Çanakkale’de özellikle 4 ve 5 yıldızlı otellerde yılbaşı itibarıyla doluluk oranlarının yüzde 100’e ulaştığını belirten Gökser, turizmde yeni vizyonun sürdürülebilirlik, teknoloji ve destinasyon yönetimi ekseninde şekillendiğini vurguladı. Kaleninsesi okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Gökser; kentin artık sadece konaklama değil; tarih, kültür ve yerel dokuyla bütünleşen özgün deneyimler sunan bir destinasyon olarak öne çıktığını ifade etti.

Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) Başkanı Nilgün Gökser, kış aylarında konaklama hareketliliğinde yaşanan doğal düşüşe rağmen yılbaşı döneminde kentin turizmde güçlü bir ivme yakaladığını belirterek, özellikle son 10 yıldır Bulgar turistlerin Çanakkale’yi yeni yıl destinasyonu olarak tercih etmesiyle birlikte 4 ve 5 yıldızlı otellerde doluluk oranlarının yüzde 100’e ulaştığını, diğer otellerde ise konaklama bazında yüksek dolulukların dikkat çektiğini ifade etti.
Yılbaşında Çanakkale’deki Oteller Tam Dolu
Çanakkale’de kış aylarında konaklama sayılarında genel bir düşüş yaşandığını ifade eden Gökser, yeni yıl döneminde bu tablonun tersine döndüğünü söyledi. Özellikle Bulgar turistlerin son 10 yıldır Çanakkale’yi yılbaşı destinasyonu olarak tercih ettiğine dikkat çeken Gökser, “Yeni yıla girerken konaklamalarda belirgin bir artış görüyoruz. Şu an 4 ve 5 yıldızlı otellerimizde yılbaşı itibarıyla yüzde 100 doluluk oranları seyrediyor. Diğer otellerimizde de sadece konaklama bazında doluluklar oldukça yüksek” dedi.
“Misafir Artık Sadece Konaklamak İstemiyor”
- Turizmde yeni gelişen vizyon ve sürdürülebilirlik konusunda turizmde teknolojik yatırımlar da ön plana çıkıyor. Sizce yeni anlayış bizlere neler kazandıracak?

Turizm anlayışının dünyada ve Türkiye’de hızla değiştiğini vurgulayan Gökser, Çanakkale’nin bu dönüşümden güçlü şekilde faydalanabilecek bir destinasyon olduğunu belirterek; “Artık misafir sadece “konaklamak” istemiyor; anlamlı bir hikâyenin içine girmek, yereli hissetmek, iyi hissetmek, doğayla ve kültürle gerçek bir bağ kurmak istiyor. Çanakkale’nin en büyük avantajı da burada: Troya’dan Gelibolu’ya, adalardan Kazdağları’na uzanan çok güçlü bir miras ve çok katmanlı bir deneyim alanımız var. Bu yeni anlayışın bize kazandıracağı en önemli şey, nicelikten niteliğe geçişi kalıcı hale getirmek: “daha çok kişi gelsin” yerine “doğru profil gelsin; daha uzun kalsın, daha çok deneyim yaşasın, destinasyona daha fazla değer bıraksın” ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğuna işaret eden Gökser; su ve enerji verimliliği, atık yönetimi, yerel üreticiyle iş birliği ve doğaya saygılı işletmeciliğin Çanakkale gibi hassas bir coğrafyada turizmin temel dayanakları olduğunu söyledi. Teknolojinin ise veriye dayalı planlama ve misafir deneyimini iyileştirme açısından kritik rol oynadığını vurguladı.
2025 Değerlendirmesi: Güçlü Sezon, Dalgalı Dönemler
2025 yılına ilişkin genel bir değerlendirme yapan ÇATOD Başkanı, Çanakkale’de sezon hareketliliğinin yaz aylarında belirgin biçimde arttığını, sonbaharla birlikte ise doğal bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yıl sonu verilerine göre 2025 genelinde konaklama hacminin güçlü seyrettiğini belirten Gökser, “Tesise geliş ve geceleme rakamları önceki yıla göre daha canlı. Mevsimsellik ve konaklama kapasitesindeki artış, bu dalgalanmanın temel nedenleri. Genel olarak 2025, Çanakkale için güçlü bir sezon yılı oldu” dedi.
2026’ya Girerken Doluluklar Nasıl?
2026 yılına girerken kış sezonu nedeniyle dolulukların genel olarak sınırlı seyrettiğini ifade eden Gökser, yılbaşı haftasında Bulgar misafirlerin yoğun ilgisiyle önemli bir ivme yakalandığını söyledi. Bulgar pazarında bu yıl yaklaşık yüzde 10’luk bir gerileme beklentisi olduğunu aktaran Gökser, bunu dönemsel bir dalgalanma olarak değerlendirdiklerini belirtti. Önümüzdeki süreçte Balkan coğrafyasında fuar, tanıtım ve B2B iş birlikleriyle Çanakkale’nin yılbaşı destinasyonu kimliğinin daha da güçlendirileceğini kaydetti.
Yangın Güvenliği: “Önceliğimiz Can Güvenliği”
-Hâlen Bolu Kartalkaya otel yangınının etkisinde kalan bir kitle varlığını sürdürüyor. Turizm Bakanlığının otellerde tamamlaması için verilen sürelerde gereken teknik yeterlilikleri (kapı, merdiven vb.) Çanakkale ne derece tamamladı?
Bolu Kartalkaya’daki otel yangınının turizm sektörünü derinden etkilediğini dile getiren Gökser, Çanakkale’deki konaklama tesislerinin yangın güvenliği başta olmak üzere tüm teknik yeterlilikler konusunda hassasiyetle çalıştığını söyledi. Açıklamasında; “Kartalkaya’daki otel yangını hepimizi derinden sarsan, tam anlamıyla bir faciaydı; bu tür acıların tekrar etmemesi için denetimlerin artması ve yangın güvenliği başta olmak üzere tüm teknik önlemlerin eksiksiz uygulanması kesinlikle olmazsa olmaz,” diyen Gökser, “Misafirlerimizin can güvenliği bizim için her şeyin önünde. Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı sürecinde edindiğimiz disiplinle hareket etmeye devam ediyoruz” dedi. Ayrıca Gökser açıklamasında; “Çanakkale’de konaklama tesisleri olarak bizler, misafirlerimizin can güvenliğini her şeyin önünde tutuyor; kapı, kaçış yolları/merdivenler, yönlendirme, algılama-uyarı ve benzeri tüm başlıklarda tespit edilen eksikleri tamamlamaya devam ediyoruz. Pandemi döneminde de “Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı” kapsamındaki uygulamaları titizlikle hayata geçirmiş bir bölge olarak, bugün de aynı hassasiyetle hareket ediyor; misafirlerimizin güvenliğini en temel önceliğimiz olarak görüyoruz,” dedi.

