Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği’nin proje ve çalışmalarına ilişkin Kaleninsesi Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir, dernek olarak 5 senedir hizmet verdiklerini söyledi. Çanakkale’de bir kültür merkezi olmadığına dikkat çeken Dernek Başkanı Demir; “Bizim Çanakkale'mizin içerisinde bir kültür merkezi yok. Bu bizim çok büyük bir eksikliğimiz, ilçelerimizde bile var ama merkezimizde yok. Ve sanatla uğraşan çok yoğun bir kitle var burada emekli, genç, Mimar Sinan mezunları, güzel sanatlar mezunları.. Burada Çanakkale'mizde de bizim ayrıca Güzel Sanatlar Yüksek Okulu var. Ben kendim cam sanatçısıyım. Yurt dışında değişik çalışmalarım oldu ve burada yani bulunduğum şehirde bunun bir ihtiyaç haline geldiğini görerek, birkaç arkadaş bir araya geldik daha sonrasında büyüdük ve şuanda 150 ye yakın bir üyemiz var. Yurt içinde, yurt dışında değişik sanat kollarını kapsayan, aşağı yukarı 100 ün üstünde sanat kolumuz var. Biz önce yer arayışına girdik ve dediler ki "Mutlaka bir dernek kurun, yardım almanız kolaylaşır". Biz bunun için derneğimizi kurduk. Bu oluşumu oluşturabilmek için böyle bir şeye ihtiyaç duyduk ve kurduk.” dedi.
“Hiç yardım edilmiyor”
Çanakkale’de bir yer arayışına girdiklerini ve bu konuda yeteri kadar destek alamadıklarını dile getiren Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir; “Çanakkale içerisinde bir yer arayışına girdik, bize yer verilemedi. Halbuki o kadar çok altın yerimiz var ki bizim. Ben Çanakkale'nin yerlisiyim. Yani adım adım biliyorum nerelerde nelerin olduğunu. Ama öyle kaderine terk edilmiş, maalesef ne devlet kanalıyla, ne belediye kanalıyla bize hiç yardım edilmiyor. Çünkü biz sanatçıların herhangi bir siyasi görüşü yoktur. Olan da yansıtmak istemez kesinlikle. Biz sadece toplumun bir ihtiyacını yerine getirmek için bu oluşumu kurduk. Ve daha sonra birçok araştırmalardan sonra biz Truva yöresinde, o tarihi bölgede Çıplak Muhtarı ile bir görüşme yaptık ve bize bir yer vereceğini söyledi. Fakat daha sonra devlet arazilerini bulduk. Ve sağolsunlar birkaç devlet mekanizmasından da yardım alarak bir arazi oluşturmaya çalıştık. Ama o arada bu süreç girince bunu daha küçük bir şekilde oluşturmak istedik. Ve Erenköy'de onu yakaladık. Erenköy, İntepe'nin muhtarıyla çok güzel görüşmeler yaptık. Oradaki amaç sanatımızı yaparken, o yöreyi kalkındırmak, o Truva yöresinde turistik bölgeyi değerlendirerek şehrimizde ve ülkemizde canlılık yaratmaktı. Bunun için zaman zaman festivaller yapmak, değişik etkinliklerle bunu pekiştirmekti” diye konuştu.
“Çalışmalarımıza başladık”
Dernek Başkanı Demir sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Şuanda cam ve çini atölyesi kurduk biz. Erenköy'de Taş İlkokulunda çalışmaya başladık. Pandemi falan demedik ve çalışmalarımıza başladık. Çok sıkı tedbirlerle çalıştık. Şuanda iki ayrı sınıfımız var. Birinde cam ve cam dekorlama, ikincisinde de çini üzerine çalışılıyor. Yaklaşık 30 a yakın öğrencimiz var iki sınıf ayrı. Ve yaş gruplarına ayırarak çalışmaya başladık. Aşağı yukarı üç aydır çalışmalarımız devam ediyor fakat çok büyük zorluklarla karşılaşıyoruz. Çanakkale yöremizde bir yığın zenginimiz var. Durumu iyi olanlar var. İnanın ki Yahudiler, buranın eski yerleşik halkıydı ve onlar olsaydı inanın bu işi ben daha çabuk ve kolay yapardım. Bizimkiler hiçbir şekilde buna yanaşmıyorlar. Bu şehirde bir şekilde birçok insana, gence dokunacak bir durum. Bunda çok küçük paralarla çok güzel şeyler yapılabilir. Ama maalesef çırpınıyoruz biz. İnanın ki belediyeden günlerden dolap almayı bekliyoruz. Bir dolabı almak bile problem oluyor bu şehirde. Fakat biz çalışmalarımıza devam ediyoruz tabi hiçbir şekilde ara vermiyoruz. Bazı kuruluşlar ilgi gösterdi sağolsun. Kepez Belediye Başkanımız sobalarımızı kurdurdu, odun ve kömürlerimizi Milli Eğitim Bakanı getirdi ve eğitim başladı.”
“Kadın kooperatifi kurduk”
Bir yandan çalışmalara devam ederken diğer yandan kadın kooperatifi kurduklarını anımsatan Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir; “Bu süreçler gerçekleşirken biz kooperatif kurduk derneğin bir küçük grubu olarak. Kadın kooperatifi kurduk ve devlet desteği aldık. Şuanda bekliyoruz makinalarımız, fırınlarımız gelecek. Yani biz küçük bir sanat köyünü gittik Erenköy'de oluşturmaya çalıştık. Tahminen üç ay içerisinde seramik girecek aramıza. Ahşap oymacılık da girecek. Böyle böyle biz çok güzel bir oluşum oluşturmaya çalışıyoruz. Ama yangın var diye de bağırıyoruz. Bize ne olur bir el uzatsalar. Gitmediğimiz insan, çalmadığımız kapı kalmıyor. Haftanın belirli günlerinde sadece sponsor arayışı içerisindeyiz. Çok büyük paralara da ihtiyacımız yok. Hemen üretime geçmemiz lazım. Şimdiden siparişlerimizi alıyoruz. İnşallah sanat köyünün küçük bir kısmını burada oluşturacağız. Çanakkale'de değil de biraz daha yakınlarda Erenköy'de oluşturacağız. Bu şekilde devam ediyor, çok ümitliyiz aslında ama gelecek ne getirir onu da bilemiyorum. Hala devam ediyor faaliyetlerimiz.” dedi.
“Hiçbir aktivite yapamadık, kendimizi tanıtamıyoruz”
Pandemi sürecinde, normal zamanlarda gerçekleştirdikleri projeleri gerçekleştiremediklerini, yine de ellerinden ne geliyorsa yapmaya çalıştıklarını belirten Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir; “Hiçbir aktivite yapamadık, kendimizi tanıtamıyoruz şuanda. Yani biz sergiler yapıyorduk, birçok sokak sergisi yapıyorduk, kapalı sergiler yapıyorduk. Yüzün üzerinde sanat kolu var şuanda. Ve inanın ki Türkiye'de belki bir ilk, dünyada da sayılıyız biz şuanda sanat köyü oluşturmada. Amerika'da bir tane var çok öncelerde kurulmuş olan, Fransa' da bir tane var bildiğim kadarıyla. Başka da yok. Böyle bir sanat üzerine kurulan bir topluluk yok. Ama bunun getirisini inanın bir görebilseler çok güzel olacak. Ben Kültür Bakanlığına kadar ulaştım, ulaşıyorum. Gerçekten merakla izleniyoruz, korkunç bir getirisi var, ülke ekonomisi düştü diyorlar yok öyle yok böyle e kardeşim üretim olmadan olmaz ki bu işler. Sanatta bir üretimdir, kültür de bir üretimdir yani. Ve insanlar bu üretimi yaparken moral değerlerini de yükseltir. O açıdan çok önemsiyoruz bunu. Sağlığımız el verdiği sürece de yapmaya çalışacağız.” şeklinde konuştu.
“Panayır niteliğinde festival yapmayı düşünüyoruz”
Pandemi sürecindeki en büyük sıkıntılarından bahseden Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir; “En büyük sıkıntımız kendimizi tanıtamamamız şuanda. Sergilerimizin, aktivitelerimizin engellenmesi.. Ama inşallah umut ediyorum bu sağlık sorununu çözer çözmez büyük bir panayır niteliğinde festival yapmayı düşünüyoruz. Şuanda Yunanistan ile görüşüyoruz. Orası eksi bir Rum köyü. Görüşüyoruz kendileriyle onlar bu etkinliğe katılmak istiyorlar hatta kalacak yerlerini bile kendilerine ayarlanmalarını, bizim misafirimiz olmayı kabul ediyorlar. Bu köy için bir harekettir, Çanakkale için bir harekettir. Pandemi sürecinin bitmesini bekliyoruz kısacası, bu süreç bizi çok etkiledi. Bir çok sanatçı arkadaşımız çok zor durumda kaldı. Ulaşabildiğimiz kadar ulaşmaya çalışıyoruz, çoğu kirasını ödeyemedi, açlık sınırına yaklaştılar. Çünkü ellerindeki hiçbir şeyi satamıyorlar, bu aktivitelerle satıyorlardı. Çarşılarda, pazarlarda bile bizim aramızda bu işi yapmaya çalışan Mimar Sinan mezunu arkadaşlarımız var. Bu ciddi boyutlarda etkiledi bizi.” ifadelerini kullandı.
“Eski bir Rum evini galeriye çevirdik”
Bütün bu olumsuzluklara rağmen faaliyetlerine devam ettiklerini, galeri kurduklarını söyleyen ve bu kötü süreci güzel bir şekilde atlatmaya çalıştıklarını dile getiren Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir; “Biz şuanda bir galeri oluşturduk. Eski bir Rum evini galeri biçimine getirdik. Yaptığımız ürünlerin bir çoğunu oraya koyup hemen katalog çalışması yapacağız. Biz bu kötü süreci bu şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Süreç bitiminde hemen çok güzel bir festival hazırlayacağız biz. Bu uluslararası düzeyde olacak, sadece Türkiye'de değil. Çünkü buna birçok sanatçı gerçekten aç bu konuma. Bu pandemi sürecinde daha da arttı. Bir yığın sanatçı gelip orada performans sergileyecek. Tabi onu görmek için de birçok şehrimizden insanlar da gelecek. Hem yurt içi hem yurt dışı bir festival olacak. Bulunduğumuz yörede yani köyde, köy insanlarımızla beraber onların ürünlerini de tanıtma yoluna gidiyoruz şuanda. Cam şişeleri dekor edip bunların içerisine zeytinyağı, zeytin, onların ürettiği salçalar gibi gıda ürünleri koyacağız. Onlarla ilgili bir çalışmamız da var ciddi boyutlarda devam eden. Hem o yöreyi hem turizmi hem sanatı hem genç işsizlerimize bir iş imkanı sunmaya çalışıyoruz. Hatta bizim şuanda İŞKUR'la da bir projemiz var yürütülen. 14 kişilik çini sınıfını oluşturduk. Orada genç arkadaşlarımıza çini sanatını gösterip, öğretip bir süre sonra da bizim ihtiyacımız halinde onları işe almayı düşünüyoruz. O kadroyu da hazırlıyoruz bir taraftan. Biz şuanda çok yoğun çalışıyoruz. Ortada bir şey yok ama hazırlık sürecindeyiz. Bunu artı değere dönüştüremediğimiz için sıkıntı orada. Ama tabiki bu sürecin geçmesi ile beraber bizim hemen aktivasyonlarımız başlayacaktır” diye konuştu.
“Destek göremiyoruz”
Derneklerini iyi bir şekilde ifade etmeye çalıştıklarını fakat gerekli merciilerden destek göremediklerinden söz eden Çanakkale Sanat Köyü Oluşturma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ayşegül Demir şu şekilde konuştu; “Biz derneğimizi gerçekten iyi ifade etmeye çalışıyoruz. Şuanda bir internet sitemiz var bu konuda tanıtımlarımızı yapıyoruz dönem dönem. Sosyal medya aracılığı ile bütün elemanlarımızı ulaşıp onların sıkıntılarını, ne yapmamız gerektiğini değişik projelerle hazırlamaya çalışıyoruz. Ama bizim en büyük sıkıntımız bu türlü şeyleri gerek belediyelerin, Çanakkale Belediyesinin, veya diğer buradaki zengin insanların bizim tanıtımımızdan hiçbir şey anlamamaları bizi üzüyor. Bizim en büyük sıkıntımız bu.”
Sedef Cansu Karakuş
Yorumlar
Yorum Yaz