Çanakkale’de suni gündem yaratarak herkesin yaşamında yer tutan kesitler öylesine kaçırılıyor ki, insanın tahammülü zorlanıyor. Mesela sosyal tesisler yıkılırsa yerine ne yapılmalı? İl Başkanı çıkıyor, her fırsatta rahat konuşup düşüncelerini aktaracak olan konuyu basın üzerinden gönderiyor.
Merkez İlçe başkanı ise bence daha makul bir tartışmayı gündeme taşıyor. Çanakkale’nin trafik sorununu.
Alabildiğince otoparklar kurulması gerektiğini söylüyor. Ama kendisinin de içinde yer aldığı belediye meclisine gelen imar konularında ‘Otoparkı nereye koyacağız?’ diye sormuyor, sorgulamıyor.
CHP Merkez İlçe Başkanı Celal Karakaş’tan bahsediyorum.
Tartıştığı konu gerçekten güncel ve önemli ama ayağı eksik.
Ağzından imar plan tadilatlarında otoparkı sorusunu çıkarsa diyorum.
Bilmem çıkartır mı ?
HANGİSİ ÇIKAR?
Dün “Önder’in işi zor” dedim, anında yanıt geldi. İlginç bulduğum taraf; yanıtı veren Önder değil kongredeki muhalifleri. CHP İl Başkanı Nejat Önder. Son gelişmelere bağlı olarak nasıl bir tavır takınacağı, disiplin kurallarını işletip işletmeyeceği, işletmeye kalkışsa ‘bıyık-sakal’ diye bir takım zorluklara dikkati çekip umutsuzluğumu ifade ettim ama zamana bırakmanın da sağlıklı olacağını düşünmüştüm.
Çanakkale CHP’deki iç çekişme, gösterme adına verilen fotoğraflar dışında birleştiriciliğe çok uzak. Aslını söylemek gerekirse; CHP içinde Selahattin Demirtaş’ın İstanbul Etililer politikasını savunanlar çoğunlukta.
Yerel CHP’de beyaz inisiyatifle başlayan alev yangına dönüşüyor. Söndürmek için üzerine su döken yok. Anında verilen cevapla reste rest çekiliyor. Yani CHP’de kazan kurulmuş. Altına da odun sürülüyor sürekli. Alevlensin ki, kazanın içinde su iyice kaynasın.
Kart horozu pişirmek kolay olmasa gerek.
Oysa, İl Başkanı Önder ve ekibinin rahat iki yıl geçireceğini düşünmüştüm.
Seçim gibi bir test ufukta görünmediği için böyle bir öngörüye sahiptim ama beyaz eylemle birlikte durum değişti.
İki taraftan biri elenecek ama hangisi?
Kart horoz daha yakın gibi.
Tabi biraz da horozun sahiplendiği tavuklarla ilintili.
Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar?
Milyoner olma sorusu gibi.
Haydi ekran başına…
TORUN’U ANLAMAK
Çanakkale’ye gelen CHP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, belediye çalışmalarında yeterli propaganda yapılmadığından yakınarak Ak Partili belediyeleri örnek göstermiş.
Doğru bir tespit. Ak Partili belediyeler yaptıkları hizmeti halkına anlatıyor, başka işlere de hiç bulaşmıyor. Genel siyasete burnunu hiç sokmuyor o, İl İlçe başkanı yarda vekillerin işi…
Üstat; yakınırken kısmen haklı, kısmen haksız.
Bakın anlatayım.
Çanakkale Belediyesi, birin üzerine bin katıp işlemi pazarlamada sıkıntı yok. Kimileri tükürük benzetmesi yapsa da, ki katılmıyorum, allayıp pullamada hiç kimse Çanakkale belediyesini geçemez. Bugün Çanakkale Belediyesi halkla ilişkiler biriminin sahip olduğu dijital fotoğraf makinesi dahil öyle teknik donanıma sahip ki ne ulusal basın büroları, ne de yerel gazeteler gölgede kalır. İmkanlara sahip olmakla kendini sınırlamayıp, Çanakkale yereli ile alakalı veya alakasız her konuda web sitesinden mesajlar yayınlayan tek belediye.
Meclis toplantılarını bile yerele verip bir anlamda taşeronlaştırarak propagandasını yapıyor, bütçesi de belediyenin sahip olduğu şirketlerden karşılandığı söyleniyor.
Bütün bunlar olumlu (!) yanları. Olumsuz tarafı ise şöyle;
Yerel gelişmelerden bahsetmek yerine fazla politik davranması. Meclis toplantılarının büyük bölümü genel siyaset eleştirilerine ayrılıyor. İzlerken sanıyorsunuz ki; TBMM Genel Kurulunu ekran karşısında izliyorum. Tabi vatandaş sıkılıyor ve kanal atlıyor mecburen.
Belediye, CHP’li ama CHP’nin seçim başarısını kutlamaktan çok bakıyorsunuz; HDP barajı geçti diye seviniyor, şükür pilavı dağıttırıyor. Doğal olarak CHP gölgede kalıyor, HDP öne çıkıyor.
Sanırım Torun, sözü tam da bu noktaya getirmek istedi.
Yanılmış olabilir miyim üstat ?
Yorumlar
Yorum Yaz