Kaygın, yaptığı yazılı açıklamada, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu ENAG'ın Kasım verilerine göre enflasyon oranlarının ciddi şekilde yüksek olduğunu vurguladı. ENAG verilerine göre aylık enflasyon yüzde 4,06 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 86,76 oldu. TÜİK verilerinin ise bu oranların çok altında kaldığını belirten Kaygın, bu farkın kamuoyunun takdirine bırakıldığını söyledi.
Ocak 2025’te açıklanacak olan Aralık 2024 enflasyonu ile birlikte memur ve emekli maaşlarının belirleneceğini dile getiren Kaygın, Kasım ayı itibariyle memurlar için enflasyon farkının yüzde 4,15 olduğunu ve bu farkla birlikte memur ve emekli maaşlarının yüzde 10,4 oranında artış gösterdiğini belirtti.Ancak Kaygın, pazardaki, ulaşımda ve faturadaki artışların TÜİK açıklamalarının çok üzerinde olduğunu, bu durumun 2025 yılı için kamu çalışanları ve emeklilerinin alım gücünün daha da düşeceğini gösterdiğini ifade etti.
Kaygın, "Ocak ayında verilecek olan enflasyon farkı kamu görevlilerini ve emeklilerini rahatlatmayacaktır. Ocaktan itibaren enflasyon kayıplarının karşılanarak, 2025’in ilk altı ayı için en az yüzde 70 oranında ek zam verilmesi gerekmektedir" dedi.Ayrıca, memurların yoksulluk sınırı üzerinde bir maaşa ulaşabilmesi için Cumhurbaşkanlığı tarafından refah payının eklenmesi gerektiğini vurguladı.
Kaygın, vergi dilimi oranlarının yüzde 15’e sabitlenmesi gerektiğini belirterek, "Memurlar, verilen zammı yılın ikinci yarısında zaten hissedememekte, yüksek vergi dilimine geçerek vergi yükünün altında kalmaktadır" dedi. Kaygın son olarak, en düşük memur maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılması gerektiğini belirtti. Kasım ayı itibariyle dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının 20.562 TL, yoksulluk sınırının ise 66.976 TL olduğunu hatırlatarak, "En düşük memur maaşı yoksulluk sınırı üzerine çekilmelidir" dedi.
Yorumlar
Yorum Yaz