Beyaz bezin grileştiğini söylemiştim. Bunu CHP İl Başkanı Nejat Önder de teyit etti. Eyleme destek veren CHP milletvekilinin eşi basın turunda “Bize Ak Parti’de destek veriyor” diyerek bir MYK üyesi bayanı göstermişti. Reddi siyaseti savunmuştu. Partiler üstü olduklarını, CHP ve MHP’linin de destek olacağını ifade etmişti.
Ak Partili MYK üyesinden sonra CHP İl Başkanı da milletvekilinin eşini tekzip etti. Önceki günkü açıklamasına bakın “Biz yokuz, yoktuk” diyor. MHP’li zaten yok.
Anladınız mı beyaz nasıl grileşmiş ?
ERKEK’E DİSİPLİNE GİDER Mİ ?
Milletvekili Muharrem Erkek’in önce sosyal medya hesabından destek çağrısı yaptığı ve sonra da bizzat katıldığı Truva Atı önündeki beyaz bez eylemi CHP’li de karıştırmışa benziyor. CHP İl Başkanı Nejat Önder, kendi partisi milletvekilinin katıldığı eylemdeki Truva Atı figürüne atıfta bulunarak ‘ihanetin sembolü” diyor. Başından beri benim de söylediğim bu. Mitolojiden hatırlatmalar yaparak daha da ileri gitmiş ve o atın Truva’ya sokulmasındaki baş aktörlerden söz etmiş, günümüzde o isimleri hangi rol üsleniciler olduğunu sormuştum.
Erkek, inat etti ve beyaz eylemi, Truva Atını savundu. Bir anlamda konformizmdi Erkek vekilin ortaya koyduğu tarz. CHP İl Başkanı Önder’in ifade ettiği ‘İhanet’ . Belli ki CHP’de sıkıntı yaratmış.
CHP İl Başkanı Nejat Önder, milletvekilinin dilediği toplantıya veya davete katılacağını ama bunun bir de kurumsal karşılığı bulunduğunu belirterek aynen şu ifadeyi kullanıyor “yanlışsa eğer; gereğini de bizler yaparız. Yanlış söylemde yanlış yerde bulunursa biz herkese dur deriz. Kurumsal kimliği olan insanlarız; ‘Ahmet olarak oradaydım, bireysel olarak oradaydım’ deme şansı yoktur. Şunu söylemek istiyorum; Sayın milletvekilimiz bireysel olarak gidip katılmıştır, fakat biz İl Başkanlığı olarak o eylemde yer almadık.”
Bu açıklamadan şunu çıkarıyorum ; CHP’nin yönetim örgüt olarak desteklemediği eyleme ferdi katılan CHP Milletvekili Muharrem Erkek hakkında parti disiplini işletilecek.
Genel merkeze şikayet etmek biraz zor ama yine de Önder başkanın kamuoyuna yaptığı açıklama üzerinden iyimser düşünüp inanmak ve beklemek durumundayız. Sonunda er yada geç öğreneceğiz. Önder kuru sıkı mı attı yoksa samimi olarak mı söyledi sonucu hele bekleyip görelim.
Tabi Önder’in yukarıdaki açıklamayı, Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın Gelibolu’da, disipline sevk edilen Aylin Nazlıaka için “Nazlıaka’ya işletilen disiplin bakalım Truva Atı eylemine katılan CHP Milletvekili için de işletilecek mi?” diye sormasından bir gün sonra yapmış olması.
Enteresan, ilginç ötesi.
Bir hafta boyunca CHP’li vekilin Truva Atı eylemi konuşuldu, tartışıldı. CHP İl Başkanı sustu, bekledi. Şimdi çıkıyor “Dur deriz” diye açıklama yapıyor. Niye bir hafta bekledi, örgütün ve yönetimin destek vermediği bir eyleme milletvekili niye katıldı gibi sorgulama içine girilmemiş olması ve bir hafta sonra çıkıp açıklama yapılması düşündürücü.
Gereğinin yapılması için Ak Parti’den çağrı mı beklendi bugüne kadar?
CHP’nin Yüksek Disiplin Kurulu Üyelerinden biri Çanakkaleli. Eski milletvekili M. Serdar Soydan. O daha iyi değerlendirir diyeceğim ama Merkez İlçe ve İl Kongresindeki taraflılığını hatırlayınca Önder ile aynı şeyi paylaşmasını beklemiyorum.
Önder’in açıklamadaki ifadeleri belki tabanın gazını almaya yönelik.
Çünkü beyaz bezden herkes rahatsız oldu.
Tıpkı pilav siyaseti, PYD’yi komşu özlemi gibi beyaz bez de tabanda hoş karşılanmadı.
CHP krizi nasıl yönetecek bilmiyorum.
Ulusalcı çizgiden uzaklaştığı iddia edilen CHP için Truva Atı önündeki beyaz eylemin genel merkezde de rahatsızlık yarattı gibi söylemler hayli fazla. PYD özlemi, bütünün parçalanmış şekli diye bir şekilde atlatıldı ama beyaz eylem için aynı şey geçerli değil gibi duruyor.
Yani disipline sevki zor bir ihtimal.
Buarada eylem günü, grubun içersinde Erkek’e ait fotoğrafın CHP’li yöneticilerin elinde belge olarak bulunduğu iddia ediliyor.
Dedim ya, gelişmeleri bekleyip hep birlikte öğreneceğiz.
Başkan Önder için kritik viraj…
HEP AYNI TERANE
Ak Parti’nin verdiği önergeyle; Çanakkale Belediyesine ait Türkan Saylan Sosyal Tesislerinin yıkılıp yeniden yapılması ve fonksiyonel hale getirilmesinde kararı halk verecekmiş. Kim söylüyor bu sözü ? Belediye Başkanı Ülgür Gökhan.
Eyvallah, amenna..
Söz sahibi halk olacaksa, başımızın üzerinde yeri var ancak..
Vakıf İş Merkezinin bitişiğinde yıllar önce yıkılan eski belediye düğün salonunun yerine kurulacak binayla ilgili de Gökhan “Halkımıza danışacağız. Halk karar verecek” demişti. Ne oldu? Bir dönem CHP’li milletvekilinin de ortağı olduğu iddia edilen otoparka dönüştü ve hala da otopark olarak kullanılmakta. İskele Meydanında havuzun yerine dikilecek heykel için de “Halkımız karar verecek” demiş, grafik tasarım için gazetelerden yardım dahi istemişti. Ne oldu? Koca bir saksı. Yıllardır dam üstünde saksağan gibi öylece duruyor şehrin göbeğinde.
Aslında ‘Halk teranesiyle’ yıllardır oyalanan o kadar çok yıkılıp izbe görüntü sergileyen yer var ki, hangini sayayım?
Halkın kamusal malı diye ilan edilen eski Tekel Kanyak Fabrikasının yeri bile çözümlenemedi. Etrafı metruk, suntalarla çevrili, öylece duruyor.
Konu azıcık gündeme gelse belediye başkanı tarafından karşı çıkılıyor, Çanakkale’nin simgesel konumunun barış olduğu vurgulanıp halkın önerileri dikkate alınmıyor. Mimarlardan yararlan. Yarışma aç. O da beğenilmiyor. Allahtan Sosyal Tesisler yıkılıp henüz otoparka dönüştürülmedi. Buna da şükür.
Anlaşma sağlanan askeri lojmanları hatırlayın. Var mı herhangi gelişme?
Halk deyip işin içinden sıyrılmak aslında kaynak yetersizliği ile alakalı bir konu diye düşünüyorum.
İktidar olanaklarını kullan diye yapılan çağrı ve davetlere de başkanımız kapalı.
Çanakkale Kordon Boyunu resmi kurum işgalinden kurtarıp halkın kullanımına açmak için Ak Parti Grup Başkanvekili 6-7 ay önce belediye başkanına çağrıda bulundu. Arsa bul taşıyalım dedi. Var mı tek bir yanıt? Cevap vermeyi geçtim, küçük de olsa umut taşıma adına olumlu girişim için Turan ile yan yana geldi mi?
Bir bahane yaratıp Turan ile kavga ediyor. Nasıl olsa küskünler çözüm için bir araya gelmez diyecek halk. Böylesini tercih ediyor başkan ve bunu da halk adına (!) kullanıyor.
Hep aynı terane.
Artık sıkıldık.
MÜLAKAT NEYİ ANLATIYOR?
AK Parti’de ilk kez İl yönetim kurulu için farklı bir kural işletiliyor. Mülakat ile yönetim. 300’ün üzerinde form ile başvuru yapıldığı ve bu kişilerin mülakattan geçirildiği belirtiliyor. İl Başkanı Erdener Can ile görüştüm “Başkan bu sayı çok değil mi?”
Daha da üzerinde olduğunu söyledi gelen taleplerin. Uzun süre form doldurmak için beklemekten sıkılan en az 75-80 insanın da partiden geri döndüğünü söyledi. 50 kişiden oluşacak yönetim kurulu için abartısız çok büyük bir talep. Aslında siyaseten yeni gördüğümüz mülakat sistemi bize bir şey anlatıyor. Kongreler zamanı yapılan listelerin tabana yönelik gerçek temsil oluşturmadığını ifade ediyor. Seçicilik anlamında adaylar ister istemez duygusal davranabiliyor. Mülakat ise duygusallığa izin vermiyor. Orada sorulara verilen yanıtlar önemli. Dava adamlığı yani.
Bu yüzden eleştirisel bakamıyorum.
Yorumlar
Yorum Yaz