Bu yıl Antalya Kaş’ta 21-22 Ağustos 2015 tarihleri arasında düzenlenen Serbest Dalış Türkiye Şampiyonası’nda yarışan Çanakkaleli Milli Sporcu Birgül Erken Türkiye birinciliği elde ederek Türkiye Şampiyonu oldu ve 149.80 mt ile yeni Türkiye rekorunu ele geçirdi.
Tüm yarışmalara katılıp hepsinden madalya alan ve 4 altın madalya ile Türkiye Şampiyonluğu kazanan İTÜ-SAS Kulübü sporcusu Erken, ayrıca Küp Apnea dalında Türkiye Rekorunu kırdı.
Dinamik Apnea, Statik Apnea, Paletsiz Dinamik Apnea, Küp Apnea branşlarında Altın madalya; Hız Apnea branşında Gümüş madalya alarak 2015 yılının en çok madalya alan sporcusu olmuştu.
Bu yılın sonunda TSSF’nin planlı faaliyetleri arasında yapılan Serbest Dalış branşlarındaki yarışmalarda Birgül Erken tüm sporcular arasında bireysel olarak en çok madalyayı kazanan sporcu oldu.
11 ülkeden 55 sporcu ile yarıştı
Serbest Dalış Branşında Türkiye Şampiyonu ve Türkiye Rekortmeni Çanakkaleli milli sporcumuz Birgül Erken; İtalya’nın İschia Adası’nda 4-11 Ekim tarihleri arasında CMAS'nin düzenlediği Serbest Dalış Outdoor Dünya Şampiyonası’nda dünya 3.sü oldu. Küp Apnea branşında İTÜ SAS sporcusu Erken, 137 metrelik derecesiyle bronz madalya aldı. Yarışmada 11 ülkeden 55 sporcu ile yarıştı. Bu ülkeler arasında havuz ve sualtı sporlarına büyük yatırım yapan pek çok ülkenin sporcusunu geride bırakarak dereceler elde eden Türk takımı ve Türk delegasyonu yarışmaya damgasını vurdu. Dünya Şampiyonası’ndaki yarışmalar an be an canlı yayında dünyaya canlı yayınla aktarıldı.
En büyük destekçisi eşi ve aynı zamanda antrenörü
Bu yıl Sualtı Sporlarında Türkiye’de Serbest Dalış branşında yapılan yarışmalarda Türkiye rekoru kırarak rakiplerine açık ara fark atarak 4 altın 1 gümüş madalya alan milli sporcumuz Birgül Erken sezonu Dünya Şampiyonası’ndaki başarı ile taçlandırdı. Erken, başarılarında emeği geçenlerden başta Çanakkale Devlet Hastanesi’nde görev yapan eşi ve antrenörü Dr. Değer Erken olmak üzere herkese teşekkür etti.
“Dünya arenasında ikinci madalyam”
Kolin Otel’in havuzunda çalışmalarını yürüttüğünü belirten Erken: “Sporun gönül işidir ve özveri ister. Sualtı sporları daha da meşakkatli bir branş. Kendi imkânlarımızla tek başına altından kalkamayacağımız kaynaklara gereksinim duyuyoruz. Bu çok değerli alt yapı kaynaklarını bize sunarak önümüzü açan kamu kurumları ve özel işletmeler var. Bu kurumlar bu süreçte Dünya Şampiyonası’na giden yolumuzun önündeki bir engeli kaldırarak bize güç verdiler. Onlara teşekkürü bir borç biliyorum. Bizi teşvik eden yöneticiler, destekleyen kurumlar oldukça gücümüz artıyor. Bu kuru bir teşekkür değil ortada bir başarı var daha da iyileri olacak. Dünya Şampiyonası’nda da elimden gelenin en iyisini yaptım. Bu dünya arenasında ikinci madalyam oldu. Daha önce de 2013 yılında Rusya Kazan da yapılan Dünya olimpiyatlarına dünya üçüncüsü olmuştum. Spor benim yaşam biçimim ve hayatımın odağında bir değer. Daha iyilerini yapabilmek için dünya şampiyonasında edindiğim tecrübeler ışığında çalışmalarıma kaldığım yerden devam ediyorum. Bu heyecanımı nesilden nesile akıtmak için de buradayım. Öğrenci yetiştirmek ve gençlere el vermek istiyorum. Bizler bu işin inceliklerini bu alanda başarılı olmuş insanlardan birebir öğrenme fırsatını yakalayamadık. Kendi tırnaklarımızla kazarak buralara geldik. Şimdi birikimlerimizi aktarmak başarılı gençler yetiştirmek istiyoruz” dedi.
“Spor, daha sağlıklı, daha huzurlu ve uzun vadede daha barışçıl bir toplum için gerekli
Türkiye’de alanında en iyi olan insanlardan biri olmaya çalışıyorum diyen Birgül Erken; “Bu durumun bize yüklediği misyonla gençlere rol model olmak ve onların yolunu açmak olmalı. Bu başarılar sadece bireysel bir başarı değil. Çünkü sporcu toplum sağlığına hizmet eden bir rol model oluyor. Neden devletler sporu destekliyor; desteklemeli? Daha sağlıklı, daha huzurlu ve uzun vadede daha barışçıl bir toplum için gerekli spor. Dolayısıyla böyle rollerimiz de var biz sporcuların. Genç nesillere ilham vermeliyiz. Bu misyonumuzu unutmamalıyız. Toplum için ve evrensel boyutta ki görevlerimizi de taşıyabilen sporcular olmalıyız. Biz deniz çocuğuyuz. Su ile ilgili bir sporla gençlere ilham kaynağı olmayı çok isterim. Ben tüm bildiklerimi bir çocuğun kulağına fısıldayayım Çanakkale de bu işte en iyilerin yetişmesi için alt yapıdan profesyonelliğe uzanan ortamı kurayım istiyorum. Bunun için heyecan duyuyorum. Su kültürünü önemsiyorum. Bu bizim gibi insanların avantajı ve biz bu enerjiyi gençlerde doğru bir biçimde yönlendirmeliyiz diye düşünüyorum. Ben sadece bir figürüm. Büyük resmin bir parçasıyım. Görevim var, sorumluluk taşıyorum. Dilerim yaptığımız işlerde sporun centilmenlik ruhu ile bütünleşir toplumsal barışa ilham verebiliriz. Ülkemiz terörle kötülükle değil; sanatla, sporla anılsın ve insanımız için spor, barışa ve huzura yol açsın” dedi.Haber Merkezi
Yorumlar
Yorum Yaz