Gündem

EBRUNUN VE TESPİHİN USTALARI (26.09.2021)

Türkiye’nin dört bir yanından gelen geleneksel ele sanatları ustaları, Çanakkale ‘Altıneller Geleneksel El Sanatları Festivali’...

EBRUNUN VE TESPİHİN USTALARI (26.09.2021)

Ülkemizin dört bir yanından gelen geleneksel maharetin usta isimleri, Çanakkale halkının büyük beğenisini topladı. Çanakkale Altıneller Geleneksel El Sanatları Festivali’nde bir araya gelen 40 usta unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yaşatmak için mücadele ediyor. El emeği göz nuru eserleriyle geçmişi geleceğe taşıyan ustalar Kaleninsesi Gazetesine özel açıklamada bulundu. Çanakkaleli Ebru sanatçısı Zeynep Funda Yeğen, “Öğrencilerime tamamen geleneksel el sanatları dersleri veriyorum. Toprak boyalarla, toprak ezmelerle, boyayı da kendimiz yaparak sanatımızı gerçekleştiriyoruz. Kullandığımız tüm malzemeler, geleneksel el sanatlarında kullanılan malzemeler” ifadelerine yer verirdi. Erzurum’dan gelen Oltu tespih ustası Metin Çelebi ise “Kaybolmaya yüz tutmuş sanatlardan biri haline geldi. Geleneksel el sanatları rağbet görmüyor. Ne kadar çaba sarf edersek o kadar yaşıyor. Eskisi gibi çıraklarımız da yok. Sanat ölmek üzere, biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.

EBRU SANATÇISI YEĞEN, ‘BOYALARIMIZI KENDİMİZ YAPIYORUZ’

Ebru sanatçısı Zeynep Funda Yeğen, “Ebru Türk sanatıdır. Orta Asya’da Türklerin yapmış olduğu bir sanattır. Anadolu’ya göçten sonra ebru sanatı da İran üzerinden Anadolu’ya gelmiştir. Osmanlı da özel yazışmalarda, Kuran-ı Kerim kapaklarında kullanılmıştır” ifadelerine yer verdi.

“Atölyemde ebru sanatını geleneksel el sanatları olarak öğretiyorum. Benim atölyem gönüllü bir atölye ve tüm finansmanını kendim karşılıyorum. 6 yıldır, 60 çocuğa burada ders veriyorum ve bu bir finansman gerektiriyor. Aynı zamanda da yazarım. Edebiyat eğitimi aldım. Yaptığım dersleri; yaptığım çalışmaları ve kitaplarımı satarak çocuklara gönüllü eğitim veriyorum” sözlerine dikkat çeken ebru sanatçısı Yeğen, “Öğrencilerime tamamen geleneksel el sanatları dersleri veriyorum. Toprak boyalarla, toprak ezmelerle, boyayı da kendimiz yaparak sanatımızı gerçekleştiriyoruz. Kullandığımız tüm malzemeler, geleneksel el sanatlarında kullanılan malzemeler. Çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Bildiğimiz her şeyi çocuklara, geleceğe öğreteceğiz. Zaten amacımız bu. Biz geleneği, geleceğe taşıyan kişileriz” dedi.

“GELENEKSEL TÜRK GELİNLİĞİNİ YAŞATMAK İSTİYORUM”

“Standda bulunan her ürün ebru değil. Ebru tekniklerini kumaş üzerinde uyguladığım ürünler. Bu geleneksel ebru ile alakası yok. Farklı bir yöntemle, geleneksel ebru tekniklerini kullanarak yapıyoruz” ifadelerine yer veren ebru sanatçısı Yeğen, “Amacımız geleneksel ebru sanatını tanıtmak. Farklı materyallerle de yapılabileceğini göstermek istedik. Türk gelinlikleri yaptım mesela. Tanzimat Fermanına kadar Türk gelinlikleri mavi, kırmızı, sarı ve mordu. Tazminat Fermanıyla beraber Batılılaşmaya başladığımızda beyaz gelinlikler de geldi. O zamandan itibaren beyaz gelinlik kullanılmaya başlandı. Ben de geleneksel Türk gelinliğini yaşatmak istiyorum. Türk gelinliği mavidir, aldır. Bunları da göstermek için yaptık. Deriye uyguladık, ebru tekniğini her yerde kullanabileceğimizi gösteriyoruz” diye belirtti.

“Atölyemdeki çocuklara ebru sanatının sırlarını gösterdim. Onlar biliyorlar. Ben ustamdan, hocalarımdan ne öğrendiysem, öğrencilerime geleneksel el sanatlarını aynı şekilde öğretiyorum. İpekleri de öğrenmelerini istiyorum. Kendime ait bir sır geliştirdim. Çocuklarıma da gösterdim” şeklinde konuşan ebru sanatçısı Yeğen, “Çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Bildiğimiz her şeyi çocuklara, geleceğe öğreteceğiz. Zaten amacımız bu. Biz geleneği, geleceğe taşıyan kişileriz. Bundan sonra da öyle devam edecek. Bende gönüllü eğitim vermeye devam edeceğim. Bu arada eğitimli kadınlara sırlarımızı vermiyoruz. Ama eğitimsiz kadına veriyoruz ki ona rakip olmasınlar” dedi.

“ERZURUM DENİLDİĞİNDE OLTU TAŞI AKLA GELİR”

Oltu tespih ustası Metin Çelebi, “Biz yurdun diğer bir köşesinden, Dadaşlar diyarı Erzurum’dan geldik. Erzurum denildiğinde oltu taşı akla gelir. Kültür Bakanlığının organize etmiş olduğu el sanatları fuarında, sanatımızı tanıtmaya çalışıyoruz. Oltu taşı, Türkiye’nin en nadide en değerli taşlarından bir tanesidir. Erzurum yöresinde Oltu İlçesinde çıkar” ifadelerine yer verdi.

“OLTU KULLANDIKÇA PARLAR”

Oltu tespih ustası Çelebi, oltu taşının özelliklerine dair, “Kullandıkça parlar, vücuttaki elektriği alır, nazara iyi gelir. İki yüzyıllık bir meslektir. Babadan oğula gelen Ahilik statüsünde bir meslektir. Ustalar, çıraklarına el verir. İki yüzyıldır böyle gelir. Erzurum’da İlçelerinde bir çok sanatkar arkadaşımız, ekmeğini böyle temin eder. Taşı çıkartan sektör ayrıdır. Taşı işleyen ustalar ayrıdır. Kimisi pazarlaması ile uğraşır” dedi.

Çelebi ayrıca, “Bir teşbihi akşama kadar yapıyorsunuz. Bir gün sürüyor. Bazı teşbihler 10-15 gün de anca bitiyor. Hassas incelik gösteriyoruz. Oltu taşı da bundan dolayı kıymetlidir. Tane tane kaynaktan vitrine kadar 14 aşamadan meydana geliyor” sözleriyle teşbih yapına dair bilgiler verdi.

“SANAT ÖLMEK ÜZERE, BİZ BUNU YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Oltu taşından tespih yapmanın giderek azaldığına dikkat çeken Çelebi, “Kaybolmaya yüz tutmuş sanatlardan biri haline geldi. Geleneksel el sanatları rağbet görmüyor. Ne kadar çaba sarf edersek o kadar yaşıyor. Eskisi gibi çıraklarımız da yok. Sanat ölmek üzere, biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kültür Bakanlığının ve Çanakkale İl Kültür Turizm Müdürlüğünün gerçekleştirdiği organizasyon bizi son derece mutlu etti” sözlerinin altını çizdi.

Damla YELTEKİN

Kaynak: Haber Merkezi
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Haber Merkezi
Editör
H

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yorum Yaz
Yorumunuz yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.
Bizi Takip Edin
Henüz hesap eklenmemiş.
- REKLAM -