Kalaninsesi Gazetesi Web TV’de yayınlanan, Bülent Büberci’nin hazırlayıp sunduğu Dobra Dobra programı’na Sivil Toplum ve İlişkiler Çanakkale İl Müdürlüğünden emekli İbrahim Yerli konuk oldu. Dernek ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile ilgili bilinmeyenleri aktaran Yerli, dernek nasıl kurulur, nasıl üye olunur, nasıl genel kurul yapılır, nasıl üyelikten çıkarılır ve dernek nasıl kapatılır gibi soruları yanıtladı. Konuşmasına; “Geçtiğimiz hafta yaptığımız programdan sonra yoğun bir geri dönüş oldu. Belki de sivil toplum örgütlerinin böyle bir şeye ihtiyacı vardı. Biz de bilgi ve becerilerimizi onlara aktarmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle başlayan Yerli, programın gerçekleşmesinde emeği geçen Kaleninsesi Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlker Ülker, program sunucusu Bülent Büberci ve gazete personeline teşekkür etti. Yerli; “Kaleninsesi Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sayın İlker Ülker’e ve Kaleninsesi ailesine teşekkür ediyorum. Çünkü bu program sonucunda STK temsilcilerinin çok yoğun geri dönüşünü aldık. Herkes, geri dönüşlerinin sonunda teşekkür ediyor. İnşallah biz de mevzuat konusunda en ayrıntılı bilgiler aktaracağız” dedi.
“En az 7 kişi dernek kurabilir”
Sivil Toplum ve İlişkiler Çanakkale İl Müdürlüğünden emekli İbrahim Yerli; “Derneklerimizi kurmak için bireysel olarak 7 kişi bir araya gelir. Tüzel kişiler de dernek kurabilir, 7 kişi de bir araya gelerek dernek kurabilir. Tabi burada dernek kurarken belgeler gerekiyor. Eskiden ikametgah, sabıka kaydı, nüfus cüzdanı gibi evraklar isteniyordu, yeni mevzuata göte artık basitleştirildi. 7 kişinin imzalayacağı dernek kuruluş bildirimi dediğimiz form var, ikincisi adres belgesi, tebligatı almaya yetkili üç kişinin ismi ve en önemlisi, tüzük olması gerekiyor. Bu kuruluş, evraklarını doldurduktan, hazırlığını yaptıktan sonra Valiliğe müracaat edildiği anda dernek resmen kurulmuş oluyor. Diğer aşaması da bu evrakları ilgili birim inceliyor, burada en önemlisi tüzüktür, tüzüğün hazırlanıp hazırlanmadığı irdeleniyor, tüzük tasdiklendikten sonra dernek faaliyetlerini yapabilmekte” ifadelerini kullandı.
“Derneğin tüzüğü çok önemlidir”
“Her vatandaşımız 7 kişi bir araya geldikten sonra evraklarını hazırladıktan sonra mülki idare amirliğine müracaat ettikten sonra dernek resmen kurulmuş oluyor” diyen Yerli; “Bu evrakların içerisinde en önemli olan tüzüktür. Tüzük, devlet ve dernek kurucuları arasında bir sözleşme gibi kabul edilir. Tüzükte olmazsa olmaz maddelerimiz vardır. Eğer bu maddeler olmazsa tüzük eksiktir, ilgili birim inceleme yapar, eksiklik ya da yanlışlık varsa derneğe iade eder. Kurucular da bunu 30 gün içerisinde düzeltip, tekrar mülki idare amirliğine teslim eder ve tasdiklenmiş olur. Tüzüğün olmazsa olmaz maddeleri; derneğin adı. Derneğin adı çok önemlidir, çünkü derneğin hangi alanda, neler yapmak istediği burada ortaya çıkar. Bir de bir dernek daha önceden isim almış sonra kapanmış bir derneğin ismini tekrar alamaz. Çanakkale’de yaklaşık 5 bine yakın yapanmış ya da faaliyette bulunan derneğimiz var. Tüzüğün ilk maddesi isimde bir sıkıntı yoksa, ikinci olarak dernek faaliyeti yazılmalıdır. Bunun yanında derneğimizin merkezi, derneğin merkezinin nerede olduğunun bildirilmesi gerekiyor. Çanakkale’nin Çan ilçesinde bulunan bir dernek merkezi idari amirliği sınırlarında faaliyette bulunabiliyor. Fakat faaliyette bulunmak istiyorsa tüzükte yine bunu belirtmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Dernek üç şekilde genel kurul yapabilir”
Yerli sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Derneklerimiz üç şekilde genel kurul yapabiliyor. Birincisi, tüzüğünde belirttiği olağan genel kurul. Olağan genel kurul üç yılda bir ocak ayında yapılması gerekiyor. Bir de yönetim kurulu herhangi bir istekte bulunduğu zaman, bu da olağan üstü genel kurul oluyor. Bir diğeri de çağrısız, toplantısız olağan genel kurul var. Bu da üyelerin tamamının imzasını toplayarak gerçekleşiyor. Bir taşınmaz mal alınmak isteniyor, ya da birisi derneğinize hibe edecektir, bunu alabilmeniz için taşınmaz mal alma ve satma yetkisi almanız gerekiyor. onun için tüzüğü dernek kuruluşunda hazırlamamanız için ilerisini düşünerek, ufku açık maddeler koymak gerekiyor.”
