Dünya savaşının dönüm noktası, 253 bin şehidin abidesi, şehitler diyarı Çanakkale… Evet her geçen gün büyüyor ve gelişiyor… Her yıl şehitlikleri gezmeye görmeye gelen yaklaşık 4 milyon yerli ve yabancı turist, bu pastada büyük diliminde sahibi. Bu fahiş turist sayısı Çanakkale’nin ekonomik kalkınmasında büyük önem arz etmekte. Çanakkale’yi jeopolitik konumu itibariyle inceleyecek olursak Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, İstanbul emsali bir yapısı bulunmakta. Yani demem o ki Çanakkale İstanbul gibi metropoliten bir kent olma potansiyelini barındırıyor. Bu durumda zamanla fark edilmeye başlanması, Çanakkale yerlisinin ve esnafının yüzünü güldürüyor ve güldürmeye de devam edeceğini umuyorum.
2-Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde(turizm, eğitim, tarım vs) ilerleme kaydedecektir?
Uzun boğazı ve 3 yanının denizlerle çevrili olması sebebiyle Çanakkale’nin bir turizm kenti olabileceğini öngörmek çok da zor olmasa gerek. Gelibolu yarım adası, Truva Antik Kenti gibi tarihi beldelerine ve Bozcaada, Gökçeada, gibi tatil adalarına sahip olması buna örnek verilebilir.
3- Yaşanılabilir kentler listesinde ilk ona nasıl girebiliriz? Mutlu bir kent olma yolunda neler yapılabilir?
Hiçbir insan yoktur ki doğal güzelliklerden, yeşilliğin temiz havasını içine doya doya çekmekten, deniz kenarında gün batımını izlemekten haz duymasın. Biraz daha açacak olursam, yaşanabilir bir kent, huzurlu bir şehir olmak istiyorsak betonlaşmanın önüne geçmeli ağaçlandırmaya önem vermeli, spor ve sanata verilen desteğin arttırmalıyız diyebilirim. Çanakkale’mizin huzur katsayısını ne derece yukarı taşıyabilirsek, mutlu bir kent olmayı, yaşanabilir kentler sıralamasında ilk 10’a hatta ilk 5’e girmeyi o oranda başarabileceğimizi düşünüyorum.
4-Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönünde yatırımlar (ulaşım, turizm, eğitim, sanayi, termik santraller, metal madenciliği) ne yönde olabilir, maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Az öncede bahsettiğim gibi Çanakkale, ayazması, kaz dağları, iki kıtayı birbirine bağlaması ile bir turizm kentidir. Ekonomimizde de önemli yere sahiptir. Bunun yanında ulaşım bakımından İstanbul, Bursa ve İzmir gibi büyükşehirlerin ortasında adeta bir köprü mahiyetindedir. Önümüzdeki yıllarda da yatırımların bu yönde yapılacağını düşünüyorum. Termik santraller konusuna da değinecek olursak çevreye saldığı negatif dışsallıklar ve kirlilik sebebiyle çok sıcak bakamıyorum, hele ki daha çevreci alternatiflerimiz var iken. Bir önceki sorunuzda da cevapladığım gibi termik santrallerin havada karada ve suda yapacağı kirlenmeler, yaşanabilir bir kent olabilmemiz yolunda bize hiç de yardımcı olmaz aksine hedefimizi baltalar .
a)Çanakkale 1915 Köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize katkısı ne olacaktır?
2023 te tamamlanması planlanan köprümüz 2 bin 23 metre orta açıklıkla dünyanın en uzun asma köprüsü olma özelliğine sahip olacak. Ulaştırma bakanımızın dediği gibi “Sadece Asya ile Avrupa değil, Balkanlar, Ortadoğu, Kafkaslar... Önemli bir coğrafyada 3 kıtayı birbirine bağlıyor.” Haliyle bu durum Çanakkale’nin iş gücünü arttıracak bu vesile ile yerleşim ve nüfus da artacak. Kıtaları birbirine bağlaması da ulaşım da kolaylık getirecek ve Çanakkale’yi herkes için uğrak bir yer haline getirecektir.
5-2018 yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Troia yılı ilan edildi. Bize kazanımları neler olacaktır? Nasıl hazırlanıyoruz
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 2018 yılını Troia yılı olarak seçmesi Çanakkale’nin turistik açıdan bilinirliğini arttıracak ve bu doğrultuda da ekonomik kalkınmayı da gerçekleştirecektir. En azından ben öyle umuyorum.
6- Muhtemelen Büyükşehir olacağız. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Ben şahsen Çanakkale’nin büyükşehir olması taraftarı değilim. Daha doğrusu büyük bir şehir olup beton yığınına dönüşmesi endişesi üzerine bunu söylüyorum. Büyük şehirli olmak büyük sorumluluk gerektirir ki bu da büyük suçları, büyük sorunları, büyük kargaşaları beraberinde getirmek demek. Belki değişimden korktuğumu düşüneceksiniz fakat ben Çanakkale’nin her tarafına yürüyerek gidebileceğim şehir olarak kalmasını istiyorum. Ben kendimin de sporcu olmamdan ve yürümeyi sevmemden dolayı Çanakkale’de zaruri haller dışında pek fazla araç kullanmam çünkü her yer yürüme mesafesinde bana göre. Sizin huzurunuzda tüm Çanakkale halkına seslenmek istiyorum : “ AVM’ler dikilmesin Çanakkale’ye, betona çevirmesinler Çanakkale’yi, bıraksınlar bizi kendi halimize, biz böyle gerçekten mutluyuz.
HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Yaz