1.Topluluk hakkında bilgi verebilir misiniz?
Çanakkale Uygulamalı bilimler Yüksek Okulu Balıkçılık Teknolojisinde öğretim görevlisiyim. 2012 yılında topluluğumuzu kurduk. Topluluğumuzun amacı tasavvufun kültürünü, edebiyatı, büyüklerini Yunus Emre, Hz. Mevlana ve üçgeninde inceleyip irdeleyerek Anadolu kültürünün daimi yetini ve devamını kültürel ve sosyal manada sağlamaktır. 3500 üyemiz bulunmakt
ır. Üniversitenin bu konuda en çok üyeye sahip topluluğuyuz. Kurulma hikayemiz Gelibolu Mevlevihane’nde başlıyor, biz bu yıl 10. Yılımıza bastık. Biz valilikle beraber her ay Gelibolu Mevlevihane’sini her ay ihya ediyoruz, ücretsiz etkinlikler düzenliyoruz. Oraya gelip giden öğrencilerle gönüllü olarak kurulduk. Mevlevilik ve sufi kültür adabının bütün temsillerinin ve derslerinin burada kursları var örneğin ney, neyin hem bayan hem de bay olmak üzere kurslar yapıyoruz. Bendir ilahi, hat, ebru kurslarımı da mevcut. Kültürel ve sosyal manada bu temiz ve saf Anadolu kültürünü yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. Akademik danışman olarak ömrümü ben bu topluluğa adadım desem daha açıklayıcı olur. Her şeyimizle gece yarılarına kadar buradayız.
- Topluluk olarak ne gibi etkinlikler yaptınız ve önümüzde ki dönemler de ne gibi etkinlikler yapmayı planlıyorsunuz?
İçerde yaptığımız etkinliklerden aldığımız birçok plaketimiz var. Türkiye’nin birçok üniversitesinden, bir çok belediyesinden Çomü’de ki bir çok etkinlikten aldığımız plaketler var. Yaklaşık 5 yıldır her Cuma burada Eski Ermeni Kilisesinde etkinliklerimiz oluyor. 10. Yılımızın 112. Programımızı yaptık. Konferanslar ve Şeb-i Aruz törenleri, şiir dinletileri ve canlandırmalar gibi sayısız etkinliğimiz oldu. Ben mesnevi Atölyeleri dersi veriyorum her Cuma burada Hz. Mevlana’dan İbn-i Arabi’den dersler veriyoruz. Bunlar Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Çomü’nün desteği ile oluyor. Hem Romanlardan hem kent genelinden hem de öğrencilerden oluşan bir portföyümüz var. Bu anlamda kimin bir sorusu olursa bize gelebilir. Toplumun manevi kanaat önderliği işlevi görüyor. Tek esasımız hiçbir beklentimiz olmamasıdır. Şimdi biz bir Avrupa ile yaklaşık 6-7 ülke ile etkinlikler yapıyoruz bunların içinde Saray Bosna, Kosova, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Karadağ gibi ülkeler mevcut bu noktada vakfımız var. vakfımız Güney Afrika’dan Fransa’ya, Amerika’ya kadar Hz. Mevlana ve sufi kültürünü tanıtıyor. Tabi sufilerin bir anlayışı var bu noktada bir program yapmaktan ziyade anı yaşıyorlar. Gelen teklifleri değerlendiriyoruz. Çünkü telefonlarımız hiç susmuyor sağ olsunlar. Hemen hemen Çanakkale’deki her okul her lise her ortaokul öğrencilere bu kültürü tanıtılmasını istiyor. Bir vakıf telefonumuz var oradan bize ulaşıyorlar bizde yönetim kurulu olarak uygun görürse orada program yapıyoruz. Sadece sema zikri şerifi ve tören icrası olarak bunu düşünmeyelim
bu gün tasavvuf topluluğunun valilik bünyesinde de icra ettiği bir teatral sunumu var bu da Hz. Mevlana ve şems Divanı Kebir ve Mesnevi dinletisi var. Bunun bir örneğini Yılmaz Erdoğan Maydonos’da yapmıştı çok büyük bir kitlesel beğeni kazanan bu örneği daha da geliştirerek çeşitli ışık efektleri ile arkadaşlarımız Hz. Mevlana ve şems-i Tebrizin hayatını anlattılar. Ödüllü bir gösteridir bu, şu an topluluğumuzda mevcut ayrıca Çanakkale’nin h. Mevlana ile bağını kuran bir teatral gösterimiz var, buda Hz. Mevlana ölüm ve ötesi bir de semah gösterisi. Bu oyunumuz da Çanakkale şehitleri var savaşıyorlar ve şehit düşüyorlar ve daha sonra onlar sela ile birlikte ahirette semazen olarak uyanıyorlar. Türkiye cumhuriyeti devletlerinin maddi ve manevi unsurlarını ortaya çıkartan çok güzel bir tiyatro gösterisidir. Biz burada halka ücretsiz ekmek ve çorba veriyoruz. Biz bunun reklamını da yapmayız Allah için yapıyoruz. Yardım yapanlarımız var Sayın vekil Bülent Turan, Rektörümüz ve belediyemiz de yardımlarını esirgemiyorlar.
- Yaptığınız etkinlikler ile neler hedefliyorsunuz? Çanakkale’ye, Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesine(ÇOMÜ) ve öğrencilere ne gibi faydalar sağlamayı düşünüyorsunuz?
Buraya gelen birçokbonzai bağımlısı arkadaş vardı bunlar buraya gelerek buradaki destekle bu bağımlılıklarından kurtuldular. Bir kimse ücretsize deseki karşılıksız sevgiye dayalı bir yer arıyorum dese Çanakkale’de buraya gelir burada bir bilet yok kapıda görevli yok burada kimseye ayyaş mısın sağcı mısın, solcu musun, diyen yok. Buraya sosyal anlamda herkes eşittir. Çanakkale’ye her yönü ile hizmet ediyor. Evinde şiddet gören, sigara, alkol, bağımlılığı olan, onları dinliyor ve yardım ediyoruz. Ekmeğimizi bölüşüyoruz. Çanakkale’nin kalbi burasıdır. Burası Çanakkale için de bir vizyondur.
- Etkinliklerinizde karşılaştığınız olumlu veya olumsuz etkenler nelerdir?
Olumsuzluk onu görene aittir.
Her şeyin kendi için de bir olumsuzluğu vardır. Bu parmağımın bir yanı aydınlık bir yanı karanlık sen hangi tarafını görüyorsun? O zaman bizim için bir olumsuzluk yok. Hz. Mevla’nın dediği gibi ‘’ Ayıbı örtmekte gece gibi ol’’. Bizim için bütün her şey olumludur.
5.Topluluğunuzun Çanakkale’de kurulmasının avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Çanakkale çok dindar bir memleket değil. İnsanlar ailelerinden öğrendiklerini din zannediyorlar örneğin, peygamberimiz kendisi ile tartışmaya gelen Hristiyanlara kendi mescidini açar. Aynı durumda biz kendi camiimizi onlara açabilir miyiz diye düşünüyorum. Geleneksel görenekse din anlayışı çok yaygın. Dindar dediğimiz bir toplumun içerisinde asıl İslam’ı anlatmak bir enkazı yapıp yeniden inşa etmesine benzer. Ama Çanakkale gibi bu noktada dindarlıkla pek bağlantısı olmayan toplumlar boş arazi bu bizim için bir avantaj. Hamdolsun ki dezavantajımız yok.
- Okulunuzdan ve Çanakkale halkından topluluğunuz için beklentileriniz nelerdir?
Bir beklentimiz yok çok şükür, bu noktada herkese çok teşekkür ediyoruz gazetenize de çok teşekkür ediyoruz. Hata ve kusur görenindir diyoruz.
- Topluluk olarak büyümek gibi bir hedefiniz var mı? Sizi seçmek isteyen öğrenciler için neler söylemek istersiniz?
Ücretsiz tüm kurslardan yararlanabiliyorlar tasavvuf ve Hz. Mevlana öğretisinde diledikleri ve istedikleri şeyleri bu noktada sorabiliyorlar ve fikir alış verişi yapabiliyorlar. İlla bizim topluluğumuza gelin demiyoruz. Gelene de gidene de kapı açıktır bizde. Tasavvuf istemez, reddetmez, biriktirmez.
Merve Karaoğulları
Yorumlar
Yorum Yaz