“Kimse zorla üye olamaz, zorla üyelikten çıkarılamaz”
Derneklerin, üye olmak isteyen kişinin dilekçesine 30 gün içerisinde cevap vermek zorunda olduğunu dile getiren Yerli; “Bir dernek kuruldu ve dilekçeyle, gerekli şartları kabul ederek, herkes derneğe müracaat edebilir. Dernek, üye olmak isteyen kişinin dilekçesine 30 gün içerisinde cevap vermek zorundadır. Türk medeni kanununa göre, gerekli şartları yerine getirse de kimse bir derneğe zorla üye olamaz. Ama üye olmuş kişinin keyfi üyelikten çıkarılması mümkün değildir. Tüzükte üyenin üyelikten çıkarılması için maddelerin olması gerekiyor. Birincisi, üyenin tüzüğe aykırı hareket etmesi, toplantılara katılmaması ve üye aidatlarını ödememesi koşulları hasıl olduğu zaman burada tebligat kanunu devreye giriyor. Üye, dilekçe verdiği zaman üyelikten çok kolay bir şekilde çıkabiliyor. Üye tüzüğe aykırı hareket etti, yönetim kurulu da bunu kişiye tebliğ etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Dernekler, 2019 ve 2020 beyannamelerini 1 Mart’a kadar verebilir”
“Bir dernek ilk 6 ay içerisinde genel kurulunu yapması gerekiyor” diyen Yerli; “Pandemi sürecindeyiz ve yaklaşık 1 yıldır derneklerimiz genel kurullarını yapamıyor. Fakat bir esneklik getirilmiştir ve o da şu dur; spor kulüplerine yönelik olan derneklerimiz bundan istisnaidir. Bunların hukuki olarak genel kurullarının yapılması gerektiği için sezon başlamasından dolayı, spor kulüplerinin bakanlıktan izin almak suretiyle genel kurullarını yapabilirler. Çanakkale’de kurduğumuz 1966 Çanakkalespor Kulübü’nün yazışmalarında, valiliğe yazımızı yazdık, o yazı Ankara’ya gitti, Ankara’dan genel kurulun yapılabileceği kararı verildi. Daha sonra hijyene önem göstererek, belli kurallar çerçevesinde genel kurullarınızı yapabiliyorsunuz. Birçok derneğimiz, 2019 yılı ve 2020 yılı beyannamelerini vermediler. Beyannamelerin verilme süresi de, 1 Mart tarihine kadar ertelenmiş ve uzatılmış durumdadır. Beyannamelerini vermeyen dernekler, 2019 ve 2020 beyannamelerini 1 Mart’a kadar verebilir” şeklinde konuştu.
“Karar defteri çok önemli”
Karar defterinin önemine değinen Yerli; “Banka yoluyla da gelir elde ediliyor. Sizin faaliyetlerinizi beğenen kişiler üye olmak zorunda değil. Beğeniyorsa İstanbul’dan da bunu işlemesi gerekiyor. Bunu dernek yetkililerin işlemesi gerekiyor. Bizim burada çok önemsediğimiz hususlardan biri karar defteri. Mali konularla ilgili karar defteri çok önemli. Harcama yapacağımız her şey için kararımız olacak. Yönetim kurulunun kararı olacak. 5 kişilik bir yönetim kurulundan en az 3 kişinin imzalaması gerekiyor. Yarıdan bir fazla imza varsa karar geçerlidir. Dernek hesabımda para var. Yönetim kurulunun belirlediği miktar kadar parayı, acil durumlarda harcamak için kasada tutabiliyor. Bu para karar alınmadan harcandığı zaman hukuken bir sıkıntı oluyor. Çünkü oradaki üye kişiler ki Çanakkale’de biliyorsunuz bine yakın üyesi olan dernekler var. Buradaki üyeler yönetim kuruluna emaneten bu görevleri vermişler. Yönetim kurulu emanetçidir. Bu işleri sana veriyorum, benim adıma bu derneği yürüt, faaliyetleri yap, harcamanı yap, gelirini elde et diyor” dedi.
“500 tane makbuz keseceğiz ne yapmalıyız?”
Yerli sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Derneklerin hep sorduğu bir soru var. Bizim 500 üyemiz var. Her ay üye aidatı alıyoruz. Her ay 500 tane makbuz keseceğiz. Burada Devletimiz, kanun koyucularımız derneklerin yanında olmuş. Maddi anlamda bu israfta. Biz 500 tane üye aidatını aldıysak, oraya 500 üyemiz olan kişinin üye aidatı olarak makbuzu keselim, derneğin merkezinde ilan panosuna herkesin görebileceği şekilde asarak da bunu kullanabiliriz. Mevzuatta var. Bu bir kolaylık. Matbaaya parayla basılıyor. Hem tasarruf, senin faaliyetler”
“Aidat mutlaka olmalı”
Aidat konusuna da değinen Yerli; “Devlet 5253 Dernekler Kanununu çıkartırken, gazeteye ilan verme, her yıl denetleme, her yıl genel kurul bunu kaldırmasının nedeni hem devletler üzerindeki maddi külfeti kaldırma hem de yorucu iş ve işlemlerden kırtasiyecilikten derneği kurtarmak. En yüksek de en düşükte de sınır yok. Ama 1 kuruş da olabilir 3 bin lira da olabilir. Bu derneğin ne amaçla kurulduğu ile ilişkili. İş adamlarımızın kurduğu dernekler var. Bunlarda üye aidatlarında 500 lira bazılarında 5 bin. Neden? Burada faaliyetler farklı. Eğitimle ilgili kurulan dernekler var. Hayri dernekler var. Biz yeni kurulacak derneklere şunu öneriyoruz. Tüzüklerini bana gönderiyorlar, yardımcı olmak için inceliyorum. Biz yerelde faaliyetlere, iş adamları gibi dernekler değilse hayri konularda iş yapacaklarsa üye aidatı sembolik olsun. Üye aidatını almak zorundasınız. Üye aidatını veremeyen arkadaşların üyelikten çıkartılması gerekiyor. O zaman da derneği yürütecek kimse kalmıyor. Yıllık 1 lira mesela. Tüzükte mutlak suretle gelir gider yazılmalı. Bunun yanında yetki belgesi hazırlanmalı. Yönetim kurulu dışında bir kişiye makbuz kesme yetkisi verilmeli. Dernek yöneticilerinin en çok üzerinde durdukları sıkıntı yaşadıkları bir husus var. Alındı belgesinde 3 husustan makbuz kesebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Dernek bağış da alabilir yardım da”
Yerli; “İlk olarak ilk giriş aidatı. Bir kerelik veriliyor. 2’inci olarak aylık ya da yıllık üye aidatı. 3 gönülden gelip bağışta bulunma. Bağış ve yardım hususu var burada. Dernek yöneticileri, 2860 sayılı yardım toplama kanunu diyoruz. Kendine has kanunu var. Yardım toplama ve bağış arasındaki farkları açacak olursak, bağış kişinin kendi iradesiyle kendi derneğinin faaliyetlerini beğenmesiyle bizzat dernek yönetim kuruluna, dernek merkezinde para vermesine bağış diyoruz. Dernek çıkıp toplama yapmıyor. Ama yardımın kanunu var. Kendine has bir olay bu. İzin alınması gerekiyor. Derneğin içindeki evraklarla birleştirilmeyen, karıştırılmayan hatta dernek hesabın dahi ayrı olduğu bir durum. Dernek yöneticileri şunu bilmeli dernek alındı belgeleriyle bağış makbuzlarıyla 3 şekilde para alabiliyor. Kendi merkezinde alabiliyor. Cebine koyup esnaf esnaf gezmesi dahi yasak. Bazı dükkanlar da görürsünüz. Sadaka kutuları vardır. Bunlar bile suç aslında. Bunlardan ceza alanlar var. İzinliyse sıkıntı yok. Yardım toplama kanununa göre mülkü iradeden Sayın Valimizden ya da ilçedeyse kaymakamdan mutlak suretle evraklarını tamamlayıp izin alması gerekiyor” dedi.
“Sadece bağışı kabul eden yetki sahibinin imzası olmalı”
Yerli sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Alındı belgesinden konu açılınca, çok husus karşımıza çıkıyor çünkü çok hassas bir konu. Bizim alındı belgesi koçanlarımız 50 yapraktan oluşur. Toplam 100 yaprak vardır. 5 bağış alabiliriz ya da 50 üye aidatı kesebiliriz. Bir nüshası bağışta bulunana verilir bir nüshası koçanda kalır. Diyelim ki bir arkadaş geldi. Bir bağışta bulunmak istiyor. Biz bu koçanımızın altındaki karbon kısma asla kalem kullanmamamız gerekiyor. Üstündeki kağıda adını, ne kadar verildiğini yazıyoruz. Hatta verirse T.C numarasını, adresini yazabiliriz. Rakamsal ve harfle bağış miktarını yazmamız gerekiyor. En alına da bağılı kabul eden yönetim kurulu üyesi ya da dernek başkanının ismini yazıp imzalaması gerekiyor. Bağışı verenin imzasını almıyoruz. Sadece bağışı kabul eden yetki sahibinin imzası olmalı. Bunu koçan noktalı oluyor. Arkadaşlara tavsiyem, karbonlu kısmın net çıkıp çıkmadığına kopartmadan önce bakmalılar. Mutlak suretle kontrol edilerek verilmeli. Bağışta bulunan kişi onu kaybedebiliyor. Bir daha onu ibra etmek hukuki anlamda sıkıntı oluyor. Orada karbonlu kısım düzgün çıkmadıysa tekrar üzerinden geçerek yazmalı. Karbonlu kısma herhangi bir kalem kullanmaması gerekir. 2860 sayılı yardım toplama kanununa göre hukuki olarak izinsiz yardım toplamada böyle usulsüzlüklerde cezai üyeleri var. Kim bu işe gönüllü olduysa öncelikle kendisinin ve yönetim kurulundaki arkadaşların mevzuata göre iş ve işlemleri takip etsin ki hukuki bir sonuç olmasın.”
“Alındı evrakını en az 5 yıl saklamak zorundasınız”
Alındı evrakının en az 5 yıl saklanması gerektiğini dile getiren Yerli; “Alındı belgelerinde kaybetmelere çok rastlıyoruz. Alındı belgelerini kaybettiğimiz zaman ki defter boyutu da böyle, bunlar kıymetli evraklar. Dernek kapansa da mevzuatta da var bu durum. En az 5 yıl saklamak zorundasınız. Mali konuları en az 15 yıl saklamak zorundasın. Burada bir insan çalıştırmışsındır, bir iş yapmışsındır. Dava açıyorlar. Kanun koyucularımız, dernek ve yönetim kurulunun yararına mevzuat çıkartmış. Bu evraklardan biri ya da defter kayboldu, çalındı ya da yangın çıktı yandı. Yangın olduysa itfaiye tutanağı var, hırsızlık olduysa bununla ilgili tutanak var. Kaybolduysa tutanak tutması lazım. Seri sıra numarasını belirtmeli, hangi tarihte nerede mühürlettiğini belirtmeli. Yönetim kurulu kararı alınarak tesnif/tasnif edilmeli. Elindeki bu belgelerle savcılığa müracaat edip, savcılıktan zayi belgesi çıkartmaları gerekiyor. Bu zayi belgesi adliyeden çıktıktan sonra ilgili evrakları bir dilekçeyle Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne bildirmeli. Altında çok hukuki olay var. Müdürlük bunu aldıktan sonra 81 ilin mülkü idari amirliklerine yazı yazıyor. mülkü idari amirliklerine gelen bu evrakları da 81 ilin ilçelerine gönderiyorlar. Sebep ne? Falanca seri numaralı evrak kaybolmuştur. Bu bildirilmesi, ilan edilmesi gerekiyor. Çok usulsüzlükler olumsuzluklar yapıldığı için çok hassas bir konu. Bir evrağımız, defterimiz, makbuzumuz kaybolursa mutlak suretle kurumuyla dernekler irtibata geçmeli. Bu koçan onun üzerine zimmetli verilmiştir. Matbaa bunu bastıktan sonra dernek yönetim kurulu başkanı o koçanların seri numaralarına bakarak alıyor. Matbaa bunu zimmetle dernek başkanına teslim ediyor. Matbaa bunu bir evrakımız var kuruma bildiriyor. İlçedeyse kaymakama, ildeyse valiliğe sivil toplum müdürlüğüne bildiriyor. Bugün gittiğiniz zaman hangi dernek ne kadar koçan kullanmış seri sıra numaraları nedir? Bunların hepsi kurumdaki dosyasında kayıtlıdır” dedi.