“Birliktelikten Turizm Kazanır”
- TÜROFED’in 8. Olağan Genel Kurulu’nda yer aldınız. “Birlikteliğimizden turizm kazanır, Türkiye kazanır” vurgusu ile turizmde ne gibi yatırımlar bekleniyor?
TÜROFED’in 8. Olağan Genel Kurulu’nda da vurgulanan “Birlikteliğimizden turizm kazanır, Türkiye kazanır” anlayışının yatırımların yönünü değiştirdiğini ifade eden Gökser, artık önceliğin yalnızca kapasite artışı değil; kalite, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik olduğunu söyledi. Destinasyon altyapısı, insan kaynağı, veriyle yönetim ve çevresel yatırımların önemine dikkat çeken Gökser, ÇATOD olarak TÜROFED ve GÜMTOB ile güçlü bir iletişim içinde çalıştıklarını belirtti.
“Çanakkale’ye erişilebilirlik bugün güçlü”
-Çanakkale’deki turizm faaliyetlerinde turizm etkinliklerini olumsuz etkileyen başlıca faktörler var mı?
Çanakkale’ye ulaşımın 1915 Çanakkale Köprüsü, tüneller ve bağlantı yollarıyla önemli bir avantaja dönüştüğünü ifade eden Gökser, bu avantajın doğru planlama ve koordinasyonla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ada hatları ve feribot seferlerinde özellikle yaz döneminde yaşanan yoğunluğun misafir deneyimini etkilediğini belirten Gökser, GESTAŞ ve ilgili kurumların bu konuda hassasiyet gösterdiğini vurguladı. Şehir merkezindeki otopark, trafik ve etkinlik günlerindeki koordinasyonun ise yerel yönetimlerle birlikte ele alınması gereken başlıklar olduğunu kaydetti. Sayın Valimiz Doç. Dr. Ömer Toraman’ın başkanlığında GESTAŞ ile yürütülen iyileştirme çalışmalarını ve bu konudaki hassasiyetlerini çok kıymetli buluyor, önemsiyoruz. Ancak özellikle Bozcaada–Gökçeada hatlarında yaz yoğunluğu, sefer planlaması ve iskele operasyonları misafir deneyimini doğrudan etkileyebiliyor; GESTAŞ da yaz sezonunda yoğunluk olabileceğini ve bazı hatlarda online biletli yolcular için iskelede erken bulunma zorunluluğu olduğunu özellikle belirtiyor. Bunun yanında şehir merkezinde otopark/yoğun trafik, yönlendirme ve etkinlik günlerinde koordinasyon gibi yerel yönetimin doğrudan yönetebildiği konular, etkinliklerin akışını ve memnuniyeti belirliyor. Kurumlar arası iş birliği tarafında iyi niyetli adımlar var; belediyenin “Turizm kenti olma” başlığıyla sektör ve STK’ları bir araya getirdiği toplantılar da bunun göstergesi. Ancak bizim arzu ettiğimiz düzey için bu işin sürekliliği olan, karar alan ve alınan kararları takip eden bir yapıya dönüşmesi gerekiyor. Bu nedenle Çanakkale Valiliğimizin himayelerinde ve Çanakkale Belediyemizin öncülüğünde; üniversitemiz, İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu, odalarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve sektör temsilcilerimizin düzenli aralıklarla aynı masada buluşmasını çok önemsiyoruz. Çünkü turizm sadece tanıtım değil, aynı zamanda şehir deneyimidir: ulaşım, temizlik, güvenlik, kamusal alan kalitesi, yönlendirme, etkinlik izinleri ve ortak takvim gibi konuların tek masada koordine edilmesi, hem misafirin memnuniyetini artırır hem de destinasyonun itibarını güçlendirir.
“Turizm Bir Şehir Deneyimidir”
Kurumlar arası iş birliğinin daha sistemli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Gökser, turizmin yalnızca tanıtım değil, bütüncül bir şehir deneyimi olduğunu söyledi. Turizmdeki amaçları olarak; Çanakkale turizmini 12 aya yaymak, kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği ve dijital dönüşümü hızlandırmak olduğunu ve ulaşım, temizlik, güvenlik, yönlendirme ve ortak etkinlik takviminin tek masada koordine edilmesinin destinasyon itibarını güçlendireceğini belirtti.
Nilgün Gökser, sözlerini şu temenniyle tamamladı:
“2026’nın hepimize güçlü iş birlikleri, güvenli işletmeler ve sahaya dokunan çözümler getirmesini diliyorum.”
Kaleninsesi Gazetesi olarak değerlendirmeleri için teşekkür ederiz.
Yorumlar
Yorum Yaz