Ekonomi

Emekliler isyanda

Emekliler açlık ve yoksulluk sınırında, hayat pahalılığına karşı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Yetersiz maaşlar ve sendikal haklarındaki eksikliklerle mücadele eden emekliler, hükümetten insanca yaşanabilir maaş artışı ve toplu sözleşme taleplerini haykırıyor.

Emekliler isyanda

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’e göre enflasyon 2024 yılında yüzde 47,09 olarak açıklandı. Bağımsız bir kuruluş olan ENAG’a göre ise yüzde 86,76 olarak gerçekleşti. Enflasyon verilerinin yılın son aylarında düşüşe geçtiği görüldü. TÜİK ve ENAG verileri arasında neredeyse iki katına varan fark gözlemlenirken geçtiğimiz hafta asgari ücret 17 bin 2 liradan 22 Bin 104 TL’ye yükseldi.

Tüm bunlarla birlikte vatandaş yeni yılı zamlarla karşıladı. Devlet tüm alacaklarda yüzde 43,93 oranında zam yaptı.

Emekli maaşı açlık sınırının yarısı, yoksulluk sınırın 10’da 2’si

Açlık sınırı 2024’ün sonunda 21 bin 21.083 TL ile asgari ücretin yalnızca 21 TL altında kaldı. Yoksulluk sınırı 72 bin 500 TL’yi geçiyor. Emekli geçtiğimiz yılın son ayında açlık sınırının neredeyse yarısı, yoksulluk sınırının ise yaklaşık onda ikisi kadar maaş aldı.  

Emekli maaşı geçtiğimiz yıl 12.500 TL idi. 2025’te emekli maaşının 15-16 bin dolaylarında olacağı tahmin ediliyor. Gözler 3 Ocak tarihinde TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre yapılacak olan zamma çevrilmişken emekliler, sendikalaşma hakkının yasalaşması, emekli sendikalarının toplu sözleşme ile masaya oturarak asgari ücretin belirlenmesinde söz sahibi olması, emekli maaşında asgari ücret gibi taleplerini dile getirdi. Verilerin ışığında değerlendirmelerini aktaran emekli sendikaları başkanları ve emekli vatandaşlar vahim tabloyu Kalenin Sesi’ne anlattı.

“Emekliler iş arıyor”

Emekli Memur Sen Çanakkale İl Başkanı İbrahim Yerli, tek çözüm yolunun bir komisyon kurularak emekli hayatının her bölge için analiz ve rapor edilmesi gerektiğini vurguladı. Yerli “Emekliler ikinci iş yapmak üzere harıl harıl iş arıyorlar. Çanakkale’de kiraların fiyatı en az 15-20 bin. En üst seviyede maaş alanla en alt seviyede maaş alan emeklinin arasında makas çok açılmış durumda. Emeklilerimiz maalesef ailesinden kalanlarla, köyünden yardımlarla geçiniyor. Ekmek olmuş Çanakkale’de 10 TL. Elektriğe, doğalgaza, suya zam... 2 bin TL ortalama doğalgaza verirseniz geriye kalır 10 bin TL maaş. Kiracıysa zaten geçinemez. Devletimizin hükümetimizin kamuoyuna çıkıp il il, ilçe ilçe, köy köy gezip bu insanların nasıl geçindiğini rapor yapıp hükümete vermesi lazım. SGK personeli oturmayacak. Simit satan, inşaatta çalışan bir sürü emekli var” dedi.

“Göğsünü gere gere harçlık verebilen emekli istiyoruz”

Avrupalı emekliler ile Türkiye’nin emeklilerini karşılaştıran Yerli tabloyu “30-40 sene çalışmış, devlete katkı sunmuş, emekli olursam hiç olmazsa rahat yaşarım, huzurlu yaşarım var demiş de emekli olmuş. Avrupa’da ki emekliler dünyayı geziyor, ülkemize geliyorlar ama Türkiye’nin emeklisi Allah’ın verdiği denizden yeşilden faydalanamıyor. Bizim emeklilerimiz ölmeyi bekliyor. İkinci baharlarını yaşayamıyorlar. İcra daireleri dolu. Çünkü adam eşine, çocuğuna, torununa karşı mahcup oluyor ve kredi çekiyor, ödeyemiyor. Göğsünü gere gere harçlık verebilen emekli istiyoruz” sözleriyle özetledi.

“İnsanlar emekli olmuyor çünkü maaşı yarı yarıya düşüyor”

Yerli, memurlar ve emekliler arasındaki adaletsizliği “İki yıllık üniversite mezunu memura 3 bin 600 TL verdiler. Dört yıllık fakülte mezunu, yüksek lisans yapmış doktora yapmış bir memura bunu vermediler. Burada bir adaletsizlik var. Çark bozuldu. Seyyanen verilen bir zam var 8 bin TL. 3. 600 artı seyyanen 8 bin TL verdiler. Çalışan memura verdiler, emekliye vermediler. 4 bin emekliye, 4 bin çalışana verilebilirdi. O çalışan da bir gün emekli olacak. İnsanlar emekli olmuyor çünkü maaşı yarı yarıya düşüyor” sözleriyle ifade etti.

“Türkiye’de emeklilerin sendika kurması yasak”

Ayrıca Yerli, sendikal haklar kapsamında emeklilerin sendikalaşması hakkının süratle yasallaşması gerektiğini ifade ederek “Avrupa uyum yasalarında ve Afrika’nın her kesiminde emekli sendikaları mevcut, kanunen yürürlükte olduğu halde Türkiye’de maalesef emekli memur sen ve emekli sendikaları yasak. Yasada değişiklik yapıp emeklilerin sendika kurması yasallaşması lazım bir an önce” dedi.

Enflasyon sepetinde hangi ürünler var?

Disk Emekli Sen Çanakkale Şube Başkanı İrfan Kütüklü TÜİK’in enflasyon rakamlarını belirlerken enflasyon sepetinde yer alan unsur ve ürünlerine açıklanmamasına sitem etti. “Enflasyon rakamları belirlenirken enflasyon sepetindeki ürünlerin ne olduğu bilinmiyor. Dar gelirli ailelerin enflasyonu çok çok üstlerde. Çünkü dar gelirliler ancak karınlarını doyurabiliyor. Yani zorunlu yiyecekler, zorunlu beslenme giderleri çok daha yüksek. Bu rakamlar baz alınarak belirlenecek bir maaş artışı bizim insanca yaşayabilecek talep ettiğimiz maaş artışlarına denk gelmiyor” dedi.

Emekli maaşlarında toplu sözleşme talebi

İrfan Kütüklü maaş artışlarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesini gerekliliğine dikkat çekerek “Siyasi iktidardan biz şunu talep ediyoruz. Bizi muhatap alın. Emekli sendikaları masaya otursun ve biz taleplerimizi karşılıklı toplu sözleşme yoluyla maaş artışlarımızı belirleyelim. Asgari ücretli, zamlı maaşının ilk ayında bile açlık sınırının altında maaş almış olacak. Emekli maaşları çok daha vahim. Bugün 12 bin 500 olan emekli maaşının yeni artışlarla ancak 14 bin 500-15 bin dolaylarında olacağı söz ediliyor. Bu hayat pahalığında bir emeklinin 15 bin lira ile geçinmesi mümkün değildir. Emekliler örgütlenmedikçe ve emekliler masaya oturmadıkça, emekli sendikaları muhatap alınmadıkça biz bu açlıktan kurtulamayacağız”

“Kazandığımız haklarımızda korkunç bir kayıp var”

Neredeyse 20 yıl önce emekli olan Emel Koray, emeklilerin kazanılmış haklarında yaşanan kayıpların altını çizdi. Koray “Ben 1996 yılında emekli oldum. O günden bugüne kazanılmış haklarımızda korkunç bir kayıp var. Neler oldu? Ben emekli olduğum zaman sağlık yardımı diye hiçbir şeye katkı payı sunmuyordum. Alım gücümüz çok düştü. Orada çok korkunç azalmalar söz konusu. Mağduruz emekliler olarak” dedi.

“Enflasyonu az gösterip, az ücret vermenin hesabı içerisindeler”

Muzaffer Dağtekin TÜİK tarafından yayımlanan verilerin gerçeği yansıtmadığını iddia ederek “Aç kalmanın da bir bedeli var. Yavaş yavaş ölüyor bu insanlar. Devletin kurumlarını kullanıyor, TÜİK’i kullanıyorlar. Enflasyonu daha az gösterip, insanlara daha az ücret vermenin hesabı içerisindeler. Asgari yaşam ne demek ya? Bu insanlar insanca yaşamak istiyor. İnsanca yaşamanın bir bedeli var. Devlet bunu sağlamak zorunda. Türkiye’deki büyük patronların yüzde 20’si Türkiye’nin bir yılda ürettiği maddi değerin yüzde 50’sine yaklaşık olarak sahipler. Geri kalan yüzde 80’i kalan yüzde 50’yi paylaşıyor. Bu insanlar böyle giderse ölüp gidecekler” açıklamasında bulundu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Esra İrem Özer
Editör
E

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -