Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (Türk-İş) bağlı Türkiye Orman, Topraksu, Tarım ve Tarım Sanayi İşçileri Sendikası (Tarım-İş) tarafından Kemer ilçesindeki bir otelde "Yönetici ve Temsilci Eğitim Semineri" düzenlendi. Seminerin açılış töreninde konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, TÜRK-İŞ’in 1 Mayıs'ı bu sene Çanakkale’de kutlayacak olmasının önemine dikkati çekti. 101 yıl önce sadece Misak-ı Milli sınırları içerisinde değil Bosna’dan, Arap Yarımadasından, Balkanlardan 253 bin vatan evladının Çanakkale’de şehit olduğunu vurgulayan Daniş: "Bugün Güneydoğu'da devam eden mücadelede, yitirdiğimiz şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Yaralanarak gazi olan kardeşlerimize Allah acil şifalar versin. Onların emeğinin, onların mücadelesinin yerde kalmadığının en büyük göstergesi, 1 Mayıs'ta Türk işçisinin, Türk-İş’in Çanakkale’de 101 yıl önce aynı mücadelenin verildiği yerde, geçmişini hatırlayarak, bir olarak, diri olarak vereceği o mesajın, o birlik ve beraberliğin, bugünlerimizde de yarınlarımızda da çok önemli olduğunu düşünüyorum." Dedi. Mehmet Daniş, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik başkanlığında, Türkiye'nin 7 ayrı bölgesinde il ve ilçe müdürlerinin katılımıyla toplantılar yaptıklarını anımsatarak, bu toplantılarda adeta Türkiye’nin MR'ının çekildiğini anlattı. Toplantılarda çalışanların problemlerini dinlediklerini aktaran Daniş, "Onlarla ilgili adımlarımızı bakanımızın talimatları doğrultusunda atmaya devam ediyoruz. Bundan sonra da atmaya devam edeceğiz. İnşallah hem Türk tarımını daha üst seviyelere getireceğiz hem de tarıma hizmet eden kardeşlerimizi, mesai arkadaşlarımızı çalışma koşullarını ve özlük haklarını daha ileriye taşımanın mücadelesi içerisinde olacağız" diye konuştu.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise Türkiye’nin belki de bir asırdır yaşamadığı sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirtti. 1980 döneminde Amerika ve Rusya’nın ülkedeki gençleri birbirine kırdırdığını, bugün ise Amerika ile Rusya’nın beraber hareket ettiğini savunan Atalay, dünya kurulduğundan beri mazlumların ve zalimlerin, haklılar ve haksızlıkların olduğunu söyledi. Atalay, Suriye'de şu ana kadar 400 bine yakın insanın can verdiğini ve o bölgelerden kaçan üç milyona yakın kişinin Türkiye’de misafir olduğunu anlatarak, Irak'a ise Amerika’nın "Demokrasi getireceğim" diye girdiğini ancak halkının Saddam'ı arar hale geldiğini belirtti. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin modern silahlar yapıp, insanları birbirine kırdırmaya devam ettiğini vurgulayan Atalay, şu ifadeleri kullandı: "Bu Balkanlarda da böyle oldu. Ülkemizde de aynı filmi yaşamaya devam ediyoruz. Bomba yapıp kendini öldürüyor, polisi öldürüyor, askeri öldürüyor. Türkiye yoksa ne parti, ne dernek, ne sendika hiçbir şey yok.
Biz de yokuz. Şu anda Suriyeliler denizde can vermeye devam ediyorlar. Onlar sendika, apartman, tatil istemiyor. Yaşamak istiyor. Yaşarken de o denizlerde ölmeye devam ediyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin o kadar sıkıntısı olmasına rağmen, 3 milyon misafirimiz var. Türk-İş ve işçiler olarak bunlardan hiç rahatsız değiliz. Zaman zaman sıkıldığımız zamanlar oluyor. Zaman zaman problem çektiğimiz zamanlar oluyor. Zaman zaman misafirler içerisinde yanlış yapanlar oluyor. Ama ensar olmak çok önemli bir iş. Yarın bizim, sizin, toplumun başına ne geleceği belli değil." Genel Başkan Atalay, haftaya pazar günü kutlanacak 1 Mayıs'ın işçiler için çok önemli olduğunu dile getirerek, resmi tatil olmasına rağmen bu günü alanlarda sıkıntı ve problemleri anlatma günü olarak gördüklerini aktardı. "Türk-İş olarak alan sıkıntımız yok. Şu anda Taksim alanı da hiç müsait değil.
Türkiye Cumhuriyeti valileri nereyi gösterirse, biz orada 1 Mayıs'ı kutlarız. Alan dışında konfederasyon başkanı olarak ben problemimi, sıkıntımı anlatayım. Türk işçisi olarak askerle, polisle kavga etmeye niyetimiz yok. Ülkenin yapısı ona müsait değil. 1 Mayıs’ta Çanakkale’deyiz. Bir yeri olması lazımdı Türk-İş'in. Türk-İş Başkanlar Kurulu bundan bir ay önce oturduk. Tamamına yakını Çanakkale’yi tespit etti. Allah nasip ederse pazar günü Çanakkale’de olacağız. Niye Çanakkale? Orada 250 bin şehidimiz var. Türkiye bir kendine gelsin. Kitle örgütleri bir kendine gelsin. İyi düşünelim diye Çanakkale’deyiz." Atalay, terör bölgelerinde terörist ile masum vatandaşı ayrılması gerektiğinin altını çizerek, "Terör en büyük zararı onlara veriyor. Onun için elinde bomba, silah olanla elinde kalem, çanta olanı ayırmak zorundayız" dedi. HABER MERKEZİ
Yorumlar
Yorum Yaz