Şevket Özkan; ''Ülke ekonomisi için yapılmalı ama doğaya zarar vermeden olmalı.Termik santralleri de ben kendimce zararlı görüyorum.Ben köye gideli dokuz yıl oldu. Gördüğüm bazlı şeyler acaba termik santrallerden mi diye düşündürüyor. Çünkü, çok verimli bir bahçeyi ekiyorsun, bir sabah kalkıyorsun hepsi ölmüş.Bunları gördüm ben, verimli toprakta olması mümkün olmayan şeyler.
Ben bunu termik santrallere bağlıyorum. Türkiye de denetim çok az, bacalar hiç denetlenmiyor. Çan ve Biga da termik santraller var . Bizde köy olarak tam kuzey rüzgarlarının altında kaldığımız için etkilediğini düşünüyorum. Bütün çam ağaçları kurumaya başladı ama yetkililer diyor ki ‘’bu kurumaların termik santralle alakası yok ‘’. Tabi onu bilemeyiz ama bence termik santralin zararı var. Madenlere gelirsek; maden çıkması gerekiyor, çıkmadan da olmaz. Ama bazı şeyler doğayı koruyarak yapılmalı, ormanlık alanları yok edersek, yirmi yıl içinde çölleşiriz.
Ben köye gittiğimde çok fazla yağmur yağıyordu, iki yıldır yağmurda yok. Gittikçe kuraklaşıyoruz. Bizim yer altı sularımız o kadar zengindi ki, şuan da yağış olmaması sebebi ile en çok suya sahip köyde susuzluk çekiyoruz. Bu madencilikte sularımıza, ormanlarımıza zarar verecekse ona da karşıyız. Belli standartlar da kontrollü yapılırsa o zaman olabilir. Madenlerimiz, belki de yıllardan beri yabancı güçlerin kontrolü altında tutulmaya çalışılıyor. Onun için bizimde kontrollü bir şekilde bu işi yapmamız gerekir.'' dedi DOĞANCAN USTABAŞ
Yorumlar
Yorum Yaz