Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay; “Değişken jeopolitik risklerin etkisi altında karmaşık günlerden geçiyoruz. Küresel ekonomide, gelişmekte olan ülkeler kaynaklı bir yavaşlama var.Avro bölgesinde işsizlik yüzde 8.1 ile 2008 küresel krizinden bu yana en düşük seviyeye geriledi ama Avrupa Birliği, bütçesi kabul görmeyen İtalya’nın borçları başta olmak üzere Brexit ve büyümenin sürdürülebilirliği sorunlarıyla yüzleşmeye devam ediyor. Ülkemiz ekonomisine gelince, En kötünün geride kaldığına dair bir algı yavaş yavaş kabul görmeye başlıyor. Amerika ile normalleşme işaretleri ve resmen başlayan İran ambargosundan muaf tutulmamız, bu algının güçlenmesine destek oluyor. Alınan sıkılaştırıcı önlemler, bozulmayı frenlemiş görünüyor. Ancak enflasyonda, talepteki düşüşe karşın beklentilerin üzerindeki artışın Ekim ayında da devam etmesi, kur geçişkenliğinin ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın beklentilerden de yüksek olduğunu ortaya koyuyor.Tüketici güven endeksinin küresel krizden bu yana en düşük düzeye gerilemesi, bizim açımızdan iyileşme sağlanması gereken alanların başında geliyor.Kur atağıyla birlikte bozulan göstergelere karşın, ilk toparlanma işaretlerini dış ticaret dengesinde görüyoruz.” dedi.
“ÇANAKKALE TİCARET VE SANAYİ ODASI OLARAK BUGÜN 7200 ÜYEMİZ İLE TEK SES TEK YÜREK OLARAK SORUNLARIMIZIN TAKİPÇİSİ VE AYNI ZAMANDA ÇÖZÜMÜ İÇİN EN BÜYÜK DESTEKÇİNİZ OLARAK ÇALIŞIYORUZ. SİYASET DEĞİL, LOBİCİLİK YAPIYORUZ”
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu adına Kasım ayı olağan Meclis konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu; “Öncelikle, sancılı bir süreçten geçerken, iş aş veren, kendinden önce İlimiz ve Ülke ekonomisini ayakta tutmak için çalışan, elini değil gövdesini taşın altına koyan tüm üyelerimizi tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Ekonomik sorunlarımızın ağırlaştığı bu zor dönemde, iş dünyasının ayakta sağlam durabilmesi adına Hükümetimizin destekleri ve teşvikleri arttırma çalışmaları, enflasyonla mücadele tedbirlerine rağmen bankaların ısrarla sürdürmeye devam ettiği keyfi uygulamalara seyirci kalamayız, diyerek Odamızda bir masa oluşturduk. Günü gelmeyen kredilerin geri çağırılması, inşaat üretim endeksi % 33 iken ekspertizlere yansıtılmaması, gayrimenkullerin değerinin altında işleme alınması, DASK ve diğer sigortaların kendi bankaları tarafından yapılması konusunda dayatmada bulunulması, borcunun çok üzerinde teminatı olmasına rağmen teminatın çözülmemesi, keyfi uygulama ve ayrımcılık yapılması gibi uygulamalar, banka ile müşterisi arasında gizli tutulması gereken görüşmelerin üçüncü şahıslarla paylaşılarak dedikodulara fırsat verilmesi, yaşanan ekonomik daralmayı kat be kat körüklemiş adeta çarpan etkisi yapmıştır. Masa kurulması ve diğer açıklamalarımız üzerine kısmen de olsa bir iyileşme ve düzelmeyi gözlemledik. Hep birlikte ses verirsek daha da güçlü mücadele edeceğimize inanıyorum.İş dünyası olarak hep istikrar diyoruz. Herkes istediği gibi ister siyasi taraftan anlar, ister hizmet yönünden anlar. Biz siyaset üstü kurumlarız ve şunu biliriz ki istikrar ve güven ortamı sağlanmadığı zaman, devamlılık olmadığı zaman ekonomimiz belirsizlik ortamına sürüklenir. Bunun da faturası en çok bize çıkar ve bu durumu tercih etmeyiz. Biz yıllardır özellikle hava ulaşımında istikrar sağlanması için konuşuyoruz. Her türlü desteği de verdik. Havalimanımız var, pist uzadı, her türlü müsait ama İstanbul uçuşları yine kaldırıldı. Muhakkak, gerekirse bir alternatif çözüm üretilmeli ve Çanakkale İstanbul uçuşları devam etmelidir. Çanakkale ulaşılabilir bir kent olmalıdır.
Güney Marmara Kalkınma Ajansı 2009 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmasına karar verilen ve Balıkesir- Çanakkale İllerinin yerel ve bölgesel potansiyelini ortaya çıkararak en iyi şekilde planlamayı, ekonomik ve sosyal göstergelerimizin iyileştirilmesini, özetle İlimizin ve Ülkemizin ekonomik kalkınmasına genel refah ve istikrarına olumlu katkılar sunmayı amaçlayan bir Ajans. 9 yıl olmuş kurulalı, bu kısaca saydığım hedeflere sizce ne kadar ulaştı? Kamu kurumların bilgisayarlarının yenilenmesi dışında 2018 Troya Yılı vesilesiyle yurtiçi ve yurt dışı fuarlara katılım konusunda sponsor oldu. Ancak önümüzdeki dönemde üretim ve sanayiye de somut ve etkin destekler verilmesini istiyoruz. Yerine ve hedefine ulaşan destekler de oldu tabii ki ama bize göre yeterli değil.
Türkiye’de toplam 26 adet Kalkınma Ajansı var. GMKA’dadahil olmak üzere 15 Kalkınma Ajansı, en son 2015 yılında açıkladıkları 2015Yılı İktisadi Kalkınma Mali Destek Programı’nın ardından ta ki 2018 Eylül ayına kadar olan sürede KOBİ’lere yönelik herhangi bir mali destek açıklamadılar. Biz bunu Mayıs ayında TOBB’a da bildirdik ve bu durumun desteklenen bölgelerle diğer bölgelerin arasında kalkınmışlık seviyelerinde ciddi bir haksız rekabet ortamı yarattığını vurguladık.
2018 Eylül ayında açıklanan destek başlıkları da;
Öncelik 1: Ar-Ge, yenilikçilik ve tasarım alanında teknik bilgi kapasitesi artırmaya yönelik faaliyetler
Öncelik 2: Turizm alanında kapasite ve hizmet kalitesini geliştirmeye yönelik faaliyetler
Öncelik 3: Mesleki eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik faaliyetler
Öncelik 4: Kurum/kuruluşların hizmet kapasitesinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler.
Çok güzel. Ama üretim nerede? Sanayi nerede? Önceliklerde niye yer almıyor? Güney Marmara Kalkınma Ajansı kuruluş amacına, misyonuna uygun çalışmalı, öncelikleri misyonuna göre belirlenmelidir.”dedi. CEMİL SERDEN
Yorumlar
Yorum Yaz