Gündem

‘’GELECEĞE ÖNEM VERMELİYİZ’’

Çanakkale Savaşları ve Harp Tarihi Araştırmaları Derneği Başkanı Kenan Çelik, gelişim için Çanakkale ve Türkiye’nin geleceğe ön...

‘’GELECEĞE ÖNEM VERMELİYİZ’’

ÇANAKKALE GELECEĞİNİ KONUŞUYOR

Çanakkale'nin dinamikleri Çanakkale'nin geleceğini konuşuyor.

Kenan Çelik

Çanakkale Savaşları ve Harp Tarihi Araştırmaları Derneği Başkanı

1- 2018 Troia Yılı yeterince tanıtılıyor mu? Yapılan etkinliklerin, yatırımların ileriki yıllarda Çanakkale'ye artısı olacak mı?

Truva Kudüs gibi Roma gibi en eski mekanlardan birisidir. Avrupa’da birçok kişi Truva’nın Çanakkale’de bulunduğunu bilmiyor. Bu sebeple Valimiz sayesinde bu yıl Troia Yılı ilan edildi. Bu yıl turizmde artma gözlemliyorum. Önümüzdeki yıl daha da iyi olacağını düşünüyorum. Tabi ki bu yapılan etkinliklerin etkisi bir zamana yayılacaktır. Seneye çok daha iyi olacağını tahmin ediyorum. İnşallah Türkiye terör belasından kurtulacak ve Cumhuriyet yoluna devam edecek. Birçok tanıtım yapılıyor. Geçen ay Yeni Zelanda’ya gittik orada devlet adamları ile görüştük. Bu seneyi tanıttık. Bunların faydasını göreceğimize inanıyorum. Hükümetimizde Belediye’de elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bu sene bir müze açılacak bildiğim kadarıyla birde İngiltere’de belgeseli yayınlanacak diye biliyorum. Ben daha öncede bunları yaşadım. 1984’de turizm işi ile ilgilenmeye başladığımda BBC yine Türkiye ile ilgili bir belgesel yayınlandı. O zaman da Türkiye’ye gelen turist sayısı artmıştı. Kesin inanıyorum önümüzde ki yıllarda Truva daha çok turist alacak.

2- İl ve ilçeler yeterince yatırım alıyor mu? Aklınızda kalan yatırımlar nelerdir?

Ben Yeniceli’yim. Bizim Edremit yolu yapıldı. Yapılacak başka şeylerde var. Diğer köyleri pekiyi bilmiyorum. Gördüğüm en kötü durumlardan biri de köyden şehre göç oluyor. Avrupa’da bunlar Sanayi devriminden sonra yavaş yavaş gerçekleşiyor. Bu Türkiye’de çok kısa bir sürede oldu. İstanbul dünyanın en büyük köyü oldu. Tarımı düzenlemek gerekiyor. Tarım olmasa Sanayi’de olmaz. yollarticaretin gelişmesi için daha önemlidir. Köprü için Savaş Karakaş ile birlikte bir seminer verdik. Tarım yatırımları, fabrikalar, içki fabrikaları kapatıldı.

3- Çanakkale ili ve ilçelerinde tarım arazileri birer birer satılıyor. Bunlar çiftçiyi ve üretimi nasıl etkiler?

Ben burada bir tane turist gezdirdim Hollandalıymış, ‘’bizde 3 bin inek var’’ dedi. Kaç kişi çalışıyor dedim; ‘’8 kişi’’ dedi. Yani o kadar modernize olmuş. Mesela Avustralya’ya gittim, orada da gördüm. Çok büyük çiftlikler var ve teknolojiyle birlikte işlerini devam ettiriyorlar. Yani bizim Ziraat Mühendisleri gidip böyle yeni şeyler bulmuyorlar. Mesela Tevfikiye’de Barış diye bir öğretmen var, gitti çiftlik kurdu. Şuan bir sürü ineği var, bu çok güzel bir örnek. Yani o işe meraklı olan insanlar kendileri çabalaması lazım. Bu satılan yerlere yeni binalar yapmak iyi bir şey değil, çünkü oraya bina yapıldığı zaman artık orası bitiyor. Bir daha tarım arazisi olarak kullanılmıyor. Daha çok dağlara, tepelere evler yapılabilir. Bence verimli topraklar bozulmamalı Türkiye’nin o kadar çok verimli toprağı yok diye düşünüyorum. Marmara, Ege yeşillik ama İç Anadolu, Doğu Anadolu değil, sürekli nüfus artıyor, bu insanlar nasıl beslenecekler? Hep dışarıdan ithal etmekle olmuyor. Amerikalılar gittiler, Çin’e yatırım yaptılar, şimdi hata yaptıklarını söylüyorlar. Çünkü gümrük vergileri koyuluyor. Onun için Türkiye’nin üreticisini koruması lazım, büyük çiftlikler için insanlar teşvik edilmeli, bence çalışan insanımız az. Almanya’nın 80 Milyon nüfusu var, sabah 40 milyon insan işe gidiyor. Bizde bu rakam 12-13 milyondur. İnsanlarımızda çalışma isteği yok. Ben eskiden televizyon tamirciliği yapıyordum. Buraya geldim turizm açığı vardı, dil bilen insan yoktu. Burada sürekli tercümanlık yaptım. Kaç sene bu şekilde işlerimi yürüttüm. Şimdi üniversite kuruldu, o zaman Süleyman Ayhan Milletvekiliydi. Bu üniversiteye onun çok gayretleri oldu. İnsanlar bunları çabuk unutuyorlar. O zamanlar ‘’ burada üniversite mi olur?’’ diyorlardı. Dünyanın en iyi üniversiteleri 1200 yılında kurulmuş, biz onlarla bir olabilir miyiz? O üniversiteler 800-1000 yılda bu hale gelmişler. 200 yıl önce Amerikalılar Fransa, İngiltere’ye okullara gidiyorlarmış. Şimdi herkes Amerika’ya gidiyor. Yani bu medeniyet denilen şey kimsenin malı değil, alırsan alırsın, almazsan kendin bilirsin. Avrupa bütün medeniyetler bir şeyler almış hepsini toplamış ve gelişmiş. Ben Avrupa’dan neden bir şeyler almadığımızı anlamıyorum, Avrupa İslam Ülkeleri’nden bir şeyler almadı mı? Mesela Almanya’yı kuranlar bilim adamları, bizim Alman Üniversiteleri’nden gitmişler. Almanların çalışkanlığından, disiplininden öğreneceğimiz çok şey var. Yani özellikle eğitim çok önemli, geçmişi öğretmeli değil çocukları geleceğe hazırlamalıyız. Gelcek de ne olacak onu öğrenmeliler, inovasyondeniyor,bir telefon şirketinin 800 milyar dolar geliri varken sen ne kadar buğday üreteceksin de o kadar birikim yapacaksın? Onun için teknolojiye yönelmek, insanları teknolojiye yöneltmek gerekiyor. Derslerimizde o ağırlıkta olmalıdır. Mesela Amerika’ya okumaya gittiğimde bizim üniversitelerin ücretsiz olduğundan bahsetmiştim. Onlarda nasıl deney yapıyorsunuz diye şaşırmışlardı. İnsanlar şimdi özel üniversiteler yöneldi. Bir takım şeyleri aşmak çok zor. Türkiye’nin en kolay girdisi turizmdi. Özellikle Özal zamanında pansiyonculuk ön plandaydı. Turistler buraya geldiklerinde telefonla konuşmak için Yunan adalarına gidiyorlardı. Buradan Mardin’le bile konuşulamıyordu. Mesela o yıllarda orada olan şey Türkiye’ye daha geç geliyordu. Şimdi durum öyle değil. Dünya giderek küçülüyor. Herkes diyor ki Türkiye kendi başına olsun ama bu dünyada bu mümkün değil. Herkes birbirine muhtaç. Şuan araç şirketleri parçalarını farklı ülkelerden alıp birleştiriyorlar. Dünya’yı anlamak diye bir şey var. Bu da dille mümkün oluyor ama bizim dil durumumuzda maalesef ortada. Çocuklarımız yabancı dil öğrenmiyorlar. Eskiden dil eğitimleri Anadolu Liseleri’nde çok iyi veriliyordu ama maalesef onları bozdular. Üniversal eğitime geçmemiz gerekiyor. İnsanları geleceğe hazırlamamız gerekiyor.

4- Gelibolu Tarihi Yarımada'da neler yapılıyor? Gezip görme şansınız oluyor mu?

Burada 2 arkadaş en eskiyiz. Karşılardan hayvanlar otlarken biz oralarda geziniyorduk. Çanakkale’ye ilgi son 15 senede arttı. Hatta ilk önce Zeytinburnu Belediyesi orayı yeniden canlandırdı. Mehmet Aydın belgesel yapmıştı o zamanlar, bende rol aldım orada. Nereden geldi aklına diye sordum ona. Daha öncesinde burada pilav dağıtılır, mevlitler okunurdu. Oda bana Avrupa’da herkesin buraya Gallipoli dediğini buraları merak ettiklerini görünce, buralara önem vermek gerektiğini anladığından bahsetti. Sonra belediyeler sonra hükümet el attı buraya. Herkes destek verdi. Çanakkale bizim için önemli çünkü Osmanlı Devleti olarak son başarılı savaşımız. İngilizler hatta Almanlar bile bu savaşı kazanmamıza şaşırıyorlar. İngilizler bu savaşı neden kaybettiklerine dair raporlar istiyorlar. Çünkü neredeyse 2 milyon İngiliz ve sömürge halkı Türkler ile savaşmak zorunda kalıyor. Buraya gelen Anzak gazilerinden de dinledim. Onlarda her zaman Türkler haklıydı biz işgalciydik diyorlar. Çünkü insanlar cephede karşılıklı durduklarında birbirlerini anlamaya başlıyorlar. İnsanlar buna çözüm bulamadı niye savaşıyoruz, bunun cevabına 3 kelime yeterli açlık, gurur ve korkudur. O zaman elimizde güzel bir donanma olsaydı. Onlar bu kıtaya bile çıkamazlardır. Bunlardan da ders çıkarmak lazımdır. Daha önce burası Milli Park’tı ama buraya Kültür Bakanlığının buraya el atması gerekiyordu. Şuan daha iyi kontrol var, daha temiz her gelen bir şeyler yapmaya çalıştı. Eleştirmek iyi bir huy değil insanları desteklemek lazım.

5- Yakın bir tarihte Küçükkuyu - Midilli seferleri başlayacak. Bunun Çanakkale'ye katkısı olur mu? Tatilinizin bir bölümünü Midilli'de geçirmek ister misiniz?

Ben daha önce Ayvalık yolundan Midilliye gittim. Ama buradan kestirme bir yol olsa çok daha iyi olur. Çünkü oraya giden turistler genellikle İstanbul’dan geliyor ve Ayvalık üzerinden oraya gittim çok fazla zaman alıyor. Yunanistan siyaset olarak çok saldırgan bir politika izliyor. Bence çok yanlış söylemler kullanıyorlar. Kültürümüz, yemeklerimiz evlerimiz bile birbirine benziyor. Kavga etmekten bir yarar çıkmayacağını düşünüyorum. başın derde girdiğin zaman komşunun evine gidiyorsun. Cüneyt Akay

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -