‘’Arkadaşlar öncelikle davetimize icabet etmeniz bizi çok mutlu etti. Hepinize teşekkür ediyorum. Sizlerle uzun süredir bir araya gelemedik. Tek, tek görüşüyoruz ama toplu halde bir araya gelemedik. Bunda bir çok etken var ama en büyük etkende herhalde bu dönem gerek gündemin, gerek meclisin en yoğun dönemini yaşamasıdır. Ankara gittiğimizden beri en ufak boşluklarda buraya kaçmayı tercih ediyoruz ama orada da Allah var çok boşluk olmuyor. Dün gece de geç saatte meclisteki kanun hükmünde kararnamelerle ilgili kanunlaşması gereken konular vardı. Daha sonra gece uçağı ile buraya geldik. Bundan sonrada Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemiyle ilgili uyum yasaları başlayacak. Yine bizi ve Türkiye’yi yoğun bir gündem bekliyor. Bir taraftan biliyorsunuz Afrin Operasyonu devam ediyor, Kahraman Ordu’muz orada, gerek ülkemizi terörden kurtarmak gerekse o bölgede yaşayan Türkmenleri, Kürtleri, Arapları zulümden kurtarmak için mücadele veriyor. Buradan kendilerine başarılar diliyorum, Allah hepsiniz muzaffer etsin, inşallah en az kayıpla ülkemize geri dönsünler diye ümit ediyoruz. Bunu bir basın toplantısı olarak düşünmedik, dolayısıyla ben sizin sorularınızı cevaplayacağım ama çok fazla konulara girip kendim anlatmak istemiyorum. Gündeme ilişkin veya olmayan sizin sormak istedikleriniz varsa onlara cevap verebilirim. ‘’
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Meclisin’de sizin açıklamalarınız hakkında konuştu bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
‘’Keşke yapmasaydı, tabi Belediye Meclisinde belediye konuları dışında konuşulmasını Ülgür Başkan yasaklamıştı ama dün sinirlenmemiş herhalde bende izledim. Celal Bey’e falanda bulaşmış, ona neden bulaşıyorsun? Lafı biz söylediysek bize bulaş . Bir kere Belediye Meclisi’nin konusu kimin, kimin arkasında durmadığı değildir. Belediye Meclisi’nin konularının neler olduğunu da en iyi belediye başkanı bilir. Belediye gündemi dışına çıkıldığında nasıl sinirlendiğini hepimiz biliyoruz. Ben Celal Bey’e teşekkür ediyorum, sinirlenmemiş. Belediye gündeminin dışına çıkma diye bağırıp, çağırabilirdi, sinirlenebilirdi, hakaret edebilirdi ama Celal Bey efendi adamdır böyle bir şeye tevessül etmemiş onun için kendisine teşekkür ediyorum. Belediye imkanlarının Chp Kongresinde kullanılıp, kullanılmadığı artık sağır sultanın bile bildiği bir konudur. Niye dün savcılık aklına gelmiş, il başkanı söylediğinde neden savcılığa git dememiş? Gündemde o kadar yer alınca neden savcılığa git dememiş? Yeni mi aklına gelmiş? Savcılık, hakimlik, valilik, bunları boş versin, kullanmasın. Kullanmasın, Çanakkale Halkı rahat etsin. Bakın daha önce de söyledim yine söylüyorum. Ülgür Başkanla tabii ki bizim daha önce birlikte çalıştığımız mesaimiz oldu. Gestaş’ta, Organize Sanayi Yönetimi’nde, bir çok projede ama bizim söylediğimiz o değil. Bizim söylediğimiz şu; Ne yazık ki şuanda başkanın birinci gündemi parti içi meseleler, bu yeni bir şey değil. Açın arşivlerinizi bakın, Çanakkale gündemine geldiği konular en başından beri parti içi meselelerdir. Ondan vakit kalırsa diğer partilere bulaşma, çok boş vakti kalırsa belediye işlerine bakmak. Bu bizi cidden rahatsız ediyor ve Kongre’de neler yaşandığının ve kongrede neler yapıldığının en güzel delilide, Ülgür Başkan eski siyasetçidir, eski politikacıdır öyle eleştirilerde çabuk sinirlenmez ama bu konu gündeme getirildiğinde nasıl çıldırdığını hepimiz biliyoruz. Nasıl kendinden geçtiğini hepimiz biliyoruz. Bu suçluluk psikolojisidir. Bu kadar lafı edeceğine bir özür dilese konu kapanacak ama hırs var ya hırs, berbat bir şeydir. ‘’
Geçtiğimiz haftalarda Ak Parti Kongresi’de yapıldı. İlden bir katılımcı göremedik. Bu konuda çok eleştiri yapıldı. İl listesine neden karışılmadı? Neden ortak akılla yapılmadı. Şuan Karadağ ile ilgili bir problem var mı?
‘’ Öncelikle şunu söyleyeyim; basın toplantısı veya basınla kahvaltı buluşması bizim organizasyonumuz. Bozcaada İlçe Başkanımız ve Merkez İlçe Başkanımız da kendileri katılmak isteyerek geldiler yoksa tüm teşkilatla yapacak olsak ben bütün ilçe başkanlarını davet ederdim, tüm ili davet ederdim ve hepsinle birlikte yapardık. Yeşim başkanla dün görüştük, Ankara’daydı. Bilmiyorum döndü mü? Dönmedi mi? Ama dönmüş olabilir. Öyle bir problem yok. Niye karışmadık? Ben genel başkanın listesine de karışmadım, o zaman da milletvekiliydim. Bu özel bir şey değil yani merkez ilçeye de karışmadım, diğerlerine de karışmadım. Bu bir tercih meselesidir. Karışılabilir mi? Evet, ortak akıl yürütülebilir ama benim bu güne kadarki yönetim anlayışımı sizler biliyorsunuz. Ben yetki ve sorumluluğun doğru orantıda gitmesi gerektiğine inanırım. Gültekin Başkan, şuan da merkez ilçe başkanımızdır. Yönetimini kendi yaptı, bir başarıda olsa yönetimiyle birlikte sahiplenecek bir problemde olsa birlikte göğüs gerecek. Tabi gündemde tartışılan konulara tartışılmasın demek elde değil, tartışılıyorsa yapacak bir şey yok. Ben okuduğum kadarıyla bir çoğunun çokta doğruyu yansıtmadığını biliyorum. Ak Parti içerisinde bir kongre kavgası yok burası Chp değil. Böyle bir şey yok. ‘’
Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez İlçe Başkanı Gültekin Yıldız,
‘’ Arkadaşlar biliyorsunuz kongre sonrasında çokta hoşumuza gitmeyen konular oldu. Basına yansıdı, gündeme yansıdı. Kongre sonrası hezeyanlar vardı. İnsanlar tepki gösterebilir, beğenmemiş olabilir, eleştirebilir, bunlar demokratik reflekslerdir. Benim orada takıldığım bir husus vardı. Bunlar hep sosyal medya üzerinden oldu ve bizim teşkilatçılık anlayışımızda böyle bir şey yok. Biz arkadaşlarımızı her zaman bekliyoruz, kapılarımız herkese sonsuza kadar açık. Bizim ilçe danışma, il danışma toplantılarımız var. Bunların buralarda konuşulması gerektiğini düşünüyoruz. Sosyal medya üzerinden de siyaseti doğru bulmuyoruz.’’
Aralık ayı itibariyle nüfusumuz açıklandı. Bu bağlamda büyükşehir mi oluyoruz yoksa bütünşehir mi neler söylemek istesiniz?
‘’ Şimdi hangi illerin büyük veya bütün şehir olacağıyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Görülen süreç bizim büyükşehir olacağımız yönünde. Yani bütün şehir ile büyükşehirin detaylarına girmek istemiyorum. Çünkü çok büyük detaylar değil. Kanaatim o ki önümüzdeki seçime bir bütün olarak gideceğiz. Şuanda onun isimlendirmesini çok doğru bulmuyorum.’’
Troia Yılıyla ilgili, açılacak olan müzemiz var, dışarıda olan eserlerimiz var. Bunlarla ilgili ne söylemek istersiniz?
‘’ Bununla ilgili biliyorsunuz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuruldu. Yurt dışına kaçırılan eserlerin tespiti ve geri getirilmesi için. Bu çok ciddi bir süreç, şuan da gerek bakanlığımız gerek diğer birimlerimiz çok büyük bir mücadele içerisindeyiz. Bu yurt dışına kaçırılan eserlerle ilgili birkaç farklı durum var. Bir; göstere, göstere çalınıp getirilmeyen eserler var. İşte Troia eserleri onlardan. İki; Hiçbir kayıtın olmadığı bir dönemde ‘’biz bunları satın aldık’’ dedikleri eserler var. Bir de çok acıdır, ‘’biz bunları tamir edeceğiz, geri getireceğiz’’ diye alıp götürdükleri eserler var ve hala getirmiyorlar. Bu dünya da bir tartışma konusu biliyorsunuz, büyük bir kısmı şuanda Puşkin Müzesi’nde. Ruslar bunları Almanlardan savaş tazminatı olarak aldılar. Almanlar diyor ki; ‘’ biz savaş tazminatını ödeyelim, onları bize geri verin’’ bizde diyoruz ki; ‘’ ikinizde az öte durunda eserler gerçek sahibine gelsin’’ 2018’in Troia Yılı olması ve Troia Müzesi’nin de bu yıl bitiriliyor olması aslında uluslar arası arenada bizim elimizi güçlendiriyor. Ancak bu bir süreçtir yani ‘’hadi müzeyi açtık, verin’’ demekle kimse, kimseye bunları vermiyor. Bu bir kavgadır ve biz bu kavganın içerisindeyiz. Çok mutluyum ki haklı bir kavganın içerisindeyiz. Biz onlar gibi çaldığımız bir şeyi korumanın derdinde değiliz, kendimizin olan eserleri geri istiyoruz. İnanıyorum ki Troia Eserleri de diğer eserlerle birlikte ülkemize iadesi sağlanacaktır’’
Belediye Başkanlığına aday olmayacağım dediniz. Asıl sebebi nedir?
‘’Olmayacağım. Tek kelimeyle cevap vermemin sebebi şu; bu tartışmaların içerisine girerseniz, içersinden çıkamazsınız. Bakın burada önemli olan Çanakkale’nin yeni sistemle, büyükşehir sistemiyle nerelere getirilebileceği, neler kazanabileceğidir. Bu konular kimin belediye başkanı olacağından çok daha önemlidir. Ben kişilerden çok zihniyetlere inanırım, bakış açısına inanırım, inşallah 2019 seçimlerinden sonra Çanakkale hak ettiği hizmetlere kavuşacak ve bununla ilgili yeni bir bakış açısı kazanacaktır. Şuan ki mevcut yönetimle merkez ilçe, büyükşehir, bütün şehir adının ne olduğu önemli değil. Bugün ne görüyoruz ki, o zaman ne görelim? Ben inanıyorum ki Ak Parti, en iyi aday ve ekiple 2019 seçimlerine gidecek ve en iyi ekip Çanakkale Belediyesini kazanacaktır. Burada isim tartışmanın hiçbir anlamı yok çünkü Ak Parti bir fikir hareketidir, bir kitle hareketidir, dolayısıyla isimlerden çok buraya bakmak lazım. Çok isim aranıyorsa da bizim liderimiz bellidir. Bu yönetimden içim çok rahat, bu yönetimde ya da yapılacak olan yönetimde Ak Parti’yi en iyi temsil eder ve Ak Parti’yi belediye seçimlerine de genel seçimlere de götürür. Ben şunu söyleyebilirim, bu benim kişisel olarak tercihimdir. Çünkü yetki ve sorumluluk, il başkanı arkadaşımızdadır. Listenin içerisinde eleştiri yapmak tabii ki herkesin hakkıdır ama bu liste seçime taşıyamaz gibi eleştiriler haksızlıktır. Böyle bir şey olmaz Ak Parti bir bütündür. Öyle üç, beş tartışmayla bölünüp parçalanmaz, birbirine düşmez. Şuanda da ne Çanakkale’de ne de Türkiye’de böyle bir durum yoktur. Biz Türkiye’yi nasıl daha iyi yönetebilirizin derdinde olan bir ekibiz. Kongre içi tartışmalarla anılan bir ekip değiliz, hiçte olmadık.’’
Sokaktaki insanların gündeminde ekonomi ve fetö ile mücadele var. Bu konularda çalışmalar nelerdir?
‘’Fetö’yü normal bir normal bir örgüt gibi değerlendirirsek, bu işin içerisinden çıkamayız. Fetö, bu güne kadar dünya da örneği yaşanmamış bir örgütlenme modelidir. Dünya da ikinci bir örneği yok. Buna tek başına terör örgütü demekte doğru değil. Dibine kadar terör örgütüdür ancak terör örgütlerinin hiç birisinde olmayan bir istihbari yapılanma da vardır. Görüyorsunuz kahramanlık gösterdiği için madalya verilen adam bir süre sonra aslında ben fetöcüyüm diyor. Yani bu kadar kripto yetiştirilmiş elemanlardan oluşan ve tek hedefi devlet olan bir örgütten bahsediyoruz. Hedefi devleti ele geçirmek olan bir örgütten bahsediyoruz. Dolayısıyla böyle bir yapılanmayla herkes mücadele eder. Vali, rektör, başsavcılık, emniyet, esnaf odası herkes mücadele etmek zorundadır. Tabii ki yetkileri ve usulü çerçevesinde. Bahsettiğim budur. Bu yapılanmayla ilgili ileride doktora çalışmaları da çıkacaktır. Muhakkak ki eleştirilerde olacaktır. Yapılanlar veya yapılmayanlarla ilgili ama bunu ‘’dün biz eleştiriyorduk’’la boğmamak lazım. Bunu farklı platformlarda da söyledim. Chp diyor ki; ‘’biz eleştiriyorduk ta siz sahip çıkıyordunuz’’ ya dün sen bütün dini yapılanmaları eleştiriyordun, sadece bunu eleştirmiyordun ki. Yani sen bir paralel yapılanmadan bahsederek eleştirmedin ki. Sen hep bir dini yapılanmayı eleştirdin. Bizim derdimiz o değil birçok sivil toplum örgütü var. Ben çıksam sivil toplum örgütleri kötüdür desem, yarın öbür gün bir tanesi teröre destek olsa, ‘’bak ben size söyledim’’ mi diyeceğim? Böyle bir şey yok. Fetö’nün terör örgütü olduğu belli olduktan sonra Chp’nin tavrı ortadadır. Gidip onların televizyonlarının kapılarına ben kendimi zincirlemedim. Onlar zincirlediler.’’
‘’Çanakkale gelişiyor’’
‘’Şundan çok mutluyum eskisi kadar ‘’köyümüzün yolu yok, köyümüzün suyu yok’’ eleştirileri gelmiyor. Bu beni çok mutlu ediyor çünkü 15 yıllık Ak Parti iktidarı bu kronik problemleri bitirdi. Bundan sonra bu işler biter mi tabii ki bitmez bu dinamik bir süreçtir. Yani yolu yaparsınız bozulur, yeni bir teknoloji çıkar ona göre yaparsınız. Kısaltırsınız, bu bitmez ama dert bitti. Yenice’nin köy yollarındaki asfalt oranı yüzde 16-18 arasındaydı şuan da yüzde 96-97, o yüzde 3’te kendilerinin istemediği çok oba tarzı yerler. Kara yollarını görüyorsunuz. Buradan çıktığınız zaman İstanbul’a ister bursa üzerinden ister Tekirdağ üzerinden gidin tamamını bölünmüş yoldan gidiyorsunuz. Bugün Çanakkale Boğaz Köprüsü, kongreden sonra sayın başbakanımızla gittik, kuru havuzları bitmiş. Gerçekten gurur verici. Şuan da müthiş bir çalışma devam ediyor ve o gün söylediler, dediler ki 2 buçuk milyar dolarlık uluslar arası kredimiz onaylandı. Rakam 2 buçuk milyar dolar. Hani ekonomi şöyle, böyle diyenlerin buna dikkat kesilmesi gerekiyor. Çünkü bu yurt içi kaynak değil, uluslar arası bir kaynak Türkiye’de Çanakkale Boğaz Köprüsü’ne 2 buçuk milyar dolar kredi açılıyorsa, bu Türkiye’nin ekonomisine olan güveni gösterir. ‘’
Kepezin ilçe olması konusunda gelinen son durum nedir?
‘’Süreç içerisinde göreceğiz. Şuanda daha kanun meclise gelmedi. İlçe olmayla ilgili öncelikle bugüne kadarki Ak Parti uygulamalarına bakarsanız her konuyla ilgili genel kriterler belirlenir, ona uyanlar olur, uymayanlar olmaz. Bugün benim burada isim saymam doğru bir yaklaşım değil. Kişisel fikrimi soruyorsan bu iki şekilde değerlendirilebilir. Öncelikle büyükşehir olunca merkez ilçe ikiye bölünecekse ilçe olmayı en çok hak eden Kepez’dir. Ancak yakınlık söz konusu olacaksa Kepez Çanakkale’ye bitişiktir. Çanakkale’de Kepez dışında nüfus kriterine uyacak Küçükkuyu var diye düşünüyorum. Belki Geyikli ama çok fazla ilçe olarak bizim beldemiz yok. ‘’
Gökçeada’da maden çalışmaları durduruldu. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘’Bakın biz madenlerle alakalı çok net bir şey söylüyoruz. Bugüne kadar bizi takip edenler bilir. Bir; Çanakkale bizim, burada çevreye zarar veren hiçbir tesise izin vermemiz söz konusu değildir. Ayrımımız ne? Maden, maden uluslar arası çevre standartlarının en üst sınırında şartlar uygulanarak çıkarılıyorsa bunda yapacak bir şeyimiz yok. Bizim şuan da çevre konusundaki duyarlılığımız ve uyguladığımız mevduat Avrupa’nın da Amerika’nın da üstündedir. Çanakkale, Gökçeada’dan kıymetli mi kıymetsiz mi? Böyle bir tartışma yok. Şimdi Çanakkale’ de buğdaylara ot ilacı atılır, domateslere ilaç atılır. Hayvana kimyasal ilaç vurulur, yeminin içinde farklı karışımlar verilir. Gökçeada’da verilmez bu ‘Çanakkale, Gökçeada’dan daha kıymetsizdir’ anlamını taşımaz. Gökçeada’daki tüm üretim organik olduğu için orada verilmez. Yani oranın konsepti budur; ‘’Slow City’’dir. Organik adadır, bundan dolayı oradaki maden çalışmaları engellenir ama burada çevre şartlarına hassasiyete son derece riayet ediliyor mu, edilmiyor mu? Bu denetlenir. Termik santrallerle ilgili hassasiyetimizi de şöyle söylemiştik; buraya ithal kömür getirip, bu saatten sonra kimse izin alamayacak ve bunun içinde mücadeleyi verdik. Çevreyle ilgili hassasiyetimizi istediğiniz yerden sınayabilirsiniz, o en hassas olduğumuz konudur.‘’
Caner Küpeli
Yorumlar
Yorum Yaz