Kültür

Ezgi Yemenicioğlu Negir’den “Nar Günlüğü” büyük ilgi topladı

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde akademisyen olarak görev yapan Doç. Dr. Ezgi Yemenicioğlu Negir, kişisel sergisi “Nar Günlüğü” ile sanatseverleri benzersiz bir içsel yolculuğa davet ediyor.

Ezgi Yemenicioğlu Negir’den “Nar Günlüğü” büyük ilgi topladı

Çevrimiçi ziyaret edilen sergiye “artsgalleryonline” internet sitesinden ulaşılabilinir. Yemencioğlu sergisinde, Nar imgesi üzerinden bireyin kendini ve ötekini anlamaya çalıştığı, izleyiciyi günlük hayatta göz ardı edilen “küçük şeylerin” değerini keşfetmeye çağırıyor. Sergi, kadınlığa dair güçlü bir alt metin de barındırıyor. Narın dişil bir imge oluşu, kadınların toplumdaki yükleri ve göz ardı edilen duygularını anlatmaya çalışıyor. 

Ezgi Yemenicioğlu Negir: “Hepimiz Bir Nar Tanesiyiz”

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde akademisyen olan Ezgi Yemenicioğlu Negir, son sergisi “Nar Günlüğü” ile sanatseverleri küçük şeylerin peşinden gitmeye ve nar taneleri gibi bir araya gelmenin gücünü anlattığı Nar Günlüğü’ndeki eserlerin tamamı, kağıt üzerine akrilik çalışmalardan oluşuyor. Sanatçı, nar imgesi üzerinden çeşitlilik ve değişim kavramlarını işlerken doğa ile kurduğu bağı da resimlerine yansıtıyor. “Resimlerimde narlar birbirine benzemez; tıpkı doğadaki çiçekler gibi her biri kendi sesini taşır,” diyen Yemenicioğlu Negir, izleyiciyi kendi nar tanesini bulmaya davet ediyor. Kendi iç bahçesinden izler taşıyan bu sergide, nar hem bir simge hem de bir kişisel yolculuk. Sergiyi, narın Ezgi için ne ifade ettiğini ve sanatla olan yolculuğunu konuştuk.

Nar sizin için neyi temsil ediyor? Bu sembol üzerinden yola çıkmanızın özel bir nedeni var mı?"

-       Nar, hem kültürel hem de kişisel anlamda beni derinden etkileyen bir imge. Çocukluğumdan beri bana kendini hatırlatan bir sembol. Bir narın kabuğu altında çeşitlilik, karmaşa ve zenginlik saklı. Tıpkı insanın iç dünyasında olduğu gibi.


Ayrıca nar, babamla olan özel bir bağımı da taşıyor. Babam Özdemir Yemenicioğlu da eserlerinde sıklıkla narı kullanırdı. Onun sanatında nar; bereketin, çoğalmanın ve paylaşmanın simgesiydi. Babamı 2020 yılında kaybettim. Şimdi narın her tanesinde biraz babamı görüyorum. Kabuğunu çatlatıp tanelerini dünyaya saçan bir nar gibi, onun bıraktığı izler yaşamaya devam ediyor.

Nar Günlüğü’nde küçük şeylerin izini sürüyorsunuz. Sizin için küçük şeyler neden bu kadar kıymetli?

-       Çocukluğumdan beri resim yapıyorum, bu benim için olağan bir dil. Belki de bu yüzden küçük detaylara, bastırılmış duygulara daha çok dikkat kesiliyorum.
Doğa da bu bakışımı sürekli besliyor. Küçük bir çiçeğin benzersizliği ya da narın her bir tanesinin farklı oluşu benim için büyüleyici.

Sergi metninde nar tanelerinin her birinin ‘ötekine değdikçe’ anlam kazandığı söyleniyor. Bu sizin kişisel hayatınızda nasıl bir karşılık buluyor?

-        Sanatçı dostum Tuba Batu’nun “Nar Günlüğü” için kaleme aldığı sergi metninde ifade ettiği şekliyle cevaplamak isterim: “Ezgi’nin NARları bize şunu hatırlatır: Tek başına hiçbir şey olmayan, ama birlikteyken hayat bulan bir bütünün parçasıyız. Kimi zaman kendimizi eksik, değersiz, silik hissettiğimizde, belki de içimizdeki o taneyi hatırlamalıyız. Her birimiz kıymeti kendinden menkul birer NAR tanesi taşırız içimizde. Ve her birimiz, ötekine değdiğimiz ölçüde var oluruz.”

 

 

 

Eserlerinizde birlik ve tek olmak gibi ayrı ayrı göze çarpan unsurlar var.  Günümüz dünyasında bu birlik duygusunu nasıl tekrar kurabiliriz sizce?

-        Günümüzde bireyselleşme ve bunun getirdiği bir bencillik oldukça görünür oldu. Bir arada olma kültüründen uzaklaştık. Son yıllarda hayatımıza giren teknolojik yenilikler gündelik yaşamımızı kolaylaştırıyor gibi görünüyor ancak ekranlara bağımlı bir hayat yaşamaya başladık. İnsanlar fazlasıyla bireyselleşmiş, iletişim kanallarını değiştirmiş ve teknolojiye bel bağlamış durumdalar. Bu noktada çözümün yine doğada olduğuna inanıyorum.

 

Bu sergide kadınlığa dair anlatılar nasıl bir yer tutuyor?

-        Narın çoğalmaya, üremeye, bolluk-berekete ilişkin dişil bir imge olduğunu söylemiştik. Çağlar boyunca bu kavramlar kadın bedeni ile özdeşleştirilen imgeler olarak ifade edilmişlerdir. Bu sergideki çalışmalarda ise kadın bedeninin bir imge olarak yer almadığı ama aynı kavramlara (çoğalma, kapsayıcılık, bolluk-bereket, çokluk-teklik…) referans veren düşüncelerin anlatımda etkili olduğu görülebilir. Kadın konusu özellikle toplumsal olarak ciddi sorunları olan ve çözümlerin güç olduğu bir alan. John Berger’in Görme Biçimleri adlı kitabındaki şu cümlesi vurucudur: “Kadın olarak doğmak, erkeklerin mülkiyetinde olan, özel, çevrelenmiş bir yerde doğmak demektir.” Bir sanatçı olarak toplumumuzda kadının dışlanmış bir özneyi, bastırılmış bir arzuyu, unutulmuş bir belleği temsil ettiğin görüyorum. Cinsiyete dayalı toplumsal rollerin yükü altında bunalan kadınların her gün bu rolleri icra ederken nar taneleri kadar çok şapkayı takıp çıkardığına şahit oluyorum. Nar içinde taşıdığı, gizlediği cevher misali taneleriyle kadınlığın eril güce teslim edilmiş, tabularla, günah ve yasaklarla baskılanmış, eve, odaya kapatılmış halini de temsil etmekte

Bir çalışmanızın ‘tamamlandığını’ nasıl anlıyorsunuz? Çalışma süreçlerinizden bahseder misiniz?

-        Konuşmanın başında resim yaparken sonuçla değil süreçle daha çok ilgilendiğimi ifade etmiştim. Belki de bu nedenle zaman zaman resimlerimi tamamlamak, bitti diyebilmek kolay olmuyor. Ne zaman ki resim plastik diliyle, duygusuyla içime sindiği ve artık daha fazla ilerletmek istemediğim bir doyum noktasına ulaşıyor, bana göre o zaman tamamlanıyor.

 

Bir sanatçı olarak sizce insan ‘kendi nar tanesini’ nasıl bulur?

-        Bir narın içinden bin nar tanesi çıkması gibi insanların içinde de birçok düşünce, birçok duygu, kendini göstermek isteyen türlü yönler var. Kişinin kendi nar tanesini bulması değil de tüm bu farklılıkları anlayış ve şefkatle kucaklayıp hepsini içeren bir nar gibi olabilmek sanırım esas olan. Kendine ve dünyaya anlamaya açık yargısız bir yerden bakabilmek…

 

Kaynak: HABER MERKEZİ

Kaynak: HABER MERKEZİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
HABER MERKEZİ
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -