Gündem

EMEĞİN LOKOMOTİFLERİ (27.03.2021)

Sokak Cadıları Kadın Derneği Başkanı Ayla Eroğlu ve Çanakkale Anafartalar Geleneksel Okçuluk Spor Kulübü Derneği Başkanı Savaş...

EMEĞİN LOKOMOTİFLERİ (27.03.2021)

Sokak Cadıları Kadın Derneği Başkanı Ayla Eroğlu, derneğin 3 yıldır hizmet verdiğini belirterek; "Bir kadın olarak bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu, kadınların ötekileştirildiği, sosyal hayatında ötekileştirildiği ve çok fazla kadının katledildiği bir ülkede bir kadın dayanışma derneğine ihtiyaç duyuyoruz. Bu sadece kağıt üzerinde bir dernek olmamalı, derneklerin çoğu kağıt üzerinde gerçekleştiriyor. Fiilen hayata geçirdiğimiz eylemlerimiz oluyor. Kadının ekonomisi ile ilgili, kadının can güvenliği ile ilgili elimizden ne geliyorsa gönüllülerden oluşmuş bir derneğiz biz." dedi.

“Ekonomilerine katkıda bulunuyorlar”

Çanakkaleli kadınlara yardımcı olduklarını ifade eden Dernek Başkanı Ayla Eroğlu; “Pandemi sürecinde zaten hiçbirimiz düzgün bir şekilde faaliyet yürütemedik. Bir yıldır ülke faaliyette değildi zaten. Ondan önceki bir yılımızda da ekonomiye ihtiyacı olan, ekonomik olarak kendini çevirmek isteyen kadın arkadaşlarımız için semt pazarından bir yer rica ettik belediyemizden. Sağolsun başkanımız da bize bu konuda çok duyarlı davrandı. Bize oradan bir yer verdiler. Orada kadınlar toplanıp, ikinci el kıyafetleri satıp, kendi ekonomilerine bir miktar katkıda bulunuyorlar. Bu alanı biz daha çok kadınlarımızın ekonomik olarak kendini iyileştirebilmesi için kullanıyoruz. Bir yıldır da bunu gerçekleştiremiyoruz. Onun dışında herhangi bir hukuki veya kendi durumu ile ilgili, sosyal durumu olsun, ekonomik durumu olsun, onunla ilgili elimizden ne geliyorsa gönüllü destekçilerimizden yardım isteyerek faaliyet gerçekleştiriyoruz.” şeklinde konuştu.

“Kadın cinayetlerine, kadının toplumda ötekileştirilmesine karşıyız”

Dernek olarak kadın cinayetlerine, kadınların ötekileştirilmesine karşı olduklarını belirten Sokak Cadıları Kadın Derneği Başkanı Ayla Eroğlu; “Onun dışında pandemiden dolayı çok faal hale gelemedik ama yetişebildiğimiz kadar, elimizden geldiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Tabi kadınların can güvenliğini sağlamak derneklerin işi değil, bu mevcut hükümetin işidir. Biliyorsunuz İstanbul Sözleşmesi feshedildi. Bu can güvenliğimiz için çok önemliydi. Hak savunucuların bu duruma ses çıkarmasının en büyük temeli budur, her canlı yaşamayı hak ediyor. Her ne olursa olsun kadın öldürülemez, katledilemez ve bu ülkenin kadınları katlediliyor. Tabi bu bizim dernek olarak fikrimiz. Kadın cinayetleri olsun, kadının toplumda ötekileştirilmesi olsun biz dernek olarak buna karşıyız. Bu sebepten dolayı biz dernek oluşturduk.” ifadelerini kullandı.

“Yalnız olmadıklarını hissettirebilmek çok önemli”

Sokak Cadıları Kadın Derneği Başkanı Ayla Eroğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Şuanda çok bir şey yapamıyoruz sadece bir alanımız var, ekonomik durumu kötü olan kadın arkadaşlarımıza orayı gösteriyoruz orada bir şeyler satabilmeleri için. Gerekli kaynakları sağlamak istiyoruz. Çünkü biz de bu ülkede yaşayan ekonomik geliri belirli olan kadınlarız. Tamamen gönüllülük esasına dayalıyız. Bunun dışında da çok bir şey yapamıyoruz açıkçası. Çünkü bu tip faaliyetler tamamen ekonomiye dayalı. Biz kendi öz kaynaklarımızla yapmaya çalışıyoruz. Gözle görülür çok fazla bir şey yapmamış olabiliriz ama en azından kız kardeşler olarak yalnız olmadıklarını onlara hissettirebilmek çok önemli.”

“Önümüzü göremiyoruz”

“Çok kötü halde olmayan, toplanabilir kıyafetlerin ihtiyaç sahibi kadınlar veya çocuklara ki çocuklar çok önemli burada en savunmasız varlıklar çocuklardır. Çocuklara kadınlara bu konuda yardım sağlayacaktık, onlara ihtiyaçları olan şeyleri sağlamak istiyoruz ilerleyen süreçlerde” diyen Dernek Başkanı Ayla Eroğlu; “Tabi yapabilir miyiz onu süreç gösterecek. Şuanda düşündüğümüz tek şey bu önümüzü göremiyoruz ne yazık ki. Başka dernekler bunları faal bir şekilde yapıyorsa zaten takdire şayanlar. Biz kendi öz kaynaklarımızla bunu yapmaya çalışıyoruz o yüzden şuanda pek bir şey düşünemiyoruz çünkü önümüzü göremiyoruz” şeklinde konuştu.

ATA SPORUNU OMUZLUYORLAR

Çanakkale Anafartalar Geleneksel Okçuluk Spor Kulübü Derneği Başkanı Savaş Atalay ise derneğin 2 yıldır hizmet verdiğini belirterek; "Geleneksel okçuluk bizim tarihimizden gelen yağlı güreş gibi, şimdilerde spor olarak kabul edilen bir gelenektir. Derneğimizi, olimpik okçulukla karıştırılmaması ve insanların geleneklerini unutmayıp, çocuklarına da bunları öğreterek büyütmeleri için, topluma da bu sporu yaymak için kurduk" dedi.

“Ücretsiz ders vermek istiyorduk”

Dernek olarak gerçekleştirdikleri faaliyetlere değinen Çanakkale Anafartalar Geleneksel Okçuluk Spor Kulübü Derneği Başkanı Savaş Atalay, pandemi sürecinden dolayı yarışmalara katılamadıklarını ifade etti. Başkan Atalay; “Normalde bizim bir federasyonumuz var yeni kurulan. Federasyonun yaptığı yarışmalara katılıyorduk. Bizim de çocuklara kurs vermek gibi niyetlerimiz vardı başlangıç olarak ücretsiz bir şekilde bu dersleri vermek istiyorduk. Fakat pandemi süreci bizi bu işten çok alıkoydu. Bir de federasyonun gençlik merkezleri ile yaptığı protokolden dolayı, gençlik merkezine de müracaatımızı yaptık. Orada da gençleri veya çocukları eğitmek istedik. Çünkü bizde resmi antrenörlük belgesi var. Bu tarz sporlar antrenör eşliğinde yapıldığında daha verimli daha iyi oluyor. Gençlik merkezi 18 Mart haftasında çok yoğunlardı, bekliyoruz. Şimdi artık o yoğunlukta bitti. Eğer haber verirlerse, bizden yardım isterlerse orada geleneksel okçuluk üzerine çocuklara, gençlere ders vereceğiz. Gerekli ön ders olarak vereceğiz, her kurs gören bu işe devam etmiyor. Çünkü geleneksel okçuluk, olimpik okçuluktan çok farklı ve çok ağır çalışma gerektiren bir spor günümüzde. Yani yarışmadan yarışmaya, okumu alayım gideyim yapamazsınız. O yüzden de çok fazla devam eden de olmuyor. Genelde ne yazık ki Çanakkale'de geleneksel okçuluk on kişiyle yapılır yapılmaz.” diye konuştu.

“Her şeyden önce sosyalleşiyorlar”

Dernek Başkanı Atalay sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Her şeyden önce sosyalleşiyorlar. Normalde yollarınızın kesişmeyeceği insanlarla beraber oluyorsunuz, dostluk arkadaşlık kuruyorsunuz bu sırf bizim kulübe ait bir şey değil, genelde böyledir. Biz toplantılarda bir araya gelindiğinde siyaset konuşmayız, futbol konuşmayız, ekonomi konuşmayız. Bizim bir araya geldiğimizde konuştuğumuz şeyler geleneksel okçuluktur, hal hatır sorma sohbet etme gibidir. Bu yüzden de bizim aramızda her görüşten, her işten insan bulunabilir. Yeter ki bu işe gönül versinler. Herhangi bir yaş sınırımız da yok, yediden yetmişe her isteyen gelebilir. Ok atmak istemeyip sadece bu ortamlarda bulunmak isteyen insanlar da var. Çünkü biz gömlek pantolon giyip atmıyoruz okumuzu turnuvalarda. Geleneksel kıyafetler giyip turnuvalarımıza katılıyoruz. Bazı yerlerde çadır kuruluyor, ateşler yakılıyor, muhabbetler ediliyor. Bunları seven insanlar da var, ok atmasalar bile geleneksel kıyafetler giyip aramıza gelen insanlar da oluyor. Hepsine imkan veriyoruz tabiki, yeter ki insanların bu spordan haberi olsun. Çünkü bu bizim bilindiği kadarıyla yeni bin yıllık bir geleneğimiz.”

“Bir çok doktor okçuluğu çocuklara tavsiye ediyor”

Sosyalleşmenin yanı sıra dikkat dağınıklığı, koordinasyon bozukluğu ve kas gelişimi gibi konularda da okçuluğun büyük kazanımlar gerçekleştiğinden söz eden Başkan Atalay; “Sosyalleşme dışında da koordinasyonu bozuk, dikkat bozukluğu, eksikliği olan çocuklarla be kişilerde iyi bir çalışmayla ciddi bir tedavi olmuş oluyor. Bir çok doktor da bunu çocuklara tavsiye ediyor. Çok koordinasyon gerektiren bir şey ok atmak. Yayı çekmek, oku nişanlamak, dışarıdan gelen gürültüyü duymamak, kendini o dış seslerden soyutlayabilmek, rüzgarı hesaplamak, mesafeyi hesaplamak, mesafeyi hesaplamak, nefesini kontrol etmek.. Yani bunların hepsini bir arada yapmanız gerektiği için mental olarak çok büyük faydaları var. Tabi ayrıca kas gelişimine de katkısı var. Oku atıyorsun bir de toplamaya gidiyorsun. Yani ciddi bir antrenmanda günde aşağı yukarı beş kilometre kadar yürümüş olursun.” şeklinde konuştu.

“Antrenmanlara katılamadık”

Pandemi sürecinden dolayı tam hedeflerine ulaşamadıklarını aktaran Çanakkale Anafartalar Geleneksel Okçuluk Spor Kulübü Derneği Başkanı Savaş Atalay; “Biz kurs işlerine henüz başlayamadan bu pandemi işi patladığı için bu konuda pek bir aktivitemiz olmadı. Kurs veya yeni sporcu yetişme konusunda bir zararımız olmadı. Fakat yarışmalar olmadı, katılamadık. Antrenmanlarda bir araya gelemedik, antrenmanlara katılamadık. Bizim kondisyon eksiğimiz oldu sadece. Ama pandemi, telefonla olsa da bizim bir araya gelmemizi engelleyemedi. Kondisyon haricinde çok büyük bir etkisi olmadı bize. Ama daha köklü kulüpler yani beş altı yedi sekiz senelik kulüpler, bayağı ciddi sayıda öğrencileri olan kulüpler çok etkilendi.” ifadelerini kullandı.

Sedef Cansu Karakuş

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -