Çanakkale’ye gelen insanların memleketlerine mutlu döndüğünü ifade eden Balkan; ‘Dünyanın dört bir tarafında yaşayan Çanakkaleliler var. Bu insanların her biri fahri bir temsilcidir. Bu insanlara bir kampanya yapılmış olsa, bu insanlara ‘siz Çanakkale’nin fahri temsilcisisiniz’ dense, bir diyalog içerisine girilse, dünyanın dört bir tarafından bir kuruş harcamadan Çanakkale turizminin tanıtımı yapılabilir’’dedi.
İsmet Balkan;’’Troia Yılı’nın Çanakkale’nin tanıtımına katkısı oldu. Troia Yılı sayesinde birçok yerde, fuarlarda daha çok öne çıkarıldı. Ankara’dan bütçe geldi, yani bu bütçe Çanakkale’nin tanıtımı içinde bence önemli bir kaynak oluşturdu. Bu bakımdan Çanakkale turizm potansiyelinin bence şu an için eksin olan yönlerinin öne çıkmasını fazlasıyla sağladı. Bu açıdan olumlu, Troia Müzesi belki Troia Yılı olmamış olsaydı bu kadar çok dikkat çekmezdi. En azından Troia Yılı’nda açılması için bir gayret gösterildi. Bunlar hep olumlu şeyler ama eksikleri ne olabilir? Eksikleri bence; turizmin amacı dışarıdan Çanakkale’ye insan çekmektir. Yani insanlar Çanakkale’ye gelecekler, tatil yapacaklar, burada da para harcamaları gerekiyor ki esnafımıza, Çanakkale’ye bir para girdisi olsun. Turizmin esas özünde yatan sektörel faaliyet amacı budur. O yönde çok fazla bir şey olmadı. Bundan sonra yapılacaklarla birlikte belki bir altyapı oluşturmuş olur. O açıdan olumlu yaklaşıyorum fakat biraz daha derli, toplu biraz daha sektör aktörlerini bir araya getirip, onların fikirleri doğrultusunda bu harcanan paraların belki de Çanakkale’ye gelen insanların çoğaltılması için katkı sağlayabilirdi. Çok daha dar bir çerçevede tutulduğuna inanıyorum. Biraz daha genişletilmiş, biraz daha ortak akıl kullanılarak bu yapılanlar yaygınlaştırılabilirdi ve sonuç itibariyle Çanakkale’ye gelen insanların, turistlerin sayısı çoğaltılabilirdi. Böyle bir eksiklik olmasıyla birlikte bu tür etkinlikleri aslında doğru buluyorum. Yani 100. Yıl bir Alan Başkanlığı’nı kazandırdı, diğer taraftan Troia Yılı fuarlarda olsun, Troia Müzesi’nin oluşumunda olsun, hızlı bir şekilde açılmasında olsun katkı sağladı.’’
‘’ACENTLERDE DEĞİŞİKLİK OLMADI’’
‘’Tur acenteleri için değişiklik olmadı. Troia Yılı’ndan dolayı ekstra bir girdi sağladık mı? dersek; baktığımızda bir girdi sağlanamadı. Bu sebeplerden dolayı daha çok ortak akılla yönetilmesi gerekiyordu. Troia Yılı’nın bütçesi neydi bilmiyorum ama bir seyahat acentesi olarak Troia Yılı’nın etkinliklerinden kaynaklı artı bir girdimiz olmadı.’’
‘’OLİMPİYATLAR TRUVA’DAN ÇIKMIŞTIR’’
‘’Troia Yılı’nın gelenek olması için ben turizmci olarak hep şunu iddia ediyorum; Çanakkale’de düzenli etkinlikler oluşturulması gerekiyor. Yani düzenli etkinlikler nedir? Troia Festivali çok daha uluslar arası boyutta olabilir. Troia Festivali belediye tarafından kutlanıyor, organize ediliyor. Turizm buna dahil edilmesi gerekiyor. O konuda bir eksiklik var. Benim öngördüğüm, Çanakkale’de kurumlar arasında bir koordinasyon eksikliği var. Bu koordinasyon eksikliği giderilmediği sürece de bir bütün olarak bir şeyler ortaya çıkmıyor. Aslında yapılabilir mi? yapılabilir. Çanakkale’de kesinlikle festivaller organize edilmesi gerekiyor. Bir turizmci olarak kafamdan geçen, niye olmuyor diye düşündüğüm bir şeyi söyleyeceğim. Homeros’un İlyada Destanı’na baktığınız zaman Truvalıların Truva Savaşı’nda gömme adetleri vardır. Gömme adetlerinde bir kahraman öldüğü zaman onun sahip olduğu eşyaların verildiği insanlar için oyunlar tertip edilir. Karşılıklı müsabakalar, diyelim Achilles ölmüştür, Achilles’in elbiselerini, onun mirasını başka kişilere dağıtırlar ve bunun içinde değişik oyunlar, spor etkinlikleri veya müsabakalar organize edilir. Aslında buradan da olimpiyatlar çıkmıştır. Yani Homeros’un İlyada Destanı’nı okuduğunuzda bunlar çok nettir. Peki neden Troia Bölgesi’nde bu dönemde yapılan o sportif aktiviteler uluslar arası bir etkinlik haline dönüştürülmez? Bundan sonraki etkinliklerde bunu yapabilirsek o zaman dünyanın dört bir yanından bu etkinlikleri, festivali, organizasyonu seyretmek için insanlar gelir. Ülkemize, memleketimize de para girdisi sağlanır. Bu bir turizmci ufkudur. Ben 10 yıl yurt dışında turizm yaptım, dünyanın dört bir tarafını dolaştım. İspanya, İtalya festivallerle turist çeker. Ben bunu biliyorum ama şimdiye kadar benim fikrimi kimse sormadı. Bizim aslında çok güzel bir bölgemiz var. Truva gibi, Kaz Dağları gibi, Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan Çanakkale Boğazı var, Şehitliklerimiz var. Siz bunları kullanarak buraya çok daha fazla turist çekebilirsiniz. Bildiğim kadarıyla çok ciddi bir bütçe oluşturuldu. Bu tür etkinlikler bize kesinlikle katkı sağlıyor ama beklentiyi karşılamıyor. Çanakkale turizmine katkı sağladı. Biraz daha ortak akıl kullanılarak bence Çanakkale turizmi çok daha iyi geliştirilebilir, çok daha fazla yurt içinden ve yurt dışından insanlar buraya uzun vadede konaklamak için gelir buna sebep olacak şeyde bu tür etkinliklerdir. ‘’
‘’NİYE ÇANAKKALE RUHU’NU YAŞATMA ETKİNLİKLERİ BİR HAFTA BOYUNCA YAPILMASIN’’
‘’Çanakkale bir geçiş bölgesi, yani Çanakkale’ye turist geliyor ama bir gece, iki gece konaklıyor ya da hiç konaklamıyor. Bizim, insanların Çanakkale’ye gelipte burada tatil yapabileceklerini göstermemiz gerekiyor. Turizmcinin ya da turizm çalışmalarının görevi bu olması gerekiyor. Bunu da az evvel dediğim gibi etkinliklerle yapabilirsiniz. Örnek olarak Alaçatı bir ‘Ot Festivali’ yapıyor. Bir milyon kişi ziyaret ediyor. Her bir kişi 100 lira para harcamış olsa, o gün 70 milyon para giriyor. Ya da Mevlana Törenleri oluyor, Şeb-i Aruz törenleri oluyor. Niye Çanakkale’de bu tür bir etkinlik olmasın? Niye Çanakkale Ruhu’nu yaşatma etkinlikleri bir hafta boyunca yapılmasın. Eğer siz insanları uzun vadede buraya çekmek istiyorsanız mutlaka böyle etkinlikler yapmanız gerekiyor. Turizmi geliştirmek böyle olur. O zaman dünyanın dört bir tarafından sizin yaptığınız etkinliğe ilgi duyan yerlisi de, yabancısı da gelir, bu Çanakkale’nin kalkınmasına, turizmden pay almasına katkı sağlayabilir. Bence organizeli ve bilgili, bilgiyle bütünleşen organize hareketler olmalıdır. Çanakkale turizmini geliştirmek için doğru yaklaşımlar olmuyor. Birileri bir yerden bir kaynak buluyor, o kaynak doğrultusunda kendi aklına göre bir şeyler organize ediyor, ondan sonra bir şeyler yapılıyor. Allah razı olsun, yapılması çok güzel ama yeterli değil. Bence daha etkili ve uzun yıllar Çanakkale’ye girdi sağlayabilecek organizasyonlar yapılması lazım, düzenli organizasyonlar, düzenli festivaller, düzenli törenler yapılması gerekiyor. O zaman Çanakkale fakir bir Çanakkale değil, esnaf fakir bir esnaf değil çok daha zengin olur.’’
‘’ÇANAKKALE İNSANLARIN MUTLU DÖNDÜĞÜ BİR YER’’
‘’Çanakkale’nin turizmi için ön görüm var. Çanakkale’de eğer bu sektör turizmi iyi bilen insanlar tarafından yönetilirse, bunlar dahil edilirse Çanakkale’ye çok fazla turist gelir. 20 Milyonun üzerinde bir İstanbul var. Türkiye’nin en batısındayız. Bir tabela bile yok şu anda ama Asya ile Avrupa’nın birleştiği noktadayız diğer taraftan Marmara Denizi ile Ege Denizi’nin kesiştiği noktadayız. İki tane adamız var, Kaz Dağlarımız var yani Çanakkale turizmi iyi idare edilirse burası çok fazla turist çekecektir ama ben 10 yıl Berlin’de yaşadım. Orada turizmcilik yaptım. Berlin, doğu ve batı Berlin birleşmeden önce turizmden çok etkilenen bir şehir değildi ama ondan sonra dediler ki; bizim doğu Berlin’in inşası için bir kaynağa ihtiyacımız var ve turizm açısından çok iyi bir çalışma yaptılar. Dünyanın dört bir tarafından insanlar geliyor, Paris, Barcelona, Berlin’e olduğu gibi Çanakkale’ye de insanlar gelebilir. Çanakkale, insanlar geldiği zaman tanıyanların çok mutlu oldukları, mutlu döndükleri bir yer ama tanıtma konusunda sıkıntı olduğundan dolayı bu gerçekleştirilemiyor. Bence Çanakkale’de önümüzdeki 10 yılda dediğim gibi festivaller yapılacak, etkinlikler yapılacak, Truva ile ilgili Truva temalı uluslar arası etkinler yapılması gerekiyor. Bu etkinlikler ilgi çeken, akılla, bilgiyle bütünleşen etkinlikler olması gerekiyor. Buldum yapalım bundan bir sonuç alırız değil uluslar arası etkinlikler nasıl yapılıyorsa onları öğrenerek ve onların seviyesinde etkinlikler yapılmalıdır. Bunların hazırlık süreci iyi olacak, doğru kişiler tarafından yönetilecek ondan sonra önümüzdeki 10 yılda en çok gelir girdisi sağlayan sektör turizm olacaktır. Bu kaçınılmaz, birazda turizmi bilen insanların idari konudan uzak tutulmasından kaynaklanıyor. Bence eninde, sonunda bunu kıracağız ve turizmciler olarak Çanakkale’ye çok fazla katkı sağlayacağız.’’
‘’HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI’’
‘’Turizmi önemsemek gerekiyor. Bir turist geldiği zaman taksiciyle de muhatap oluyor, restaurantçıyla da muhatap oluyor, otelciyle de muhatap oluyor. Bunların her birinin organizeli olduğu bir kurum var. Mesela Esnaf ve Sanatkarlar Odası var, başkanı da çok sevdiğimiz bir arkadaşımız. Bunların biraz daha turizm şehri olduğumuzu görelim, belli bir gelir sağladığımızı görelim her bir kimse turizmden nasıl daha fazla gelir sağlarız, nasıl daha iyi hizmet veririz bunları düşünmeli. Ticaret Odası’da turizmin alt yapısı için çalışma yapsın, Esnaf Odası’da çalışma yapsın, sanat çok önemli sanatçıları buraya çekersek, var olan sanatçılarımızı ön plana çıkartırsak daha fazla turizmden yararlanırız. Aslında en ucuz, en kolay tanıtım sanat üzerinden olur. Burası çanak-çömlek, ismimiz çanaktan gelmiş ama bakıyoruz ki seramikle ilgilenen arkadaşların dertleri çok büyük. Belediyenin mutlaka bir sanatçı köyü oluşturması gerekiyor. Bunun örnekleri var. Bir Barcelona’ya, Berlin’e gittiğiniz zaman sanatçı köyleri var. Turist otobüsleri oraya gidiyorlar, o sanatçıların yaptıkları eserleri görüyorlar. İnsanların uzmanlaşması gerekiyor, turizmi geliştirmek için turizmle uğraşan insanların sağlıklı bir şekilde bir araya gelip ardından da bunlardan bir sonuç alması gerekiyor. ‘’
‘’ÇANAKKALE MARKASI ÇOK GÜÇLÜ BİR MARKA’’
‘’Ben uzun zamandan beri bu konu üzerinde çalışma yapıyorum. Yurt dışında yaşayan çok fazla Çanakkaleli var. Dünyanın dört bir tarafında yaşayan Çanakkaleliler var. Bu insanların her biri fahri bir temsilcidir. Bu insanlara bir kampanya yapılmış olsa, bu insanlara ‘siz Çanakkale’nin fahri temsilcisisiniz’ dense, bir diyalog içerisine girilse, dünyanın dört bir tarafından bir kuruş harcamadan Çanakkale turizminin tanıtımı yapılabilir. Bir de düşünün yılda bir bu insanları Çanakkale’ye davet ediyorsunuz, diyelim ki Truva Festivali döneminde bu insanları Çanakkale’ye davet ediyorsunuz. Bu insanlar Avustralya’dan, Afrika’dan, Amerika’dan geliyorlar Çanakkale’de çok güzel bir organizasyonun bir parçası oluyorlar. Bu insanlar geri döndüklerinde Çanakkale’nin tanıtımını yaparlar. Bunlar yapılamayacak şeyler değil, bunlar çok kolay yapılabilir. Ardından Çanakkale’de her ilçede turizm tanıtım örgütlenmeleri olması gerekiyor ve düzenli olarak bunları bir araya getirmeniz gerekiyor. Birçok Türk Dernekleri var, Çanakkale markası çok güçlü bir marka, bu derneklerin hepsine Çanakkale’yi öne çıkaracak bir görev verseniz, Çanakkale Ruhu’nu beraberce tanıtalım deseniz dünyadaki binlerce Türk Derneği Çanakkale’nin tanıtımını yapmaya, Çanakkale’ye turist yağdırmaya katkıda bulunabilir. Bunları kullanmak için önce bir düzgün yol haritası gerekiyor. Bunu da ortaya koyacak Çanakkaleli turizmcilerdir, turizm aktörleridir. Önce bir araya getirilecekler, arkasından bu tür çalışmalar yapılacak. ‘’CANER KÜPELİ
Yorumlar
Yorum Yaz