Gündem

Erdoğan; “Önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkartıyoruz” (08.09.2020)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı sonrası...

Erdoğan; “Önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkartıyoruz” (08.09.2020)

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının başında, “Ülkemizin sağlıktan dış politikaya, tabii afetlerden ekonomiye kadar olan tüm önceliklerini görüştüğümüz Kabinemizde yaptığımız istişarelerle önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkartıyoruz” dedi. Gündemlerinin ilk maddesinin koronavirüs salgını olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının tüm dünya ile birlikte Türkiye'yi de tehdit etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Dünyada vaka sayısının 28 milyona yaklaştığını, ölü sayısının da 900 bini aştığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yerküredeki hiçbir yerin bu salgının etkisinden kurtulamadığı anlaşılıyor. Günlük vaka rakamlarının 80 bini, ölü sayılarının bini geçtiği ülkeler var. Avrupa ülkelerinin bazıları salgının yeni dalgası ile boğuşuyor" değerlendirmesini yaptı.

Bu fotoğraf içinde Türkiye'nin hem sağlık alt yapısının gücü hem alınan tedbirler sayesinde oldukça iyi bir noktada bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak mevcut durum da bizim için kabul edilebilir değildir. Vaka ve vefat sayılarındaki kısmi yükselişten derin üzüntü duyuyoruz. Vatandaşlarımızdan 'tamam' diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına sıkı bir şekilde riayet etmelerini bekliyoruz. Ayrıca her ilimizde ihtiyaçlara göre ilave tedbirler alıyoruz. Bu çerçevede kafe ve restoranlar kurallara uygunluk bakımından çok daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada tüm illerimizde ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Riskli illerde İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla kapasite sınırlamasına da gidilebilecektir. Maske kullanımı başta olmak üzere kurallara uymayanlara kesilen cezalar muhakkak tahsil edilecektir. Esnek ve kademeli mesai usullerinin yaygın şekilde tatbiki sağlanacaktır."

“Açtığımız çok sayıda yüksek kapasiteli hastane ile teşhis ve tedavi imkânlarını sürekli genişletiyoruz”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın salgının seyri ile ilgili her hafta kapsamlı bilgilendirme yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günlük vaka, vefat, yoğun bakım istatistikleri de her akşam yayınlanıyor. Şeffaf bir şekilde yürüttüğümüz bu sürecin başarısı vatandaşlarımızın vereceği desteğe bağlıdır. Koronavirüs henüz tam olarak çözülememiş dolayısıyla etkin ve kullanılabilir tedavisi bulunamamış bir hastalıktır. Bu durum sağlam veya hasta bir bireyin veya her bireyin kendi tedbirini kendisinin almasını zorunlu kılıyor. Hükûmet olarak mart ayından sonra açtığımız çok sayıda yüksek kapasiteli hastane ile teşhis ve tedavi imkânlarını sürekli genişletiyoruz" açıklamasında bulundu.

Sağlık çalışanlarının çok büyük bir özveriyle vatandaşlara hizmet vermek için canla başla çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle doktorundan temizlik görevlisine kadar 1 milyon 100 bin sağlık ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Valisinden kaymakamına, polisinden jandarmasına kadar mülki idare teşkilatımız da bu sürece büyük destek veriyor. Vefa sosyal destek grupları, bünyesinde görev alan 144 bin kişiyle toplamda 16 milyon talebi karşılayarak vatandaşlarımızın hizmetine koşmuştur. İçişleri Bakanlığımız yayınladığı genelgelerle, yürüttüğü denetim faaliyetiyle salgın tedbirlerinin en etkin şekilde uygulanmasını sağlamıştır" ifadelerini kullandı.

Salgınla mücadelede görev alan tüm mülki idare teşkilatına, polislere, jandarmaya ve 112 personeline teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bununla birlikte bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki asıl iş vatandaşlarımızın kendinde bitiyor. Kalabalık etkinliklerden uzak durmadığımız, sokakta, iş yerinde hatta evde belirlenen kurallara uymadığımız sürece ne açtığımız hastaneler ne cezai tedbirler tek başına bizi virüsten koruyabilir. Her vatandaşımızı kendimizin, evlatlarımızın, aile büyüklerimizin, sevdiklerimizin, yaşadığımız şehirdeki herkesin sağlığı için seferberlik ruhuyla bu sürece destek vermeye davet ediyorum. Daha iyi bir çözüm bulunana kadar hayatımızı temizlik, maske, mesafe tedbirlerine göre yeniden düzenlemeliyiz.”

Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte soğuk algınlığı ve grip gibi mevsim hastalıklarının yükü üzerimize binmeden, günlük vaka sayılarını 100'ün altına, vefat sayılarını da mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Dünyanın geri kalanında bu salgın tamamen bitmeden bizim gerçek anlamda kendimizi güvende hissedemeyeceğimizi elbette biliyoruz. Önemli olan ülke ve millet olarak salgından korunma yöntemlerini en ideal düzeyde uygulamamızdır. Tedbiri hakkıyla aldıktan sonra takdiri Rabbimize bırakacağız."

“Salgınla mücadele için gereken her türlü araç gereci yerli olarak üretip kullanıma soktuk”

Salgında hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hâlen tedavisi süren vatandaşlarımıza Mevla'dan şifalar niyaz ediyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten, hastalıktan iç ve dış saldırıdan muhafaza eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. Salgın döneminde Türkiye'ye yaptıkları hizmetleri aksatmadıklarını ve sağlıkta yaklaşık 10 bin yatak kapasiteli şehir hastanelerini ve diğer hastaneleri hizmete sunduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aldığımız ilave personelle sağlık kurumlarımızın insan kaynağını tahkim ettik. Maskeden koruyucu elbiseye, solunum cihazından teste, ilaçtan dezenfektana kadar salgınla mücadele için gereken her türlü araç gereci yerli olarak üretip kullanıma soktuk. Mesela ürettiğimiz 9 bin 350 solunum cihazından 2 bin 750'sini ihraç ettik" dedi.

“Üretim çarklarının durmaması için her türlü tedbiri aldık”

Salgınla mücadelede attıkları her adımda bilim insanlarının tavsiyelerini göz önünde bulundurduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımızın testten ilaca ve yataklı tedaviye kadar ihtiyaçlarını ücretsiz olarak karşıladık. Bu kritik dönemde dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmadık. Salgının başından itibaren 141 farklı ülkeden 100 bin vatandaşımızı kurduğumuz ulaşım köprüleri ile ülkemize getirdik. Bu süreçte tüm dünyanın gıptayla baktığı genel sağlık sigortası sistemimizin ve sağlık alt yapımızın gücünü bir kez daha test etme imkânı bulduk. Ekonomide teşviklerden organize sanayi bölgelerine ve gümrüklere test merkezleri kurmaya kadar üretim çarklarının durmaması için her türlü tedbiri aldık. Sosyal koruma kalkanı altında istihdamı ve gelir seviyesi düşük vatandaşlarımızı desteklemeye yönelik çok sayıda programı hayata geçirdik. 'Biz Bize Yeteriz' kampanyasında toplanan 2 milyar 76 milyon liralık meblağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu üzerinden hane başı biner liralık ödemelerle vatandaşlarımıza aktarıyoruz."

Kovid-19 tedavisi yapan hastanelere bakım hizmeti bedeli olarak hasta başına 666 lira ödeme yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun bakımda bu miktarın iki katına çıktığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, işsizlik ödeneği ve sosyal destek programı gibi başlıklar altında çalışanlara ve vatandaşlara yaklaşık 34 milyar liralık karşılıksız kaynak aktardıklarını, fesih kısıtlamasını ve nakdi ücret desteğinin süresini iki ay daha uzattıklarını anımsattı.

“Çocuklarımızın eğitim öğretim hayatlarının aksamadan devam etmesi tek gayemiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının başladığı günden bu yana, ilk, orta ve yüksek eğitim kademelerinde uzaktan eğitim sisteminin en iyi şekilde devam ettirildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Yeni dönemde eğitim öğretime salgın şartlarını da dikkate alarak hem yüz yüze eğitimi hem de uzaktan eğitimi birlikte gerçekleştireceğimiz bir sistemle devam edeceğiz. Buranın altını çiziyorum, ailelerin tercihine göre, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinden başlayarak okullarımızı eğitim öğretime açıyoruz. Bu uygulama salgının seyrine göre şehirlerimizde farklılık gösterebilecektir. Çocuklarımızın eğitim öğretim hayatlarının aksamadan devam etmesi tek gayemizdir."

Salgın döneminden en menfi etkilenen sektörün turizm olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz için oldukça önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olan bu sektörün kısmen de olsa sezonu kurtarabilmesi için gerçekten çok gayret gösterdik. Yaptığımız görüşmeler ve kurduğumuz sistem sayesinde dün itibarıyla 10 milyon turist rakamını geride bırakmayı başardığımız ortada. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız" diye konuştu.

“Türkiye'nin önünde yepyeni bir dönemin açıldığına inanıyoruz”

Salgın döneminde içeride alınan tedbirlerin ve dünya genelindeki olumsuzlukların ekonomik ve sosyal etkilerini süratle ortadan kaldırmayı amaçladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Sadece bununla kalmayacak, salgının tetiklediği siyasi ve ekonomik yeniden yapılanma sürecinden inşallah ülkemizin en kârlı şekilde çıkmasını temin edeceğiz. Özellikle üretimde gerçekten güçlü altyapısı, yetişmiş insan gücü, sürekli gelişen teknolojisi ve lojistik avantajıyla Türkiye'nin önünde yepyeni bir dönemin açıldığına inanıyoruz. Nitekim bunun etkilerini şimdiden görmeye başladık. İş dünyamızı bu yeni dönemin fırsatlarını en geniş şekilde değerlendirmeye davet ediyoruz."

“Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için hep birlikte daha çok çalışmamız gereken bir döneme giriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karedeniz'de keşfettikleri doğal gaz rezervinin, geleceğe ilişkin ümitlerinin hayata geçişinin âdeta sembolü hâline geldiğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Sakarya doğal gaz rezervi 1,9 milyar varil eş değeri olan petrol karşılığıyla dünyada bu yıl keşfedilen ikinci en büyük kaynaktır. Ayrıca gaz kalitesi bakımından da dünyadaki sayılı rezervler arasındadır. İnşallah Karadeniz'de ve Akdeniz'de yeni müjdelerle bu sevincimizi daha da artıracağız. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması için hep birlikte daha çok çalışmamız, daha çok ter dökmemiz, daha çok mücadele etmemiz gereken bir döneme giriyoruz. Tabii Türkiye siyasi, ekonomik ve askerî olarak güçlendikçe karşısına çıkan, çıkartılan engeller de artıyor. Özellikle son son yıldır bu durumun pek çok örneğini hep birlikte yaşadık. Gezi olaylarında ülkemizden 24 saat canlı yayın yapan uluslararası medya, Avrupa ve Amerika'da çok daha kötü manzaraların yaşandığı toplumsal olayları görmezden geldi. PKK çukur eylemleriyle sivilleri katledip mahalleleri işgale kalkıştığında bizim değil teröristlerin yanında yer aldılar. Ülkemiz sınırları ve şehirleri DEAŞ terör örgütünün kanlı saldırılarına maruz kalırken uluslararası kurumların ve kamuoyunun kayda değer hiçbir desteğini alamadık."

“Yeni reformların hazırlıkları içindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayiinde, otomotivde, yüksek teknolojiye dayalı pek çok alanda, dünyanın ilk birkaç ülkesi arasına girecek projeler yürütüyoruz. İnsan haklarında, hukukta, ticari mevzuatta her kesimden insanımızın hayatını kolaylaştıracak yeni reformların hazırlıkları içindeyiz. Türkiye, işte tüm bu gayretler sayesinde bugün ulaştığı öz güvenle, bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir ülke konumuna gelmiştir. İstiklalimizi ve istikbalimizi korumak için gerektiğinde diplomasiden askerî güce kadar her mekanizmayı etkin şekilde devreye sokabilecek altyapıya ve iradeye sahip olduğumuz için bu derece dikkate alınıyoruz" diye konuştu.

“Türkiye Doğu Akdeniz'deki hakları hususunda sonuna kadar aktif bir politika izlemeyi sürdürecektir”

Doğu Akdeniz ve Ege'de yaşananlara ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Son günlerde Doğu Akdeniz ve Ege'de tarihten ibret almadan Türkiye'nin hakkını ve hukukunu hiçe sayarak emrivaki yapmaya çalışanlar da eninde sonunda bu gerçeği kabullenecektir. Kendi vatandaşlarının güvenliğini ve refahını tehlikeye atma pahasına Türkiye'nin karşısına dikilenler için o kadar açık söylüyorum, anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler. Her fırsatta anlaşmazlıkları görüşmeyle, konuşmayla, müzakereyle, uzlaşmayla çözmeden yana olduğumuzu söylüyoruz. Bizimle masaya oturmak yerine kırık dökük askerî güçleriyle efelenenlere tarihi bir kenara bırakıyorum, en azından son dört yıldaki diplomasi çalışmalarımızı ve askerî harekâtlarımızı iyi incelemelerini tavsiye ediyorum. Avrupa Birliği başta olmak üzere bu konuda haklı haksız, adaletli adaletsiz, ahlaklı ahlaksız ayrımı yapmadan kör bir taassupla ülkemize karşı tavır alanları da hakkaniyete ve sağduyuya davet ediyorum."

Kıbrıs, Suriye ve Libya meselelerine ilişkin de Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıbrıs, Suriye ve Libya'da iyi bir sınav veremeyen Avrupa ülkelerinin hiç değilse Doğu Akdeniz'de tutarlı bir çizgi izlemelerini umuyoruz. Türkiye sınır güvenliği konusunda olduğu gibi Doğu Akdeniz'deki hakları hususunda da sonuna kadar kararlı ve aktif bir politika izlemeyi sürdürecektir" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -