Sarıçay’ın çökertme havuzları ve ağzına da mendirek yapılması gerektiğini ifade eden Gökhan; ’Sarıçay ile ilgili, dün balıkçıların oradaydık. Derenin en büyük sorunu yukarıdan gelen millerin çökmesi ve çayın içerisini doldurmasıdır. Biz onu bir kere temizledik. Yaya köprüsüne kadar makineyle temizledik, sonra da Troia köprüsünden itibaren sazlar vardı, onları sallama kepçeyle temizledik ama bu geçici çözümdür. O çayın sağlıklı olabilmesi için başına yani baraj çıkışından sonra herhangi bir alana çökertme havuzları yapmamız lazım.’’dedi.
Ülgür Gökhan; ‘’Sarıçay ile ilgili, dün balıkçıların oradaydık. Derenin en büyük sorunu yukarıdan gelen millerin çökmesi ve çayın içerisini doldurmasıdır. Biz onu bir kere temizledik. Yaya köprüsüne kadar makineyle temizledik, sonra da Troia köprüsünden itibaren sazlar vardı, onları sallama kepçeyle temizledik ama bu geçici çözümdür. O çayın sağlıklı olabilmesi için başına yani baraj çıkışından sonra herhangi bir alana çökertme havuzları yapmamız lazım.
Gelen su önce çökertme havuzunun üzerinden geçip aşağıya milini bırakacak, hatta bir kademe daha yapılacak ondan sonra geçecek. Böylelikle mili taşımadığı için dolayısıyla burada bir yere mil birikmesi olmayacak. 2; çayın ağzına da iki tane boğaza doğru diklemesine mendirek konulması gerekiyor ki lodos ve poyraz denizden getirdiklerini içeriye yaslamasın. Bu proje hazır, Ulaştırma Bakanlığı’ndan izin bekliyoruz. Çünkü çayın ağzından sonrası Ulaştırma Bakanlığı’na aittir. Çayın içerisi Devlet Su İşleri’ne ait. Şimdi çayın içerisini temizliyoruz ama bunların hepsi geçicidir. Onun dışında bunlar olduktan sonra çay köprüsünden bu tarafa olan alanında ıslah edilmesi gerekiyor. Çay ıslahlarında Devlet Su İşleri uzmandır.
Bunları yıllarca söyledik, ‘gelin yapın, sonra biz diğer yanlarını yapalım’ dedik. Yapılan yerleri düzenledik, bazı yerlerde park alanları oldu, Pazar yeri var, otoparklar var, karşı da yine balıkçılar var. Özellikle İnönü Köprüsü’nden beri tarafa doğru otoparklar falan var, oraların ıslah edilmesi gerekiyor. Çünkü orada güzel evler var, onların önleri kültür merkezi gibi oluyor. Onun dışında ileriye doğru peyzaj düzenlemesi olacak. Çünkü bütün bu alan tamamı çayın taşkın alanıdır. Buraya yapı yapamıyorsunuz yani bir bina yapma şansınız yok. Oraya çay bahçesinin sandalyesini koyabilirsiniz ama ocağını, binasını koyamazsınız. Devlet Su İşleri bizi sürekli ikaz ediyor, otoparklar bile aslında uygun değil ama çaresizlikten orada duruyor.’’ Caner Küpeli
Yorumlar
Yorum Yaz