbul panoramasını paylaşacak.
Her iki oturum da soru-cevap bölümüyle tamamlanacak. Etkinlik ücretsizdir, katılım için kayıt gereklidir. Bilgi ve kayıt: ka[email protected]
Yorumlar
Yorum Yaz