Ejder AKÇAY(Kalabaklı köyü Muhtarı) , Özel Dosyaya konuştu. AKÇAY “ Çanakkale her geçen gün büyüdüğü için üzülüyorum. Neden mi ? çünkü tarım arazileri her geçen gün yok oluyor. Bu yok olmaya çözüm bulamıyoruz. Bir fabrikamız ya da iş sahamız yok , sulu tarım arazilerini kaybediyoruz. Bu büyüme bence köylerimize zarar veriyor. “
- Çanakkale her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bu büyümenin köylerimize katkıları sizce nelerdir? Bu anlamdan neler yapılıyor?
Bana göre Çanakkale’nin büyümesi çok güzel bir şey. Ama her geçen gün büyüdüğü için üzülüyorum. Neden mi ?çünkü tarım arazileri her geçen gün yok oluyor. Bu yok olmaya çözüm bulamıyoruz. Bir fabrikamız ya da iş sahamız yok , sulu tarım arazilerini kaybediyoruz. Bu büyüme bence köylerimize zarar veriyor. Kalabaklı köyü arazilerinin tamamını imara açmayı düşünüyorlar. Ben köy muhtarı olarak bu projeye karşı çıktım. Sadece kuru tarım arazilerinin imara açılmasını talep ettik. Çünkü sulu tarım arazisi çiftçinin tek geçim kaynağı. Eskiden Çanakkale de bir çok fabrika vardı. Teker teker hepsini kapattılar. Köylerde bağcılık, domatesçilik bitti. Çiftçi ürettiğini fabrikalara satıyordu ve hem sanayi hem çiftçilik yönünden şehre katkı sağlanıyordu. Bu büyüme sadece turizme odaklı oldu ve üretim kısıtlandı. İlk önce fabrika yapmamız gerekli, imarlarımızı kuru tarım arazisine açalım ki hem köylü hem şehir kazansın.
- Önümüzdeki 5 yıl içerisinde size göre Çanakkale ne yönde ilerleme kaydedecektir ? Bu gelişme köylerimizi nasıl etkileyecektir?
Sulu tarım arazilerine odaklanıp tarım alanın da ilerleme kaydedecektir, kaydetmelidir. Sanayi ve turizm alanında ilerlerse köyler bitecektir. Öncelikle yerleşim planı olarak bir ilerleme kaydetmesi gerekli. Şuan da başladılar, Işıklar Köyü ovasına doğru bir yerleşim planı söz konusu. Bu planı yaparken sulu tarım arazilerine dikkat edilmelidir. Yoksa köylülerin geçim kaynağı ellerinden alınmış olur.
- Ekonomik yönden değerlendirdiğinizde değişim ve gelişim yönündeki yatırımlar ne yönde olabilir? Bu yatırımlar köylerimizi nasıl etkiler?
Bugün şeftali 50 kuruş, köylü şeftalisini satamıyor. Mazot 5 lira, en azından çiftçilere bir imkan sağlanıp ucuz mazot verilebilir. Hayvancılıktan bu yıl biraz kazanmaya başlamıştık ama ithal hayvan getirmeye başladılar. Buğdayı satacaktık, buğdayın KDV’si sıfırlandı. 10 yıldır 85 kuruştan buğday satıyoruz. Biz çiftçiler nasıl geçineceğiz ? Bence yatırımlar tarım ve hayvancılık yönünde olmalıdır. Çiftçi harcama yaparken ilacından biçmesine kadar bütün fiyatlar belli, ama ürettiğini satarken belli bir fiyat yok. Çiftçiye biraz önem verilmeli, yatırımlar tarım alanına yapılmalı ki kalkınma olsun. Çanakkale de tarımın battığını düşünüyorum. Tarım gelişirse sanayi de gelişir. Nasıl gelişir ?üretimle birlikte fabrikalar açılır. Fabrikalar açıldığı zaman çiftçi ürettiğini fabrikaya satar, onlar da ülke içi ya da dışında satış yaparlar. Bu sayede çiftçiye de şehir halkına da iş alanı sağlanmış olur. Alışveriş merkezinin köylüye faydası yok, baktığınız da köylerden çalışan kimseyi bulamazsınız. Onun yerine Çanakkale de yapılacak ilk iş; aroma fabrikasıdır. Yatırımlar tarıma yapılırsa bir çok yönden gelişme olacağını düşünüyorum.
- Maden ve termik santral konusuna nasıl bakıyorsunuz?Bu konu da çok bilgim yok ama köyümüzün üstünde iki adet taş ocağı madeni var. Yollar ve çevre çok kötü durumda. Kontrollü bir şekilde yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çanakkale’nin termik santrale ihtiyacı olduğunu zannetmiyorum. Bilgim olmadığını belirterek, duyumlarıma göre çevreye zararı çok fazla. Bir çok yerde bu konu tartışılıyor ve ağaçlara, canlılara, havaya zararlı olduğu söyleniyor. Bu yüzden pek sıcak bakmıyorum.
- Çanakkale 1915 köprüsü şimdiden ses getirmeye başladı. Bittiğinde şehrimize ve köylerimize nasıl katkısı olur?
Köprü, Çanakkale’ye çok yararlı olacaktır. Yerleşim alanı olarak gelişen bir şehiriz. Öncelikle trafik sorununa yararı olacağını düşünüyorum. Çünkü bayramlar ve özel günlerde feribot kuyrukları trafiğe neden oluyor. Yapılacağı yer de şehir dışında olması bakımında güzel. Merkez de çarpıklaşan yerleşimi, köprüye doğru kaydırarak rahat bir istihdam alanı sağlanır. Arazi fiyatlarının artacağını düşünüyorum bu da oradaki halk için güzel bir şans olacaktır. Turizm açısından da katkıları olacaktır. Gelen insanlar Çanakkale’de duramıyor trafik yoğunluğundan, feribot kuyruğundan araçlarından inemiyorlar. Köprüyle birlikte daha rahat bir gezi şansı bulacaklardır. Bir an önce yapılmasını temenni ediyorum.
- Muhtemelen Büyükşehir olacağız. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şahsen ben, büyükşehir olmasını istemiyorum. Çünkü ben köyde yaşayan bir insanım. Büyükşehir olduğu zaman köylünün sorunlarının daha da artacağını düşünüyorum. Köyde bir çok insan hayvancılık yapıyor, komşusuyla kavga ettiği zaman zabıta gelecek ceza kesecek ya da orada hayvancılık yaptırmayacak. Bu insanlar köyde ne yapacaklar o zaman ? Su parası şuan köyde tonu 1,5 lira ve insanlar bunu zor ödüyorlar. Büyükşehir olduğu zaman bu rakam 10 liraya kadar çıkacak onu nasıl ödeyecekler ? Köyde çöp parası yıllık 10 lira, büyükşehir olduğu zaman bu ay da 10 lira olacak. Bu insanlar üretemezken tüketime yönlendirmek katkı sağlamayacaktır. Evini yapamayan insanlardan imar planı isteyecekler, zaten bu insanlar geçinemiyor planı nasıl yapacaklar ? Başta da dediğim gibi ben büyükşehir olmasına karşıyım. Çanakkale’nin hazır olmadığını düşünüyorum.
Yorumlar
Yorum Yaz