“Koçanda kalan makbuza üyelerin isimleri olan kağıdı zımbaladığı zaman tasarruf oluyor”
Yerli; “Az evvel söylemiştik. Mevzuata uygun olarak dernek tasarruf etmeli. Makbuzun altına bir liste koyuyor. Koçanda kalan makbuza üyelerin isimleri olan kağıdı zımbaladığı zaman bu tasarruf olmuş oluyor. Üye sayısı kadar koçan kesileceğine 1 tane makbuz kesilmiş oluyor. Derneğin merkezinde bulunan ilan panosuna astığınız zaman sorun kalmıyor. Bunlar önemli konu. Defterleri, kitapları saklamasak da olur konusu olmaması lazım. Spor alanında da oluyor. Geçmişte spor kulüplerinde yöneticilik yapanlar profesyonel ligde mesela tabi o zamanlar şirketleşmeler filan yoktu. Emekli olmak isteyen bir futbolcu kulübü mahkemeye veriyor. Kulüp ceza yiyor. Dernek statüsünde olduğu içinde o dönemin başkan ve yönetim kurulu üyelerine cezalar yazılıyor. X derneğine ceza yazıldı. Burada yöneticilerin sorumlulukları yine var değil mi? Yöneticiler tarafından mı ödeniyor? Örnek veriyorum elektrik faturası var. Kim ödeyecek dernek başkanı. Dernek başkanı faturanın son ödeme tarihini geçirdiği zaman, faizi var. Faiz oranını dahi kendi cebinden ödemesi lazım. Derneğin hesabından ödeyemez. Çünkü orada kendisi söz vermiş. Bu görevi aldıysam derneği asla suiistimal etmeyeceğim ve zarara uğratmayacağım demiş” diye konuştu.
“Türkiye’nin dört bir yanından çok güzel dönüşler aldım”
“Bugün derneğe bir ceza kesildiği zaman 30 gün süre veriyor devlet. 30 gün içerisinde yaptığın değişikliği bildir” diyen Yerli; “Beyannameni bildir. Bu ceza yönetim kurulunun başkanına kesiliyor. Bu cezaları derneğin hesabından ödemesi kanunen suç. Dernek canlı bir varlık da değil. Senin ve yönetim kurulu üyeleri sayesinde canlı hale geliyor. Hatayı yapan yönetim kurulu üyesidir. Kanunlarda derneklerle ilgili hususlar var. Bu konuda hassas davranılması lazım. Türkiye’nin dört bir yanından çok güzel dönüşler aldım burada yaptığımız programlar için. Bizim amacımız Sivil Toplumla İlişkiler Mevzuatına göre STK yöneticilerine yol göstermek. Dernekler de salgın sürecinde faaliyetlerini gösteremiyor, bu program aracılığıyla bildiklerimizi paylaşmak ve yeni gelen maddeleri işlemek. Kaleninsesi ailesi de bize bu imkanı tanıdı” şeklinde konuştu.
Bülent Büberci
Yorumlar
Yorum Yaz