Gündem

HATIRLAYAN VAR MI?

HATIRLAYAN VAR MI?

HATIRLAYAN VAR MI?

Ak Parti Milletvekili Ayhan Gider, geçenlerde CHP’nin Kepez Belediye Başkanı Dr. Ömer Faruk Mutan’ı ziyaret etmiş. Sosyal medya hesabından da paylaşıyor.

Fotoğraf dikkatimi çekti. Mutan’ın yanındaki koltukta CHP merkez belediye meclisi üyesi Muzaffer Özgen oturuyor. Sayın Özgen, merkez belediyesini temsilen mi yer aldı bilmiyorum ancak fotoğraf, Kepez CHP’de taşları yerinden oynatabilir her an…

Sokakta akıl diliyle insanlar şunu sorguluyor “Kepez Belde Başkanı Birol Bey niye yok görüntüde?”

Bu bile taşları kımıldattığını göstermiyor mu sizlere…

HATIRLAYAN VAR MI?

Yoldan geçen hiç tanımadığımız birini çevirip soralım “Ak Parti iktidarını en başarılı bulduğunuz icraatı nedir?” Hiç şüphesiz böyle bir soruya cevap vermek için kişi, uzun süre duraklayıp düşünecektir. Hazır düşünürken ikinci bir soru yöneltelim” Sağlıkta reform diye bir şey duydunuz mu? ” Genelde soruları 35 yaş üzerindeki insanlara yöneltelim. İşçi, köylü, esnaf olmasına dikkat edelim. Memur da olabilir.

Eminim hiç beklemeden şöyle bir yanıtla karşılaşacaksınız “Evet ama hizmet kalitesi daha iyi olabilir.”

Memnuniyet açısından bu yanıtı tartışabiliriz. Hastaneler, acillerde verilen hizmet kalitesini arttırma adına görüş ve öneriler alınabilir ama hiç birimiz çıkıp da 12 yıl öncesinden özlemle bahsedemez.

Burnumuzun dibinde, Çanakkale’de, Çanakkale eski SSK ve Devlet Hastanelerinin fiziki durumları da dahil verilen sağlık hizmetini hatırlayalım. Önce özel muayenehane sonra hastanede ameliyat v.s gibi tedavi hizmetlerini de birlikte hatırlayarak.

Başbakan Binali Yıldırım’ın önceki gün yaptığı konuşmada söylediği sözler üzerinden tepki vermek ve o sözlerin ironi olduğunu bildiği halde farklı yerlere çekmek ne kadar vicdani? Eski sistem vatandaşın canını yakıyordu ancak bazıları için öyle ballıydı ki, Çanakkale gibi yerde yatlar, katlar, sınıf farklılığı…

Sponsor olan İlaç firmaları mavi turları vatandaş için mi düzenleniyordu? Röprezantların cirit attığı hastane koridorları bugün o kadar tenha ki, muayene olmak için polikliniklere sadece halk giriyor.

Tekerlekli sandalye ile hasta taşınamıyordu Çanakkale Devlet Hastanesi acilinde. Acilin ihtiyacı olan sandalye, sedye için 90’lı yılların yerel gazete manşetlerini hatırlamak isteyenler varsa, lütfen arşivlere girmek için Halk Kütüphanesine uğrayıversin.

Şoför ve Otomobilciler Odası eski Başkanı Nurettin Dündar’a sorsun bakalım sandalye bağışlamak için açılan kampanyalara Çanakkale şoför esnafı nasıl duyarlılık göstermiş. Yataklı tedavide, odaya perde alıp bağışlayan insanların isimleri kapıya gururla (!) asılıyordu.

Acil için dönemin en gerekli olan tıbbi cihazların başında gelen tomografi çekimleri nerede yapılıyor idi hatırlayan var mı? Özel tomografi merkezine sevk edilen hastalara ambulans dahi tahsis edilmiyor, iki adımlık Alman Sokağına gitmek için taksimetreler açılıyordu.

Hamam böceklerinin cirit attığı servislerde hiç şifa bulma adına gözlerinizi kapattığınız oldu mu?

Sahi kemoterapi almak için Çanakkale’deki hastalar nereye sevk ediliyordu? Hatırlayan var mı?

Sayacağımız o kadar çok değişim var ki…

El insaf yahu.

Bari Çanakkale’de bi susun…

KİM NE DİYOR, BAKALIM…

Çanakkale MHP’de yönetim değişikliği talepleri o kadar artmaya başladı ki, kurultay delegelerinin muhalif duruşları ve buna yönetimin müdahil olmaması artık her yerde sessi olarak konuşulmaya başlandı.

İl’de mutlak yönetim değişikliği isteniyor.

Önceki akşam İl yönetiminin olağan toplantısı vardı. Değişiklik talepleri orada gündeme geldi mi çok emin değilim ancak MHP’li isimlerin sosyal medya üzerindeki paylaşımlarına bakılırsa mevcut duruş (suskunluk), onları da rahatsız etmiş.

Aylarca yönetimde kalıp muhalif duruşa karşı etkin olmayanların gidip yerine MHP ülküsünü savunan ve etkin çaba gösterecek isimlerin gelmesi isteniyor. Devlet Bahçeli’nin son günlerde yaptığı çıkışlara Çanakkale yerelinde yönetimin niye açık destek vermediği tartışılıyor. Özellikle ayıklanma mevsimi ile ilgili yereldeki yönetimin tavrını suskunluktan yana kullanmasına anlam veremiyor.

Bu suskunluğun parti içi muhalefete yaradığını ve bunun da kendilerinde rahatsızlık yarattığını eğer organlarda görev almış eski yöneticiler söylüyorsa yeni görev veya beklenti için değil ,aksine Devlet Bahçeli’nin yalnız bırakılmasını içlerine sindiremediklerinden diye düşünüyorum.

Eğer aksi tutum içersinde olsalardı gidip muhaliflerin yanında yer alırlardı veya siyaset yapmaktan vazgeçip kendilerini emekliye ayırırlardı. Eğer bugün Kadın Kolları eski başkanı kapı, kapı dolaşıp hala liderini savunuyorsa yönetimin de üzerine düşeni yapması gerekir ki, buna da MHP’liler “vefa” diyor.

Kulislerde ismi ençok dolaşan Mehmet Ali Çetin, her ne kadar “şahsıma iletilen bir görevlendirme yok” şeklinde açıklama yapsa da Çetin, heyecan yaratmaya devam ediyor.

Ağlamaklı konuşan bir MHP’li aynen şunu söylüyor “Biz MHP’yi yolda bulmadık. Merhum Başbuğ ile ne badireler atlatıp geldik.”

Yaşı 60’ın üzerindeki bir MHP’li ise “Çanakkale, Başbuğun özel önem verdiği yerlerin başında gelir. Başbuğun aziz hatırası olan koltukta kim oturuyorsa onunla birlikte yürümek durumundayız. Ama Çanakkale’de yönetim suskun. Bu da bana acı veriyor” diyor.

Daha ne desin insanlar..

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -