‘’ Her ne kadar ‘’uluslararası hukuk’’ gibi laflar edilse de, ‘’Bu eserler Anadolu’dan çıktı. Asli yerlerinde sergilenmesi gerekiyor’’ denilse de adamlar ipe un seriyor. Dolayısıyla eserlerin tekrar ülkeye dönmesiyle ilgili süreç hem ağır işliyor hem de adamlar ayak türüyor. Bir zamanlar Truva kazılarının sahipliğini yapmış sözde Alman arkeolog HeinrichSchlieman o yıllarda bu eserleri kaçırıyor. Topraklarımızdan çıkıyor ve ilk olarak Yunanistan üzerinden Almanya’ya götürülüyor. Daha sonra savaşlar esnasında Rusya’ya götürülüyor. Şuan Truva hazinelerinin en ciddi parçaları Almanya’da ve Rusya’da, küçük parçası da Yunanistan’da,belki ufak tefek parçalar diğer ülkelerde de olabilir. Ülkemizde de bulunan parçaları var. Bununla ilgili süreci Kültür ve Turizm Bakanlığımız geçmişte olduğu gibi bugünde iadesiyle ilgili süreci takip ediyor. Hukuki anlamda da girişimler yapılıyor. Temennimiz odur ki 2018 Truva Yılında bitecek olan Truva Müzemizde, dünya üzerinde nerede varsa Truva Hazinelerinin tek gerçek sahibi olan, Anadolu topraklarına yani Çanakkale’nin TevfikiyeKöyünde ki Truva Antik Kenti’ne gelmesidir. Dileriz ki Truva yılı ve Truva müzesinin de yapılmasıyla bu süreç hızlanır. ‘’ Bakın biz Truva Müzemizi bitirdik. Bu tarihi eserler Anadolu Topraklarından çıktı.
Bu hazineler bizim tarihi mirasımız. Bu mirası bize lütfen iade edin’’ demeye haklı gerekçelerimizde çoğalıyor. Temennimiz Truva Hazineleri, 2018 Yılında Truva müzesinin tamamlandığı yerde sergilenir. Ayrıca sadece Truva hazineleri değil Anadolu’nun bir çok yerinden çıkan tarihi eserlerin ülkemize tekrar gelmesiyle ilgili süreci devam ettiriyoruz. ‘’
‘’ Hemen ‘’ Bu bizden gitmiş. Geri istiyoruz. Bakın buda belgesi’’ demekle olmuyor. Dediğim gibi bu bir süreç ve temennimiz ana yurduna dönmesidir. ‘’
‘’ Mesela şuan Antalya’da bulunan Perge Antik Kentinde Herakles Lahdi ayın 15’inde İsviçre’den getiriliyor. Bizim çok önemli bir tarihi mirasımız. Yaklaşık 50 yıl önce Türkiye’den götürülmüş ve yeni getiriliyor. Bakın bunlar hep bir süreç. Hemen ‘’ Bu bizden gitmiş. Geri istiyoruz. Bakın buda belgesi’’ demekle olmuyor.
Dediğim gibi bu bir süreç ve temennimiz ana yurduna dönmesidir. Bu olay tabi ki Türkiye ve Çanakkale’mize turizm anlamında da diğer her yönde de bir girdi sağlayacaktır. Truva zaten büyük bir marka ve yılda yaklaşık 500bin turist ziyarete geliyor. Bizim hedefimiz bu sayıyı daha da arttırmak. Truva müzesinin de bitmesiyle bu hazineleri içine koyabilirsek gelen turist sayıları yukarılara çıkacaktır.Önemli olan bir konuda eserin yurt dışına kaçırılışını engellemek. Ülkeden çıktıktan sonra tekrar geri gelmesi çok zor oluyor. Esas önemli olan konu kaçakçılık. Maalesef tarihi eser kaçakçılığıyla uğraşan, ‘’ülke düşmanları’’ diyelim biz onlara çünkü bunu yapan sadece yabancılar değil. Onların ülkede yerleşik iş birlikçileri de var. Tarihi eserin yurt dışına çıkması kolay değil. Türkiye’deki vatan hainleri bu ülkenin değerlerini, tarihi mirasını, ülkemizde sergilenmesiimkanı varken, yaşadığın, nefes alıp verdiğin topraklardan başka ülkelere menfaatleri karşılığında çıkmasını sağlıyorlar. Bu en basit söylemle ahlaksızlıktır, vatan düşmanlığıdır. Bu ülkenin evladısın ve bir tarihi eserin yurt dışına çıkmasıyla ilgili katkıda bulunuyorsun. ‘’
Yorumlar
Yorum Yaz