Özkan Vural; ''2018 yılının Troia yılı olacağından bahsettik. Mükemmel bir turizm potansiyeline sahip bir bölgeyiz. Troia sadece o bölgeyle değil bütün bir Biga Yarım Adasını içerisine alan bir bölge. Bu coğrafyayı temiz tutmamız gerekiyor. Hem turizm yönünden atılım yaparak hem de altın aramacılığı yaparak bu iş yürümeyecektir. Bu şekilde kente katkı sağlayamayacağımızı düşünüyorum. Doğaya sahip çıkmamız gerekiyor. Ben kendi gözümle yapılan çalışmaları gördüm ve yığınla ağaçlar kesilmiş. Tabi ki altın çıkartılacaktır ama altının bize getirisi yok.
Altın çıkaran şirketler Kaz Dağlarından altınını çıkartacak ve %4'ünü ülkeye bırakıp gidecek. Havamızı, suyumuzu, doğamızı kirletecekler. Çanakkale'nin buna ihtiyacı yok. Kentin, insanlığın, ülkemizin ihtiyacı yok bunlara. Biz böyle temiz kalalım ki insanlar bizi temizliğimizden dolayı tercih etsinler. Troia'nın buraya kurulma amacı zaten bu coğrafyanın güzelliğinden, Kaz Dağlarının güzelliğinden dolayı kuruldu. Buraları yok edersen sadece kenti değil, dağı değil, geçmişimizi de yok etmiş olacaksın. İşte Troia benim için çok daha önemli ve Troia yılının da bu gibi faaliyetlerin önünü keseceğini düşünüyorum.
Doğamızı kesinlikle korumamız gerekiyor. Geleceğimizi korumak için değil, kendimiz için, insanlık için korumamız gerekiyor. Canlılar ortak olarak bu dünyayı kullanıyorsa herkesin yaşama hakkı var ve kirletmememiz gerekiyor. Şehre herhangi bir katkısı olmayacaktır. Sadece zarar getirecektir. Altın madeni ülkede kalmıyor zaten. Yabancı şirketler gelip altını alıyorlar, doğayı katlediyorlar ve %4 ünü bize bırakıyorlar. Bu bize kazandırır diyorsanız benim söyleyebileceğim bir şey yok.'' dedi. ESİN GEZER
Yorumlar
Yorum Yaz