İlk kişisel sergisini lisans eğitimi sırasında açan sanatçı Elif Havuz, eserlerinde doğa gözlemleriyle oluşturduğu kompozisyonlara yer veriyor. Sanatsever Galeri’de geçtiğimiz günlerde açılan Rüzgar’ isimli disiplinler arası karma sergide eserleri yer alan sanatçı Havuz, Eserlerinde insanın doğa ile arasındaki iletişimini kavramaya yönelik bir üslupla çalışıyor. Sanatsal çalışmalarına Çanakkale’deki atölyesinde devam eden Havuz, eserlerinde insanın doğa ile arasındaki iletişimini kavramaya yönelik bir üslupla çalışan sanatçı, insana ait duygu dışavurumunu doğa aracılığıyla anlatıyor. Kaleninsesi Gazetesi’ne sanatsal bakış açısına dair özel açıklamalarda bulunan Havuz, “Çalışmalarımda daha çok karanlık ve ışığın zıtlığını kullanıyorum. Dokusal olarak bunu belirtiyorum. Çok fazla pentür kullanıyorum resimlerimde. Doğanın içinde bulunduğunda da o pentürduygusunu çok fazla hissediyorum” sözlerine yer verdi. Havuz eserlerini, insan psikolojisinin doğa ile iyileşmeyi arzuladığı bir bakış açısına dayandırıyor.
“ATÖLYE BÜYÜK BİR DÜNYA”
Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olan Havuz, resme bakış açısına dair, “Atölye büyük bir dünya. Çok fazla vaktimi alıyor.2017’de mezun olduğumdan beri daima çalışıyorum. Doğayı konu alıyorum.Benim modelim doğa” ifadelerine yer verdi.
“BAĞLANTIYI DOĞA DA YAKALAMAYA ÇALIŞIYORUM”
“Doğanın karmaşasını, huzur veren ortamıyla, aynı zaman da o ortamın içinde bulunurken, o huzuru ve sakinliği yaşarken bir yandan da onu çözümlemenin ne kadar zor olması tıpkı insan psikolojisini ve tabiatını çözmek gibi. Biraz doğa ve insan psikolojisini sesteş olarak görüyorum” diye belirten ressam Havuz, “İkisi arasındaki bağlantıyı doğa da yakalamaya çalışıyorum. İnsanı çözmek ne kadar zorsa doğa da böyle.İnsana dışarıdan baktığımızda beğenip severiz ama çözmeye ve anlamaya geldiğinde çok zorlanırız. Doğa da benim için böyle” dedi.
“KARMAŞAYI ÇÖZÜMLEMEYİ VE YORUMLAMAYI SEVİYORUM”
Doğa ve insanın çözülmesi ve anlaşılmasına dair Havuz, “Çözmesi, anlaması o karmaşayı yaşaması, insanı farklı düşünce ve yönlere yönlendiriyor. Bu karmaşayı çözümlemeyi ve yorumlamayı seviyorum. Çok farklı kapılar açıyor. Çalışmalarımda daha çok karanlık ve ışığın zıtlığını kullanıyorum. Dokusalolarak bunu belirtiyorum. Çok fazla pentür kullanıyorum resimlerimde. Doğanın içinde bulunduğunda da o pentürduygusunu çok fazlahissediyorum” sözlerine yer verdi.
“DOĞAYA RENK ANLAMINDA ÇOK SAĞDIK DEĞİLİM”
Picasso gibi renk dönemleri olduğunu dile getiren ressam Havuz, “Bazen mavi dönemim bazen yeşil dönemim oluyor. Bazen daha bakır, toprak, sarı tonlarında resimleryapıyorum. Bu biraz da ruh halime, o an bağlı. Doğaya renk anlamında çok sağdık değilim. Bazen paletimin renkli ve dolu olmasıyla birlikte psikolojimle de yön alan bir durum” ifadelerine yer verdi.
“İLK SERGİM TAM BİR TECRÜBE VE TECRÜBESİZLİK”
İki kişisel sergi açan ve çok sayıda karma sergiye karılan Havuz, “İlk kişisel sergim, Çanakkale’de Çanakkale Evinde gerçekleşti. İkinci kişisel sergimi de İstanbul Bakırköy’de Basad Muhsin Kut sanat galerisinde açtım. Bunlar dışında bir çok karma sergim oldu. İlk sergim tam bir tecrübe ve tecrübesizlik. Çok güzel bir duyguydu. Öğrenciydim, çok yeni ve toydum. Eserlerimi gözler önüne sermek, hocalarımın atölye de değil de başka bir mekanda çalışmalarımı göreceği duygusu çok başkaydı. Yaptığınız işin sizi tatmin etmesi ve eserlerinizin önce sizin gözünüzden geçmesi, ardından sergilemeye değer olması biraz daha farklı kaygılara yöneltiyor” dedi.
Damla YELTEKİN
Yorumlar
Yorum Yaz