ÇANAKKALE GELECEĞİNİ KONUŞUYOR
Çanakkale'nin dinamikleri Çanakkale'nin geleceğini konuşuyor.
Gizem Güngör
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğrencisi
1- 2018 Troia Yılı yeterince tanıtılıyor mu? Yapılan etkinliklerin, yatırımların ileriki yıllarda Çanakkale'ye artısı olacak mı?
2018 Troia Yılı Çanakkale’nin doğal güzellikleri ve tarihinin Türkiye ve dünyaya tanıtılması açısından çok önemli bir yıl, Çanakkale’nin yıllardır olan bilinmezliğine çare olacaktır diye düşünüyorum. Burada çok önemli antik değerler bulunuyor. Yurt dışına çıktığınızda insanlar Çanakkale’yi değil Troia’yı biliyorlar. O insanlara Troia’nın Çanakkale’de olduğunu ve burada sadece Troia değil çok daha fazla değer olduğunu anlatmamız gerekiyor. Yurt dışında yapılan tanıtımları olumlu buluyorum ama şehrin Troia Yılı havasına ne yazık ki daha giremediğini düşünüyorum. Yaz sezonu yaklaşıyor, bir an önce şehir için hazırlıklar yapılması gerekiyor. Sadece bilbordlar da değil şehrin her yerinde ve özellikle Troia Harabeleri’nde çalışmalar yapılması gerekiyor. Bu yıl bitmeden müzenin tamamlanmasını umut ediyorum. Çalışmaların bir yandan da halka inmesi ve halkın bu çalışmalara dahil edilmesi gerekiyor. Birçok insanın bu yılı ve Troia’yı bilmediğini düşünüyorum. Üniversitenin sinema ve televizyon, grafik tasarım bölümlerinde olan öğrenciler bu yılla ilgili proje yapmaya özendirilmelidir. Böylece çok fazla iş ortaya çıkar ve dolu dolu bir Troia Yılı geçiririz. Umarım en kısa zamanda şehir Troia Yılı’na hazır olduğunu gösterir.
2- İl ve ilçeler yeterince yatırım alıyor mu? Aklınızda kalan yatırımlar nelerdir?
İl olarak il merkezinden bahsediyorsak çok fazla yatırım almadığını düşünüyorum. Çanakkale’nin merkezi küçük bir yerleşim yeri ve binalar çok sıkışık şekilde inşa edilmiş. Bu sebeple de şehrin genelinde betonlaşma göze batıyor. Diğer yandan yolların dar olması ve iskelenin şehrin içerisinde olması trafik yaratıyor. Bu da özellikle tatil günlerinde şehir halkına sıkıntı yaratıyor. Çanakkale’nin çok güzel bir kordonu var ama bakımsızlık söz konusu diye düşünüyorum. Kordon daha da hareketlendirilebilir. İlçelerde yatırım olarak bildiğim boğaz köprüsü var. Olumlu bir yatırım olduğunu düşünüyorum. Çanakkale dediğim gibi trafik sorunu yaşıyor ve bunun bir sebebi de feribot seferleri, bu seferlerin kalkması gerekmiyor tabii ki ama ortak bir çözüm bulunması gerekiyordu. Bu çözümde köprüyle sağlandı. Şehrin trafiğine olumlu bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Diğer yandan ulaşılabilirlik açısından da olumlu katkıları olacaktır. Tabii bu köprü yapımında çevreye olan hassasiyeti es geçmemek gerekiyor. Ulaşım ihtiyacımız var diye oksijenimizi bitirmenin anlamı da yok. Öncelikle çevreye zarar vermeden yapılması gerektiğini düşünüyorum. Çanakkale yeşil bir kent bunun bozulmaması gerekiyor. Diğer ilçelerle ilgili bilgim olmadığı için yorum yapamayacağım ama ilçelerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yatırım yapılmasını temenni ediyorum.
3- Çanakkale ili ve ilçelerinde tarım arazileri birer birer satılıyor. Bunlar çiftçiyi ve üretimi nasıl etkiler?
Tarım arazilerinin satılması eğer o araziler tekrardan tarımsal arazi olarak değerlendirilecekse sorun teşkil etmiyor ama oralar imara açılacaksa, bu Çanakkale’nin ekonomik ve ekolojik değerleri açısından batmasına neden olur. Çanakkale’nin iki önemli gelir kaynağı bulunuyor. Bunlardan birincisi turizm ikincisi ise tarım ve hayvancılıktır. Oralar imara açılırsa siz ekonomik kaynaklarınızın birisini tamamen kaybetmiş ve doğal güzelliği bozmuş olursunuz. Ülke şartları göz önünde bulundurulduğunda çiftçinin başka çaresi de kalmıyor. Girdiler çok fazla ve birçok çiftçi borcunu ödeyemiyor. Tarımdan yapılan kazanç son dönemlerde çok geriledi. Bu gerileme de çiftçiyi üretimden soğutmuş görünüyor. Öncelikle ülkemizin bir tarım politikası belirlemesi gerekiyor. Üretim yapılan birçok sahamız var ve Çanakkale bunlardan bir tanesi, meyvecilik alanında ün yapmış ilçelerimiz var. Bu ilçelerdeki üreticiler desteklenmesi gerekiyor ama bu desteklemenin sadece kredi olarak yapılmaması da gerekiyor. Öncelikle fiyatlar açısından iyileştirmeler yapılmalı. Çiftçilik cazip hale getirilmelidir. Şuan birçok çiftçi tarlasını satıp şehir merkezine yerleşmek istiyor. Çünkü merkezde bir ev alıp, asgari ücretli bir iş bulup yorulmadan dilediğince yaşayabilir. Ülkenin yarısının böyle düşündüğünü varsayarsak üretecek bir şeyimiz olmadığını anlarız. Baktığınızda Türkiye kaynakları açısından bir tarım ülkesi ama tarımsal ürünlerimizi dışarıdan ithal ediyoruz. Vergilerle birlikle halk zor duruma düşüyor. Bu ürünleri kendimiz üretip ihracat yapsak hem halk hem de üretici rahatlayacaktır. Tarımsal arazileri betonlaştırmak bize gelecek için bir şey kazandırmaz ama üretim ülkemizi kalkındırabilir.
4- Gelibolu Tarihi Yarımada'da neler yapılıyor? Gezip görme şansınız oluyor mu?
Yarımada’ya birkaç kez gidebildim ve onda da tarihi yerleri gezebildim. Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan, atalarımızın canını feda ettiği yeleri görme şansım oldu. Onun dışında pek fazla gidemedim. Gelibolu’nun çok güzel bir yer olduğunu biliyorum. Daha önce restorasyon çalışmalarının yapıldığını duymuştum. Şuan ne yapıldığı edildiği konusunda pek fazla bilgim yok ama oranın ne kadar önemli bir yer olduğunun bilincindeyim. Dokusu bozulmadan yapılan her çalışma Gelibolu Tarihi Yarımadası’na değer katacaktır. Bizler gelecek nesillere tarihimizi orada anlatacağız, orayı bileceğiz ki tarihimizi anlatabilelim. Çanakkale’nin en önemli özelliği Tarihi Alan’a ülkenin tarihinin başlangıcına saip olmasıdır ve bu alanla beraber yerli turizm potansiyeli de artmıştır. Türkiye’de yaşayan her insan onlara bu vatanı bağış eden atalarını yerinde ziyaret etmek ister. Yeter ki oranın dokusunu bozmayalım ve insanlar geldiklerinde oradaki duyguyu yaşayabilsinler. İlk geldiğimiz yıllarda orada çöp sorunu olduğunu biliyordum ve bunun önüne geçildi. Gelen insanlardan da rica etmemiz gerekiyor, tarihimizi kirletmeyelim. Çanakkale, Türkiye’dir.
5- Yakın bir tarihte Küçükkuyu - Midilli seferleri başlayacak. Bunun Çanakkale'ye katkısı olur mu? Tatilinizin bir bölümünü Midilli'de geçirmek ister misiniz?
Bu çalışmayı daha önce de duymuştum. Çok güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Turizm girdilerini arttıracaktır. Sadece bizim insanımızın Midilli’ye gitmesi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bizim gittiğimiz kadar orada yaşayan insanlarda Çanakkale’ye gelecektir. Seferler daha önce Ayvalık’tan yapılıyordu ve sürekli dolu olduğunu şahit oluyorduk. Çanakkale’nin de bundan faydalanacağını düşünüyorum. Midilli tarihimizde bizim vatandaşlarımızın da yaşadığı bir ada o yüzden sorun olmayacağını düşünüyorum. Zaten orada yaşayanların çoğu Türkçe biliyorlar. Siyasi olarak bazı krizler yaşanıyor ama bunların halkları etkilemediğini düşünüyorum. Ülkemizin neresine giderseniz gidin bir yerde Yunan turist görme şansınız çok yüksek. Zaten turizmin siyasi sorunlara alet edilmemesi gerekiyor. Ben tabii ki tatilimin bir bölümünü orada geçirmek isterim. Öğrenciler için özel bir tarife uygulanır diye umut ediyorum. Yaz sezonuna yetiştirilmesi, Troia Yılı açısından da olumlu geri dönüşler sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Esin Gezer
Yorumlar
Yorum Yaz