Gündem

Eyüp Çakıroğlu ''B.şehir'in köylere yararı olmaz''

ÇANAKKALE BÜYÜYOR, ÇANAKKALE DEĞİŞİYOR

Eyüp Çakıroğlu ''B.şehir'in köylere yararı olmaz''

Eyüp ÇAKIROĞLU

(Kızılkeçili Köyü Muhtarı)

  • Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin köylerimize katkıları sizce nelerdir? Bu anlamdan neler yapılıyor?

Çanakkale gerçekten büyüyor. Öğrenci yönüyle, turizm yönüyle ama köyler olarak, tarım olarak büyüdüğünü düşünmüyorum. Çünkü köyler de birçok arazi satılmaya başladı. Satılan yerlerin tarıma geri dönmesi mümkün değil. Tarım bittikçe üretim bitiyor ve toprak gittikçe daralıyor. Ama nüfus çoğalıyor bu da toprağın küçülmesini beraberinde getiriyor. Tarım ileride daha da sıkıntı olacaktır Çanakkale için. Niye diye soracak olursanız ? Çünkü toprağın daralması ve çiftçiye desteğin az olması, yeni yetişen neslin çiftçiliğe ilgisinin olmaması Çanakkale de üretimin bitmesine sebep olacaktır. Bugün yapılan inşaatlara baktığımız da insanlar yer olarak neresi güzel, boğazı görüyor mu ? önü açık mı? Yola yakın mı ? elektrik, su durumu nasıl ? diye bakıyorlar. Ama bu sayılan bütün seçenekler sadece tarım arazilerin de var. Bu da üretim için sıkıntı yaratacaktır.

  • Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde ilerleme kaydedecektir ? Bu gelişme köylerimizi nasıl etkileyecektir?

Bence eğitim yönünde ilerleyecektir. Son yıllarda üniversiteye gelen öğrenci sayısın da büyük bir artış var. Ek üniversiteler de açılabilir. Ama bu gelişmenin köylerimize bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Ben 2009’da muhtar olduğumda köyümüzün nüfusu 300 kişiydi. Şu an 209, insanlar şehre göç ediyorlar. İnsan olmayan köye de bir katkısı olmayacaktır.

  • Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönündeki yatırımlar ne yönde olabilir? Bu yatırımlar köylerimizi nasıl etkiler?

Önümüzdeki yıllar da Çanakkale tarıma önem vermezse , üretim bitme derecesine gelecektir. Aynı şekilde hayvancılıkta öyle. Çünkü köylerdeki nüfus günden güne azalmakta, şehirlere göç başlamaktadır. Köylerim durumu kötü, çünkü arkalarından üretimi devam ettirecek insan yetişmiyor. Bu iş gençlerin ilgisini çekmiyor. Köprüyle birlikte arazi fiyatları arttı ve çiftçiler yerlerini sattılar. Alan insanların oralarda tekrardan tarım yapacağını düşünmüyorum. Satan çiftçi ise köyde kalmayıp şehre göç edecek. Tarıma yatırıp yapılarak cazip hale getirilmesi lazım. Yem satışında KDV sıfırlandı ama bir haftalık bir görüntüydü. Fiyatı 45 liraydı, 42 lira oldu. Bir hafta sonra zam geldi yine 45 lira oldu. Şu an da 50 lira civarı. KDV sıfırlandı tamam ama bu üreticiye yansımıyor ki. Sadece bir görüntü, insanların dilinde dolaşıyor o kadar. Yatırım olarak köylünün hayatını idame ettirecek bir sistem kurulması lazım. Ya da sistemli bir ekim yaptırılması lazım. Çünkü köydeki insanlar babasından gördüklerini okuyorlar. Ben babamdan arpa, buğday, yulaf ekimi gördüm. Bana bir alternatif ürün sunmaları lazım. Bu ürünleri de ekmek için beni inandırmaları gerekir. Bugün Tarım İl Müdürlüğü sadece ceza kesiyor. Hayvanlara küpe takıp, aşı yapmamaları gerekir. İnsanları farklı ürünleri denemeye ikna etmeleri gerekir. İnsanlar görmeden bir şeyi yapmazlar. Getirip ektirsinler, çiftçi bunu görsün. Sadece sözlü olarak anlatıyorlar. Bize kanola ek diyorlar. Ekiyoruz alıcısı yok, en yakın Gelibolu’da. Biz traktörle Gelibolu’ya nasıl gideceğiz. Buğday ek diyorlar, ama sezon bittikten sonra alıma açıyorlar. Bizi tüccarlara itiyorlar, buğdayımızı ucuza verdiriyorlar sonra tarım yapın diyorlar. Köylü sürekli cebinden yiyor ama geri dönüşü yok. Böyle giderse köylü ayakta duramaz. Onun için ben dahil birçok çiftçi bu sene ekim yapmayacak. Nasıl yapacaklar ? aile işletmelerine şirketleşmeleri gerektiği söyleniyor. Kooperatif kurun diyorlar, kuruyoruz üç, beş yıl sonra kapanıyorlar. Biraz kar etmeye başlayınca başına birisi geçiyor, ben nasıl üretimi arttırırım dertleri yok sadece parayı nasıl yerim diye düşünüyorlar. Böyle olunca iki yıl sonra vergi ödeyemez hale geliyor ve kapanıyor. Gelen destek çiftçinin kendisine ulaşmıyor. Çiftçi kredi alıyor, ödeyemiyor sonra da tarlasını satıyor. Şehre göç edip çiftçiliği de bırakıyor. Çiftçiye yatırım yapılması en doğrusu olacaktır.

  • Maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?

Yerine göre yapılması gerekir. Doğayı katledip, ağaçları keserek yapılacaksa bence hiç bir mantığı yok. Ama verimsiz bir arazi olur bir şey yetişmez oralara yapılabilir. Kaz Dağları gibi verimli bir ormanı keseceklerse bir anlamı olmayacaktır. Yağmurlar gidiyor, iklimler değişiyor. Şu an da bizim tarlalarımızı sürmemiz lazım ama daha yağmur damlası yok. Bundan 10 yıl önce ekilecekler yerler şimdiden hazırlanmış olurdu. Doğanın dengesi bozulunca hiçbir şey yapamaz olduk. Tabi bir yandan da istihdam kaynağı olacaktır. Ama yakın çevredeki insanlara çok faydası olacağını düşünmüyorum. Çünkü şirketler kendi elemanlarını getireceklerdir. Köylerden birkaç kişiyi alırlarsa onlara biraz katkı sağlayacaktır. Başka da yararı olacağını düşünmüyorum.

  • Çanakkale 1915 köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize ve köylerimize nasıl katkısı olur?

Şehre bilmiyorum ama köylere rant ortamı yaratacaktır. Trafiğe de biraz katkısı olacaktır. Onun dışında çok fazla katkısı olacağını düşünmüyorum. Gelen insanlar merkezden direk geçip gideceklerdir. Merkez de duracağına ihtiyacını bir benzin istasyonundan karşılayıp yollarına devam edeceklerdir. Şimdi insanlar feribottan inince en azından bir büfeye uğruyor , esnafa bir parça katkı sağlıyorlar. Köprü olunca geçip gideceklerdir.

  • Muhtemelen Büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Köylüye bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Çünkü bütün taşınmazlar belediyede olacak. Ben bir muhtarım, köyümde su patladı diyelim. Ben bir şekilde onu yaptırabilirim ama belediyeye haber verdiğim de kaç gün sonra gelecekler ? Ya da küçük bir şey için belediyeye haber verdiğim de hemen köyüme gelecekler mi ? Tabi bunları yaşayıp göreceğiz. Alt yapı olarak hazır olmadığımızı düşünüyorum. Çünkü, tamam hizmet vereceklerdir ama 70 kilometre uzaklıkta olan köyler var. Onlara anında cevap verebilecekler mi ? Seçim zamanları ya da açılış yapmak için geleceklerdir. Diğer türlü küçük şeyler için gelmeleri en az bir hafta sürer. Şu an da muhtar olarak küçük işleri yapabiliyoruz. Ama büyükşehir olunca bütün her şey köyden silinip belediyeye bağlanacak. Köyler de su parası, çöp parası gibi birçok ücret alınmıyor. Belediyeye bağlanınca mecbur alınacaktır. Zaten zor geçinen köylü de buna tepki göstermeye başlayacaktır. Biz muhtarlık olarak bu tür şeyleri köy gelirinden karşılayıp vatandaşa yansıtmıyoruz. Ama belediye atık su parası dahil alacaktır. Yılda bir alınan ücretler ay da bir alınacak, bu da vatandaşı sıkıntıya sokacaktır. İlk birkaç yıl sistemin alt yapısı hazırlanmalı ondan sonra güzel şeyler olabilir. HABER MERKEZİ





Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -